Toplumsal Eşitsizlik ve Sosyal Yardımlar: Bingöl İlinde Sosyal Yardım Alan Dezavantajlı Ailelerin Sosyolojik Açıdan İncelenmesi
Özet
ÖZET:
Bu araştırmanın amacı, Bingöl ilinde Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) ile Evde Bakım
Yardımından yararlanan dezavantajlı hanelerin sosyal yardım deneyimlerini sosyolojik açıdan
incelemektir. Araştırmada, toplumsal eşitsizliğin yerel ve hane düzeyinde nasıl deneyimlendiği;
sosyal yardımların hane geçimi, bakım ilişkileri, toplumsal cinsiyet rolleri, güçlenme, iyi oluş,
bağımlılık ve gelecek beklentileri içindeki yeri ele alınmıştır.
Araştırma, yorumlayıcı nitel araştırma yaklaşımı çerçevesinde yürütülmüş ve veri toplama tekniği
olarak yarı yapılandırılmış görüşme kullanılmıştır. Çalışma grubunu Bingöl ilinde yaşayan ve
sosyal yardım hizmetlerinden yararlanan toplam 55 katılımcı oluşturmuştur. Katılımcıların 30’u
SED’den, 25’i ise Evde Bakım Yardımından yararlanmaktadır. Görüşmelerden elde edilen veriler
MAXQDA 2026.3.0 nitel veri analizi programına aktarılmış ve nitel içerik analizi yoluyla
çözümlenmiştir. Analiz sonucunda bulgular; yapısal eşitsizlik ve sosyoekonomik kırılganlık,
toplumsal cinsiyet ve bakım rejimi, sosyal yardımların gündelik yaşam ekonomisi, güçlenme
deneyimi ve iyi oluş ile sosyal yardımların değerlendirilme biçimi olmak üzere beş ana tema
altında yapılandırılmıştır.
Araştırma bulguları, sosyal yardımların dezavantajlı haneler açısından gündelik yaşamın
sürdürülebilmesinde önemli bir destek oluşturduğunu göstermektedir. SED ve Evde Bakım
Yardımı; gıda, kira, fatura, eğitim, sağlık ve bakım giderlerinin karşılanmasına katkı sağlamakta
ve hanelerin yaşadığı ekonomik baskıyı kısmen hafifletmektedir. Bununla birlikte işsizlik,
düzensiz gelir, bakım yükü, barınma sorunları ve mekânsal eşitsizlikler devam ettiği için bu
desteklerin yapısal eşitsizlikleri tek başına ortadan kaldırmadığı görülmüştür. Bakım
sorumluluğunun büyük ölçüde kadınlar üzerinde yoğunlaşması, kadınların çalışma hayatına
katılımını ve ekonomik bağımsızlık imkânlarını sınırlandırmaktadır. Sosyal yardımlar bazı
katılımcılar açısından ekonomik ve duygusal bir güvence sağlayarak kısmi bir güçlenme
yaratırken, yapısal koşulların devam etmesi bu güçlenmenin sınırlarını belirlemektedir.
Yardımların sürekliliğine duyulan ihtiyaç ise bireysel bir tercih veya yardıma alışma durumundan
çok; yoksulluk, işsizlik, hastalık ve bakım sorumluluğu gibi yapısal koşullarla ilişkili olarak
ortaya çıkmaktadır.
Sonuç olarak sosyal yardımlar, dezavantajlı hanelerin yoksulluğun ağır sonuçlarıyla baş
etmelerinde önemli bir işlev görmekte; ancak toplumsal eşitsizlikleri üreten yapısal koşulları tek
başına dönüştürmekte sınırlı kalmaktadır. Bu nedenle sosyal yardımların daha dönüştürücü bir
işlev kazanabilmesi için nakdi desteklerin istihdam, çocuk ve bakım hizmetleri, eğitim,
psikososyal destek ve yerel sosyal politika uygulamalarıyla birlikte yürütülmesi gerektiği
sonucuna ulaşılmıştır. ABSTRACT:
This study aims to examine, from a sociological perspective, the social assistance experiences
of disadvantaged households benefiting from Social and Economic Support (SED) and Home
Care Allowance in Bingöl Province. The study focuses on how social inequality is
experienced at the local and household levels and examines the role of social assistance in
household subsistence, care relations, gender roles, empowerment, well-being, dependency,
and future expectations.
The study was conducted within the framework of an interpretive qualitative research
approach, and semi-structured interviews were used as the data collection technique. The
study group consisted of 55 participants living in Bingöl and benefiting from social assistance
services. Of these participants, 30 received SED and 25 benefited from Home Care
Allowance. The data obtained from the interviews were transferred to MAXQDA 2026.3.0
qualitative data analysis software and analyzed through qualitative content analysis. As a
result of the analysis, the findings were organized under five main themes: structural
inequality and socioeconomic vulnerability, gender and the care regime, the everyday
economy of social assistance, experiences of empowerment and well-being, and perceptions
of social assistance.
The findings indicate that social assistance constitutes an important source of support for
disadvantaged households in sustaining everyday life. SED and Home Care Allowance
contribute to meeting expenses related to food, rent, utilities, education, health, and care,
while partially alleviating the economic pressures experienced by households. However,
since unemployment, irregular income, care burdens, housing problems, and spatial
inequalities persist, these forms of support do not eliminate structural inequalities on their
own. The concentration of care responsibilities largely on women restricts their participation
in employment and limits their opportunities for economic independence. While social
assistance provides economic and emotional security for some participants and contributes
to partial empowerment, the persistence of structural constraints limits the extent of this
empowerment. The need for continuity in social assistance emerges not as a matter of
individual preference or habituation to assistance, but in relation to structural conditions such
as poverty, unemployment, illness, and care responsibilities.
In conclusion, social assistance plays an important role in helping disadvantaged households
cope with the severe consequences of poverty; however, its capacity to transform the
structural conditions that produce social inequality remains limited. Therefore, for social
assistance to acquire a more transformative function, cash transfers should be integrated with
employment opportunities, childcare and care services, educational support, psychosocial
support, and locally responsive social policy measures.
Koleksiyonlar
- Sosyoloji [38]
DSpace@BİNGÖL by Bingöl University Institutional Repository is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivs 4.0 Unported License..













