<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rdf:RDF xmlns="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<channel rdf:about="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/1387">
<title>Sosyoloji</title>
<link>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/1387</link>
<description>Sociology</description>
<items>
<rdf:Seq>
<rdf:li rdf:resource="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6435"/>
<rdf:li rdf:resource="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6434"/>
<rdf:li rdf:resource="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6163"/>
<rdf:li rdf:resource="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6145"/>
</rdf:Seq>
</items>
<dc:date>2026-10-22T11:21:23Z</dc:date>
</channel>
<item rdf:about="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6435">
<title>Askerî Sosyoloji Perspektifinde Türk Modernleşmesi</title>
<link>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6435</link>
<description>Askerî Sosyoloji Perspektifinde Türk Modernleşmesi
ÇİMELEK, Pınar
ÖZET:&#13;
Bu çalışma, Osmanlı Devleti’nin kuruluş döneminden şekillenen erken askerî yapının günümüz Türkiye’sine uzanan süreçte modern askerî teşkilatlanmaya nasıl evrildiğini askerî modernite perspektifinden incelemektedir. Erken askerî yapı dönemlerinde ortaya çıkan savaşçı pratiklerden başlayarak, klasik Osmanlı ordusunun kurumsallaşma süreci, ıslahat ve modernleşme hamleleri, Cumhuriyet dönemi askerî yapılanması ve günümüz Türkiye’sindeki askerî dönüşüm, tarihsel süreklilik içinde ele alınmaktadır. Çalışma, askerî moderniteyi ordunun kurumsal yapısı, disiplin anlayışı ve askerîn kendisini konumlandırma biçimi üzerinden okumayı hedeflemektedir. Bu doğrultuda askerî modernite katmanlı bir süreç olarak ele alınmış ve bu yaklaşım çerçevesinde özgün bir analitik değerlendirme sunulmuştur. Araştırma, tarihsel-sosyolojik yöntem temelinde yürütülmüş, farklı dönemlerde askerî teşkilatlanmanın nasıl örgütlendiği, hangi kırılma noktalarından geçtiği ve hangi unsurların süreklilik gösterdiği analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular askerî dönüşüm sürecinin kesintisiz bir ilerleme ya da mutlak bir kopuş olarak değil; dönemsel ihtiyaçlara göre yeniden şekillenen bir askerî modernite deneyimi olarak anlaşılması gerektiğini göstermektedir. Erken dönemlerde esnek ve yerel unsurlara dayalı askerî yapı, zamanla merkezîyetçi, disipline edilmiş ve rasyonel bir örgütlenmeye evrilmiş olup günümüzde ise askerî modernite teknoloji, kurumsal yeniden yapılanma ve sivil denetim eksenlerinde yeni bir boyut kazanmıştır. Bu çalışma Türkiye’de askerî moderniteyi uzun erimli ve bütüncül bir çerçevede ele alarak, askerî yapının tarihsel dönüşümünü sosyolojik bir bakışla açıklamayı ve askerî sosyoloji literatürüne özgün bir katkı sunmayı amaçlamaktadır.; ABSTRACT:&#13;
This study examines how the early military structure that emerged during the foundation period of the Ottoman Empire evolved into modern military organization in present-day Turkey from the perspective of military modernity. Beginning with early warrior practices, it examines the institutionalization of the classical Ottoman army, reform and modernization efforts, the military organization of the Republican period, and contemporary military transformation within a framework of historical continuity. Military modernity is analyzed through the institutional structure of the army, the understanding of discipline, and the ways in which military personnel position themselves within the military structure, and is conceptualized as a multidimensional process. The research was conducted using a historical-sociological approach, focusing on military organization across different periods, its critical turning points, and elements of continuity. The findings indicate that military transformation should be understood neither as uninterrupted progress nor as absolute rupture, but as a process of military modernity reshaped according to the needs of different periods. The flexible and locally based military structure of the early periods gradually evolved into a centralized, disciplined, and rational organization, while contemporary military modernity has acquired new dimensions through technology, institutional restructuring, and civilian oversight. By examining military modernity in Turkey within a long-term and holistic framework, this study aims to explain the historical transformation of the military structure from a sociological perspective and contribute to military sociology literature.
</description>
<dc:date>2026-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6434">
<title>Toplumsal Eşitsizlik ve Sosyal Yardımlar: Bingöl İlinde Sosyal Yardım Alan Dezavantajlı Ailelerin Sosyolojik Açıdan İncelenmesi</title>
<link>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6434</link>
<description>Toplumsal Eşitsizlik ve Sosyal Yardımlar: Bingöl İlinde Sosyal Yardım Alan Dezavantajlı Ailelerin Sosyolojik Açıdan İncelenmesi
SAYAK, Barani
ÖZET:&#13;
Bu araştırmanın amacı, Bingöl ilinde Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) ile Evde Bakım&#13;
Yardımından yararlanan dezavantajlı hanelerin sosyal yardım deneyimlerini sosyolojik açıdan&#13;
incelemektir. Araştırmada, toplumsal eşitsizliğin yerel ve hane düzeyinde nasıl deneyimlendiği;&#13;
sosyal yardımların hane geçimi, bakım ilişkileri, toplumsal cinsiyet rolleri, güçlenme, iyi oluş,&#13;
bağımlılık ve gelecek beklentileri içindeki yeri ele alınmıştır.&#13;
Araştırma, yorumlayıcı nitel araştırma yaklaşımı çerçevesinde yürütülmüş ve veri toplama tekniği&#13;
olarak yarı yapılandırılmış görüşme kullanılmıştır. Çalışma grubunu Bingöl ilinde yaşayan ve&#13;
sosyal yardım hizmetlerinden yararlanan toplam 55 katılımcı oluşturmuştur. Katılımcıların 30’u&#13;
SED’den, 25’i ise Evde Bakım Yardımından yararlanmaktadır. Görüşmelerden elde edilen veriler&#13;
MAXQDA 2026.3.0 nitel veri analizi programına aktarılmış ve nitel içerik analizi yoluyla&#13;
çözümlenmiştir. Analiz sonucunda bulgular; yapısal eşitsizlik ve sosyoekonomik kırılganlık,&#13;
toplumsal cinsiyet ve bakım rejimi, sosyal yardımların gündelik yaşam ekonomisi, güçlenme&#13;
deneyimi ve iyi oluş ile sosyal yardımların değerlendirilme biçimi olmak üzere beş ana tema&#13;
altında yapılandırılmıştır.&#13;
Araştırma bulguları, sosyal yardımların dezavantajlı haneler açısından gündelik yaşamın&#13;
sürdürülebilmesinde önemli bir destek oluşturduğunu göstermektedir. SED ve Evde Bakım&#13;
Yardımı; gıda, kira, fatura, eğitim, sağlık ve bakım giderlerinin karşılanmasına katkı sağlamakta&#13;
ve hanelerin yaşadığı ekonomik baskıyı kısmen hafifletmektedir. Bununla birlikte işsizlik,&#13;
düzensiz gelir, bakım yükü, barınma sorunları ve mekânsal eşitsizlikler devam ettiği için bu&#13;
desteklerin yapısal eşitsizlikleri tek başına ortadan kaldırmadığı görülmüştür. Bakım&#13;
sorumluluğunun büyük ölçüde kadınlar üzerinde yoğunlaşması, kadınların çalışma hayatına&#13;
katılımını ve ekonomik bağımsızlık imkânlarını sınırlandırmaktadır. Sosyal yardımlar bazı&#13;
katılımcılar açısından ekonomik ve duygusal bir güvence sağlayarak kısmi bir güçlenme&#13;
yaratırken, yapısal koşulların devam etmesi bu güçlenmenin sınırlarını belirlemektedir.&#13;
Yardımların sürekliliğine duyulan ihtiyaç ise bireysel bir tercih veya yardıma alışma durumundan&#13;
çok; yoksulluk, işsizlik, hastalık ve bakım sorumluluğu gibi yapısal koşullarla ilişkili olarak&#13;
ortaya çıkmaktadır.&#13;
Sonuç olarak sosyal yardımlar, dezavantajlı hanelerin yoksulluğun ağır sonuçlarıyla baş&#13;
etmelerinde önemli bir işlev görmekte; ancak toplumsal eşitsizlikleri üreten yapısal koşulları tek&#13;
başına dönüştürmekte sınırlı kalmaktadır. Bu nedenle sosyal yardımların daha dönüştürücü bir&#13;
işlev kazanabilmesi için nakdi desteklerin istihdam, çocuk ve bakım hizmetleri, eğitim,&#13;
psikososyal destek ve yerel sosyal politika uygulamalarıyla birlikte yürütülmesi gerektiği&#13;
sonucuna ulaşılmıştır.; ABSTRACT:&#13;
This study aims to examine, from a sociological perspective, the social assistance experiences&#13;
of disadvantaged households benefiting from Social and Economic Support (SED) and Home&#13;
Care Allowance in Bingöl Province. The study focuses on how social inequality is&#13;
experienced at the local and household levels and examines the role of social assistance in&#13;
household subsistence, care relations, gender roles, empowerment, well-being, dependency,&#13;
and future expectations.&#13;
The study was conducted within the framework of an interpretive qualitative research&#13;
approach, and semi-structured interviews were used as the data collection technique. The&#13;
study group consisted of 55 participants living in Bingöl and benefiting from social assistance&#13;
services. Of these participants, 30 received SED and 25 benefited from Home Care&#13;
Allowance. The data obtained from the interviews were transferred to MAXQDA 2026.3.0&#13;
qualitative data analysis software and analyzed through qualitative content analysis. As a&#13;
result of the analysis, the findings were organized under five main themes: structural&#13;
inequality and socioeconomic vulnerability, gender and the care regime, the everyday&#13;
economy of social assistance, experiences of empowerment and well-being, and perceptions&#13;
of social assistance.&#13;
The findings indicate that social assistance constitutes an important source of support for&#13;
disadvantaged households in sustaining everyday life. SED and Home Care Allowance&#13;
contribute to meeting expenses related to food, rent, utilities, education, health, and care,&#13;
while partially alleviating the economic pressures experienced by households. However,&#13;
since unemployment, irregular income, care burdens, housing problems, and spatial&#13;
inequalities persist, these forms of support do not eliminate structural inequalities on their&#13;
own. The concentration of care responsibilities largely on women restricts their participation&#13;
in employment and limits their opportunities for economic independence. While social&#13;
assistance provides economic and emotional security for some participants and contributes&#13;
to partial empowerment, the persistence of structural constraints limits the extent of this&#13;
empowerment. The need for continuity in social assistance emerges not as a matter of&#13;
individual preference or habituation to assistance, but in relation to structural conditions such&#13;
as poverty, unemployment, illness, and care responsibilities.&#13;
In conclusion, social assistance plays an important role in helping disadvantaged households&#13;
cope with the severe consequences of poverty; however, its capacity to transform the&#13;
structural conditions that produce social inequality remains limited. Therefore, for social&#13;
assistance to acquire a more transformative function, cash transfers should be integrated with&#13;
employment opportunities, childcare and care services, educational support, psychosocial&#13;
support, and locally responsive social policy measures.
</description>
<dc:date>2026-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6163">
<title>The Impact of Social Relations on Administration in the Kurdistan Region</title>
<link>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6163</link>
<description>The Impact of Social Relations on Administration in the Kurdistan Region
ZYAD, Diman Mohammed
ABSTRACT:&#13;
Possibly, the reflection of the social relations that the people strive to establish with other members of his peers on the aspects of their economic and social life, particularly the informal social relations, which have become far beyond the formal social relations. In addition, the developing societies are characterized their effective informal relations in different aspects of life, their impact on the social structures of society including the official administrative institutions that rule the society. Consequently, the individual become able to achieve its requirements and demands in the scientific and practical life as a result of informal social relations that extend its connections with others.&#13;
These types of social relations are nepotism, attribution, and partisan. Furthermore, Kurdistan Region of Iraq is not different in this concern and the extent of the reflection of social relations in the aspects of social life of its population. The nepotism and attribution prevails in the service, administrative and educational institutions. The individual seeks to accomplish his aim by harnessing his social relations in achieving his work, which in turn is one of the most significant social phenomena that have a negative reality on the community in the Kurdistan Region of Iraq. This prompted the researcher to investigation the subject of reflection of social relations in the administration in the Kurdistan Region.; ÖZET:&#13;
Resmi ilişkilerin ötesinde meydana gelen özellikle resmi olmayan Sosyo-ekonomik hayatta birbirlerine denk olan bireylerin çeşitli sosyal ilişkiler kurmaya çabalamaları muhtemeldir. Buna ek olarak gelişmekte olan toplumların karakteri memurlar resmi ilişkilerinin yanında sosyal hayatta resmi olmayan ilişkilerinden de etkilenmektedir. Dolayısıyla, birey diğerleriyle içinde olduğu resmi olmayan sosyal ilişkileri aracılığıyla pratik ve bilimsel yaşamda taleplerine ve ihtiyaçlarına ulaşabilmektedir. Sosyal ilişkilerin bu türleri genellikle adam kayırma, referans olmak ve yandaş olmaktır. Ayrıca Kürdistan toplumunda da resmi olmayan sosyal ilişkilerde yukarıda belirtilen noktaların görülmesi bağlamında gelişmekte olan diğer toplumlardan farklılık arz etmektedir. Adam kayırma ve referans olma eğitim, idari ve hizmet kurumlarında oldukça baskındır. Birey Irak Kürdistan Bölgesindeki topluluklarda önemli bir dezavantaj olarak görülen bu durumu kendi lehine çevirmek ve istediği işi elde edebilmek için sosyal ilişkilerini kullanabilmektedir. Bundan dolayı, bu çalışma Kürdistan bölgesinde ortaya çıkan bu tür sosyal ilişkilerin etkisini anlamaya ve çeşitli çözümler ortaya koymaya çalışmaktadır.
</description>
<dc:date>2018-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6145">
<title>Sivil Toplum Kuruluşlarının Siyasi Yaşamı ve Demokrasiyi Geliştirmesi Üzerindeki Etkileri; Elazığ Örneği</title>
<link>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6145</link>
<description>Sivil Toplum Kuruluşlarının Siyasi Yaşamı ve Demokrasiyi Geliştirmesi Üzerindeki Etkileri; Elazığ Örneği
DAĞDÖĞEN, Mehmet Aydın
ÖZET&#13;
Sivil toplumun demokratik ve siyasal katılımın gelişimindeki önemi ve oynadığı rol günümüzde genel itibariyle kabul görmektedir. Küreselleşme ile birlikte, sivil toplum olgusunun siyasi bilincin geliştirilmesindeki önemi daha yaygın bir şekilde tartışılmaya başlanmış ve sivil toplum kuruluşlarının değişen kurumsal yapılarda daha etkin bir şekilde yer bulmaları yönünde çalışmalara giderek hız verilmiştir. Bu doğrultuda ortaya konulan görüşler, STK'ların özel sektör, devlet yapıları, yurttaşlar ve yerel yönetimleri de içeren çok katmanlı yönetişim modelleri vasıtasıyla işbirliğine dayalı etkin ve bütünsel bir kurumsal anlayışın bir parçası olarak değerlendirilmesi gerektiği konusunda büyük ölçüde hemfikirdir. Böylelikle STK'lar ve sivil toplumu oluşturan yurttaşlar demokratik ve siyasi yaşamın gerektirdiği karar süreçlerinde işlevsel bir role kavuşma fırsatı bulabilecektir. Sivil toplumun bir ülkede yaygın bir şekilde faaliyetlerini sürdürüyor olması, her zaman için aynı oranda etkin ve işlevsel olması anlamını taşımamaktadır. Kurumsal yapıya kavuşmuş ve işlevselliği bulunan bir sivil toplum oluşumunun temel şartları arasında o toplumdaki siyasi kültürün eriştiği olgunluk düzeyi ve bu kültürü meydana getiren aktörler arasındaki şeffaflığa dayalı ilişkiler ağı yer almaktadır. Bu çalışmada Türkiye’deki STK’ların demokrasi ve siyasi yaşamın gelişimi üzerindeki etkileri incelenirken, özellikle araştırma bölgesi olarak seçilen Elazığ ilindeki STK’lar da çok katmanlı yönetişim, şeffaf iletişim ve siyasi kültüre katkıları açısından değerlendirilmektedir. Çalışmanın alan araştırması sürecinde Elazığ ilinde Memur-Sen (Eğitim-Bir-Sen), Türk Eğitim-Sen, Elazığ İş Kadınları Derneği (ELİKAD), MÜSİAD ve Genç Elazığlılar Derneği çatısı altında görev yapan toplam on kişi ile yüz yüze görüşmeler yürütülmüĢtür. Araştırmanın genel sonuçları, bölgesel düzeyde siyasi kültürün yeteri kadar gelişmediği, şeffaflıktan uzak olduğu, yönetişim süreçlerine sivil toplumun gerektiği gibi entegre olamadığı ve gerçek anlamda STK işlevi gören kuruluşların sayısının yetersiz olduğu yönündedir. Bu durum STK’ların demokratik ve katılımcı süreçlerde beklenen işlevlerini gerçekleştirememelerine yol açmaktadır.; ABSTRACT:&#13;
Today, the role and importance of civil society in the development of democratic and political participation is widely accepted. Along with globalization, the importance of civil society in the development of political culture has begun to be discussed more extensively, and non-governmental organizations (NGOs) are increasingly working to find a more effective role in changing institutional structures. The views expressed in this direction mainly agree that NGOs should be regarded as part of an effective and holistic institutional approach based on co-operation among multilayer governance models, private sector, state structures, citizens and local governments. In this way, NGOs and citizens of civil society can find the opportunity to play a functional role in the decision-making process required by democratic and political life. The fact that civil society operates extensively in a country does not mean that it is always active and functional in the same area. The degree of maturity of the political culture and the presence of transparent relationships between the actors constituting the political culture are among the basic conditions of a civil society formation that is institutionalized and properly functioning. This study examines the effect of NGOs on the development of democracy and political culture in Turkey, especially by evaluating the NGOs in selected Elazig province in terms of their contribution to multilevel governance, transparent communication and political culture. In the field research stage of this study, face-to-face interviews have been carried out with total ten respondents from five local NGOs namely Memur-Sen (Eğitim-Bir-Sen), Türk Eğitim-Sen, Elazığ ĠĢ Kadınları Derneği (ELĠKAD), MÜSĠAD and Genç Elazığlılar Derneği. The overall results of the interviews showed at the regional context that the political culture has not developed as well, and is far from being transparent, the civil society is not integrated properly into the governance processes, and the number of organizations that actively function as NGOs is inadequate. These lead NGOs to fail in performing their expected functions in democratic and participatory processes.
</description>
<dc:date>2019-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</rdf:RDF>
