<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rdf:RDF xmlns="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<channel rdf:about="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/1357">
<title>Fen Bilimleri Enstitüsü</title>
<link>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/1357</link>
<description>Institute of Sciences</description>
<items>
<rdf:Seq>
<rdf:li rdf:resource="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6367"/>
<rdf:li rdf:resource="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6365"/>
<rdf:li rdf:resource="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6364"/>
<rdf:li rdf:resource="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6363"/>
</rdf:Seq>
</items>
<dc:date>2026-09-24T11:55:07Z</dc:date>
</channel>
<item rdf:about="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6367">
<title>Bingöl İli Arıcılık İşletmelerinde Koloni Başına Bal Verimini Etkileyen Faktörlerin Belirlenmesi</title>
<link>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6367</link>
<description>Bingöl İli Arıcılık İşletmelerinde Koloni Başına Bal Verimini Etkileyen Faktörlerin Belirlenmesi
TOPLUK, Osman
ÖZET:&#13;
Bu çalışma, Bingöl’deki arıcılık faaliyetinin genel durumunun, arıcıların karşılaştıkları&#13;
sorunlarının belirlenmesi ve bu sorunlar için çözüm önerilerinin sunulması amacıyla&#13;
yürütülmüştür. Çalışmanın bir diğer amacı ise; Bingöl ili arıcılık işletmelerinde kovan&#13;
başına bal verimini etkileyen faktörlerin regresyon analizi ile belirlenmesidir.&#13;
Bingöl ilinde “oransal örnekleme yöntemi”yle anket yapılacak işletme sayısı 87 olarak&#13;
belirlenmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde, “T testi”, “Anova”, “Ki kare”,&#13;
“Korelasyon ve Regresyon” analizleri kullanılmıştır.&#13;
Araştırma bulgularına göre; anket yapılan arıcıların yaşları ortalaması 46.14 ve arıcılık&#13;
faaliyeti yapma süresi ise ortalama 15,5 yıl olarak belirlenmiştir. Gezginci arıcılık&#13;
yapılma oranı %62,8, sabit arıcılık yapılma oranı ise %37,2 olarak belirlenmiştir.&#13;
Arıcıların sahip olduğu kovan sayısı ortalama 219,5 adet iken kovan başına bal verimi ise&#13;
ortalama 11,4 kg olarak hesaplanmıştır. Modelde yer alan değişkenlerin katsayıları&#13;
istatistiki olarak önemli ve anlamlı bulunmuştur. Modelin açıklayıcılığını belirleyen R2&#13;
değeri 0,323 ve düzeltilmiş R2 değeri ise 0,203 olarak bulunmuştur. Arıcılığın yapılış&#13;
şekli, meslek ve PİKOM’dan bilgi alma değişkenleri bal verimine etki eden değişkenler&#13;
olarak belirlenmiştir.&#13;
Sonuç olarak; gezgin arıcılığın yapılması, arıcılığın temel meslek görülerek geçim&#13;
kaynağı olarak yapılması, Kafkas arı ırkı ile faaliyetin sürdürülmesi, arıcılık konusunda&#13;
eğitim, destek ve pikomdan bilgi alan ve birliğe üye olan ana arı üretimi yapan&#13;
işletmelerin kovan başına bal verimlerinde artışlar olduğu sonucuna varılmıştır.&#13;
Türkiye’nin ekolojik zenginliği ve mevcut olan kırsal ekonomik şartları birlikte&#13;
düşünüldüğünde arıcılığın; örgütsel, bilinçli ve sürdürülebilir bir yapıda yapılması&#13;
gerekmektedir.; ABSTRACT:&#13;
This study was carried out in order to determine the general situation of beekeeping&#13;
activity in Bingol, to determine the problems faced by beekeepers and to propose&#13;
solutions for these problems. Another aim of the study is to determine the factors&#13;
affecting the honey yield per hive in beekeeping enterprises in Bingol province by&#13;
regression analysis.&#13;
The number of enterprises to be surveyed with the "proportional sampling method" was&#13;
determined as 87 in the province of Bingol. "T test", "Anova", "Chi-square", "Correlation&#13;
and Regression" analyzes were used to evaluate the data.&#13;
According to the research findings; The average age of the surveyed beekeepers was&#13;
46.14 years and the average beekeeping period was 15.5 years. The rate of wandering&#13;
beekeeping was 62.8%, and the rate of fixed beekeeping was 37.2%. The average number&#13;
of hives owned by beekeepers was 219.5, while the average honey yield per beehive was&#13;
calculated as 11.4 kg. The coefficients of the variables in the model were found to be&#13;
statistically significant and significant. The R2 value, which determines the explanatory&#13;
power of the model, was found to be 0.323 and the adjusted R2 value was found to be&#13;
0.203. The way beekeeping is done, the profession and the variables of getting&#13;
information from PIKOM are determined as the variables that affect the honey yield.&#13;
As a result; it has been concluded that there is an increase in honey yield per hive of the&#13;
enterprises that are engaged in mobile beekeeping, beekeeping is seen as the main&#13;
profession and a source of livelihood, continuing the activity with the Kafkas bee race,&#13;
training, support and information on beekeeping from the queen bee, which are members&#13;
of the union. Considering Turkey's ecological richness and existing rural economic&#13;
conditions together, beekeeping; it should be done in an organizational, conscious and&#13;
sustainable structure.
</description>
<dc:date>2022-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6365">
<title>Bingöl İlinden Elde Edilen Propolislerin Bazı Verim Özellikleri Bakımından Karşılaştırılması</title>
<link>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6365</link>
<description>Bingöl İlinden Elde Edilen Propolislerin Bazı Verim Özellikleri Bakımından Karşılaştırılması
DÖNER, Ömer
ÖZET:&#13;
Bu çalışmada arıcılık sektöründe önemli bir yeri olan Bingöl ilinin Genç, Karlıova ve Solhan ilçelerinde tespit edilen farklı arılıklardan toplanan propolis örneklerinin kimyasal ve fiziksel analizleri belirlemek amacıyla yapılmıştır. Denemede GC-MS, HPLC ve Dumas protein analizi teknikleri kullanılarak propolis örneklerinin organik madde içeriği, yağ asitleri ve türevleri, toplam fenolik madde miktarı, antioksidan aktiviteleri, uçucu bileşenler, kül oranları ve protein oranları incelenmiştir. Debeme Sonucunda toplam fenolik madde miktarı 25.1±0.6 - 150.4±12.5 mg GAE/g, FRAP değerlerinin; 478.6±16.3 - 3452.4±119.3 µmol Fe2+/g propolis arasında, DPPH IC50 değerlerinin; 98±7 - 874±28 µg propolis /ml arasında, ORAC değerlerinin; 2288±124 - 3405±175 µ mol Troloks /g propolis arasında , Metal şelatlama aktivitesinin ise 49±5 - 387±14 µg propolis /ml arasında değişim gösterdiği tespit edilmiştir. Propolis örneklerine ait protein oranları 2,18-4.73 % arasında, kül oranları 1.76 – 4.29 % arasında değişen değerlerde bulunmuştur. Elde edilen bulguların özellikle Bingöl ve Türkiye propolislerinin standardizasyonun oluşturulmasına aynı zamanda propolisin kimyasal kompozisyonunun belirlenmesi ile ilgili yapılacak çalışmalara katkı sağlayacağı söylenebilir.; ABSTRACT:&#13;
In this study, chemical and physical analysis of propolis samples collected from different apiaries detected in Genç, Karlıova and Solhan districts of Bingöl province, which has an important place in the beekeeping sector, was carried out. In the experiment, organic matter content, fatty acids and derivatives, total phenolic content, antioxidant activities, volatile components, ash ratios and protein ratios of propolis samples were examined using GC-MS, HPLC and Dumas protein analysis techniques. Total phenolic substance amount 25.1 ± 0.6 - 150.4 ± 12.5 mg GAE / g as a result of debris, FRAP values; Between 478.6 ± 16.3 - 3452.4 ± 119.3 µmol Fe2 + / g propolis, DPPH IC50 values; ORAC values between 98 ± 7 - 874 ± 28 µg propolis / ml; It was determined that the metal chelating activity varied between 2288 ± 124 - 3405 ± 175 µ mol Trolox / g propolis, and the metal chelating activity varied between 49 ± 5 - 387 ± 14 µg propolis / ml. Protein ratios of propolis samples were found to be between 2.18-4.73% and ash content varying between 1.76 - 4.29%. The findings of standardization of propolis, especially forming and Turkey Bingöl also be said to contribute to studies related to the determination of the chemical composition of propolis.
</description>
<dc:date>2020-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6364">
<title>Biyomalzemeler İçin Toz Metalurjisi Yöntemiyle Üretilen Timocu Alaşımlarının Mikroyapı ve Mekanik Özelliklerinin İncelenmesi</title>
<link>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6364</link>
<description>Biyomalzemeler İçin Toz Metalurjisi Yöntemiyle Üretilen Timocu Alaşımlarının Mikroyapı ve Mekanik Özelliklerinin İncelenmesi
KURT, Murat
ÖZET:&#13;
Bu çalışma biyomalzeme alanında kullanılmak üzere toz metalurjisi prosesleri kullanılarak TixMo5Cu alaşımları üretilmiştir. Farklı oranlarda Mo takviyesi yapılarak, 550 MPa basınç altında soğuk preslemeyle şekilendirilmiştir. Şekillendirilen numuneler 5 farklı sıcaklıkta 180 dakika bekleme süresi ile sinterleme işlemine tabi tutulmuştur. Sinterleme süresi boyunca oksidasyondan korumak için %99,99 saflıkta argon gazı kullanılmıştır. Daha sonra numunelere Arşimet prensibiyle yoğunluk testleri yapılmıştır. En yüksek yoğunluğa 1300°C‟de sinterlenen alaşımlarda ulaşıldığı için; X-ışınları analizi (XRD), taramalı elektron mikroskobu (SEM), yüzey kırık analizi, (EDS) analizleri, çekme, sertlik gibi mekanik testler 1300°C üretilen numunelere uygulanmıştır. Yoğunluk testi ile artan Mo oranıyla bağıl yoğunluk değerlerinin azaldığı görülmüştür. XRD analizi ile faz yapısını, SEM ile mikroyapı özellikleri belirlenmiştir. Mekanik özellikleri için, vickers sertlik ve çekme testlerinden faydalanılmıştır. İlave edilen alaşım elementlerinin ve farklı sinterleme sıcaklıklarının mikroyapı ve mekanik özellikleri üzerindeki etkileri gözlenmiştir. Mo artış oranına bağlı olarak mukavemet ve yoğunlukta azalma görülürken, sertlikte artış tespit edilmiştir.; ABSTRACT:&#13;
In this study, TixMo5Cu alloys were produced using powder metallurgy processes for use in the field of biomaterials. It was shaped by cold pressing under 550 MPa pressure by adding Mo reinforcement at different rates. The shaped samples were subjected to sintering at 5 different temperatures with a waiting time of 180 minutes. During the sintering period, 99.99% pure argon gas was used to protect it from oxidation. Then, density tests were performed on the samples with Archimedes principle. Since the highest density is reached in alloys sintered at 1300°C; Mechanical tests such as X-ray analysis (XRD), scanning electron microscopy (SEM), surface fracture analysis (EDS), tensile and hardness were applied to the samples produced at 1300°C. With the density test, it was observed that the relative density values decreased with increasing Mo ratio. Phase structure was determined by XRD analysis and microstructure properties were determined by SEM. For mechanical properties, vickers hardness and tensile tests were used. The effects of added alloying elements and different sintering temperatures on microstructure and mechanical properties were observed. Depending on the increase in Mo, a decrease in strength and density was observed, while an increase in hardness was detected.
</description>
<dc:date>2022-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6363">
<title>C60 Fullerene'nin A549 İnsan Akciğer Kanseri Hücre Hattında Otofajik Markerlar Üzerine Etkisi</title>
<link>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6363</link>
<description>C60 Fullerene'nin A549 İnsan Akciğer Kanseri Hücre Hattında Otofajik Markerlar Üzerine Etkisi
YILDIRIM, Mahmut
ÖZET:&#13;
Akciğer kanseri dünyada en sık görülen kanser türüdür. A549 akciğer kanseri hücre hattı, biyoaktif bileşiklerin kemoterapi etkisini incelemek için uygun bir modeldir. Nanopartiküller C60 fullerene, güçlü bir antioksidan olarak kabul edilir ve antikanser aktivitesi gösterir. Karbon nanopartikülleri, fullerenlerin küresel simetrik yapıda birleştirilmiş atomlara sahip olmasından dolayı benzersiz özelliklere sahiptir. Nanopartikül moleküllerinin kendine özgü kimyasal ve fiziksel özellikleri, minimal konsantrasyonlarda bile etkin hareket etmelerini sağlar. Pek çok kemoterapi ajanının aksine fulleren, geniş konsantrasyonlarda normal ve malign olmayan hücreler için toksik değildir. C60 fullerenin kanserdeki etkisi kapsamlı bir şekilde araştırılmasına rağmen, A549 hücre hattında otofaji ve apoptozisin potansiyel regülasyonu ele alınmamıştır. Bu çalışmada C60 fullerenin insan A549 akciğer kanseri hücre hattında apoptoz ve otofaji yolu üzerindeki etkisi araştırılmıştır. A549 hücreleri 24 saat boyunca farklı ve düşük konsantrasyonlarda (100, 250 ve 500 nM) C60 fulleren ile tedavi edildi. Hücre canlılığı MTT testi ile tespit edildi. ROS seviyeleri DCFD-A testi ile ölçüldü. p53, Bax, Beclin1 ve TIGAR protein ekspresyonlarındaki değişiklikler western blot tekniği ile analiz edildi. MTT ve DCFD-A analizinin sonuçları, düşük dozdaki C60 fullerenin, A549 hücre hattında; hücre canlılığı ve ROS seviyesi üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığını göstermiştir. C60 fullerene sahip A549 hücreleri, düşük dozlarda p53, Bax ve TIGAR proteinleri ekspresyon seviyelerinde artışa neden olurken, Beclin1 proteinleri ekspresyon seviyesi konsantrasyona bağlı bir şekilde artmıştır. Genel olarak, bulgularımız suda çözünebilir C60 fullerenin A549 hücrelerinde apoptozisi ve otofajiyi indüklediğini göstermektedir. Bulgularımız akciğer kanseri hücrelerinde C60 fullerenin etki mekanizmalarına ışık tuttuğunu düşünmekteyiz.; ABSTRACT:&#13;
Lung cancer is the most common type of cancer in the world. The A549 lung cancer cell line is suitable model to study chemotherapy effect of variuos bioactive compounds. Nanoparticles C60 fullerene are recognized as the power antioxidant and demonstrate anticancer activity. Carbon nanoparticles posses unique properties due to the fact that fullerenes have the atoms combined in spherical symmetric structure. Peculiar chemical and physical properties of nanosized molecules enable them to act effectively in minimal concentrations. In contrast to many chemotherapy agents, this fullerene absolutely non-toxic for a normal non-malignated cells in wide range of concentrations. Despite the fact that, the effect of C60 fullerene in cancer has been extensively studied, the potential regulation of autophagy and apoptosis has not been addressed in A549 cell line. Therefore, we investigated the effect of C60 fullerene on apoptosis and autophagy pathway on human A549 lung cancer cell line. A549 cells were treated with different low concentrations (100, 250 and 500 nM) C60 fullerene for 24 hours. Cell viability were detected by MTT assay. ROS levels were measured by DCFD-A assay. The changes of p53, Bax, Beclin1 and TIGAR protein expressions were analysed by western blotting. The results of MTT and DCFD-A assay showed that low dose C60 fullerene has no effect on cell viability and ROS level in A549 cell line respectively. The treatment A549 cells with C60 fullerene caused p53, Bax, and TIGAR proteins expression level increase in lowest dose, while Beclin1 proteins expression level increased in concentration-depend manner. Overall, our findings have suggested that water-soluble C60 fullerene induces apoptosis as well as autophagy in A549 cells. Our findings shed light on the mechanisms of C60 fullerene effect in Lung cancer cells.
</description>
<dc:date>2018-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</rdf:RDF>
