<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
<channel>
<title>Fen Bilimleri Enstitüsü</title>
<link>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/1357</link>
<description>Institute of Sciences</description>
<pubDate>Mon, 12 Oct 2026 19:08:25 GMT</pubDate>
<dc:date>2026-10-12T19:08:25Z</dc:date>
<item>
<title>Sabit ve Gezginci Arıcıların Ürettikleri Ballarda Bazı Pestisit Kalıntılarının Belirlenmesi-Bingöl İli Örneği</title>
<link>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6401</link>
<description>Sabit ve Gezginci Arıcıların Ürettikleri Ballarda Bazı Pestisit Kalıntılarının Belirlenmesi-Bingöl İli Örneği
SOLGUN, Serkan
ÖZET:&#13;
Türkiye sahip olduğu doğal kaynaklar ve üretim gücü ile beraber dünyanın en büyük ikinci bal üreticisidir. Arıcılık ülkemizde birçok insanın geçimini sağladığı en önemli tarımsal faaliyetler arasında yer almaktadır. Bu faaliyetler neticesinde üretilen ballar hem yurtiçi hem de yurt dışı pazarlarda tüketicilere sunulmaktadır. Arıcılık ülkemizde sabit ve gezginci üretim şekli ile iki farklı biçimde yapılmaktadır. Her iki üretim tipinde de temel hedef zengin polen ve nektar kaynaklı çiçeklerden maksimum düzeyde faydalanmak ve kaliteli ürün elde etmektir. Ancak çevresel faktörlerin yanında tarımda kullanılan pestisitler ve arı zararlarına karşı kullanılan antibiyotikler hem koloni ölümlerine neden olmakta hem de ballarda ilaç kalıntısının oluşmasına neden olmaktadır. Bu çalışmanın amacı Bingöl ilinde farklı lokasyonlarda faaliyet gösteren sabit ve gezginci arıcıların ürettikleri balları pestisit kalıntısı bakımından karşılaştırmaktır. Bunun için Bingöl Merkez, Karlıova, Genç, Kığı ve Solhan ilçelerinde faaliyet gösteren sabit ve gezginci arıcılardan oluşan 20 işletmeden süzme bal örnekleri toplanmıştır. Toplanan bal örneklerinin EC, pH, nem, serbest asitlik ve HMF analizleri ile yaklaşık 800 pestisit kalıntısı taraması yapılmıştır. Analiz sonuçlarına göre balların kimyasal özelliklerinin Türk Gıda Kodeksi Bal Tebliği’ne uygun olduğu belirlenmiştir. Sabit ve Gezginci arıcılık olarak üretim şekilleri karşılaştırıldığında sadece balların EC ve HMF özellikleri için istatistiksel farkın olduğu saptanmıştır. Başka bir ifade ile sabit arıcılık yapan işletmelerde balların EC değeri gezginci arıcılara göre daha fazla buna karşın HMF değeri ise sabit arıcılara göre gezginci arıcılarda daha fazla bulunmuştur. Analiz sonuçlarında bütün örneklerde herhangi bir pestisit kalıntısına rastlanmamıştır. Bu çalışmada elde edilen sonuçlar Bingöl’de sabit ve gezginci arıcılar tarafından üretilen balların araştırılan parametreler bakımından güvenilir olduğunu göstermiştir.; ABSTRACT:&#13;
Turkey is the second largest honey producer in the world with its natural resources and production power. Beekeeping is one of the most important agricultural activities in which many people make a living in our country. The honey produced as a result of these activities is offered to consumers in both domestic and foreign markets. Beekeeping is carried out in two different ways in our country, with stationary and migratory production methods. In both production types, the main goal is to make maximum use of rich pollen and nectar sourced flowers and to obtain quality products. However, in addition to environmental factors, pesticides used in agriculture and antibiotics used against bee pests both cause colony deaths and cause drug residues in honey. The aim of this study is to compare the honey produced by stationary and migratory beekeepers operating in different locations in Bingöl in terms of pesticide residue. For this purpose, honey samples were collected from 20 enterprises consisting of fixed and migratory beekeepers operating in Bingöl Merkez, Karlıova, Genç, Kığı and Solhan districts. Approximately 800 pesticide residues were screened by EC, pH, moisture, free acidity and HMF analyzes of the collected honey samples. According to the analysis results, it has been determined that the chemical properties of honey are in accordance with the Turkish Food Codex Honey Communiqué. When the production methods of stationary and migratory beekeeping were compared, it was determined that there was a statistical difference only for the EC and HMF properties of honey. In other words, the EC value of honey in stationary beekeepers was higher than the migratory beekeepers, while the HMF value was found to be higher in the migratorybeekeepers compared to the stationary beekeepers. No pesticide residues were found in all samples as a result of the analysis. The results obtained in this study showed that the honey produced by stationary and migratory beekeepers in Bingöl is reliable in terms of the investigated parameters.
</description>
<pubDate>Sun, 01 Jan 2023 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6401</guid>
<dc:date>2023-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Muş İli Ekolojik Koşullarında Bazı Macar Fiği (Vicia Pannonica Crantz) Çeşitlerinin Ot Verim ve Kalite Özellikleri ile Mineral Madde İçeriklerinin Belirlenmesi</title>
<link>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6400</link>
<description>Muş İli Ekolojik Koşullarında Bazı Macar Fiği (Vicia Pannonica Crantz) Çeşitlerinin Ot Verim ve Kalite Özellikleri ile Mineral Madde İçeriklerinin Belirlenmesi
DAĞOĞLU, Suat
ÖZET:&#13;
Bu çalışma, Muş ili ekolojik koşullarında bazı Macar fiği çeşitlerinin ot verim ve kalite özellikleri ile mineral madde içeriklerinin belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Araştırmada 10 adet Macar fiği (Aygün, Enes, Sarı Efe, Kansur, Oğuz-2002, Akçalar, Anadolu Pembesi 2002, Doğu Beyazı, Tarm Beyazı-98 ve Budak) çeşidi bitkisel materyal olarak kullanılmıştır.&#13;
Araştırmada, Macar fiği çeşitlerine ait bitki boyu, yeşil ot verimi, kuru ot verimi, HP (ham protein), HPV (ham protein verimi), ADF (asit deterjanda çözünmeyen lif), NDF (nötral deterjanda çözünmeyen lif), ADP (Asit Deterjanda Çözünmeyen Protein), Ca(kalsiyum), Mg (magnezyum), P (fosfor), K (potasyum), Mn (mangan), Fe (demir), Cu(bakır) ve Zn (çinko) içerikleri incelenmiştir. Yapılan çalışmada; bitki boyu 62,2-114,5cm, yeşil ot verimi 1747-3547 kg/da, kuru ot verimi 585-1225 kg/da, HP oranı %18,0-&#13;
20,2, HPV 118,1-232,4 kg/da, ADF oranı %31,6-37,3, NDF oranı %36,9-41,7, ADP oranı %0,53-0,69, Ca oranı %1,37-1,45, Mg oranı %0,25-0,28, P oranı %0,35-0,37, K oranı %3,27-3,47, Mn içeriği 34,8-49,1 ppm, Fe içeriği 304,4-467,7 ppm, Cu içeriği 63,7-95,6 ppm ve Zn içeriği 21,2-42,8 ppm arasında bulunmuştur.Sonuç olarak; elde edilen bir yıllık veriler kapsamında Muş ili ekolojik koşullarında, Tarm Beyazı-98, Enes, Kansur, Akçalar, Aygün, Doğu Beyazı, Sarıefe ve Budak çeşitlerinin Anadolu Pembesi 2002 ve Oğuz-2002 çeşitlerine göre verim ve kalite&#13;
açısından daha yüksek değerler verdiği sonucuna varılmıştır.; ABSTRACT:&#13;
This study was carried out to determine the forage yield and quality characteristics and&#13;
mineral content of some Hungarian vetch cultivars under ecological conditions of Muş province. In the research, 10 Hungarian vetch (Aygün, Enes, Sarıefe, Kansur, Oğuz-2002,&#13;
Akçalar, Anadolu Pembesi 2002, Doğu beyazı, Tarm beyazı-98 and Budak) cultivars are used as plant material.&#13;
In the study, plant height, forage yield, dry matter yield, crude protein, crude protein&#13;
yield, ADF (acid detergent fiber), NDF (neutral detergent fiber), ADP (acid detergent protein), Ca (calcium), Mg (magnesium), P (phosphorus), K (potassium), Mn&#13;
(manganese), Fe (iron), Cu (copper) and Zn (zinc) contents were examined. In the study;&#13;
plant height 62.2-114.5 cm, forage yield 1747-3547 kg/da, dry matter yield 585-1225&#13;
kg/da, crude protein ratio 18.0-20.2%, crude protein yield 118.1-232.4 kg/da, ADF ratio 31.6-37.3%, NDF ratio 36.9-41.7%, ADP ratio 0.53-0.69%, Ca ratio 1.37-1.45%, Mg ratio 0.25-0.28%, P ratio 0.35-0.37%, K ratios 3.27-3.47%, Mn content 34.8-49.1 ppm,&#13;
Fe content 304.4-467.7 ppm, Cu content 63.7-95.6 ppm and Zn content were found to be 21.2-42.8 ppm.&#13;
As a result; within the scope of the one-year data obtained, it was concluded that Tarm&#13;
Beyazı-98, Enes, Kansur, Akçalar, Aygün, Doğu Beyazı, Sarıefe and Budak cultivars&#13;
gave higher values in terms of yield and quality than Anadolu Pembesi 2002 and Oğuz-&#13;
2002 varieties in Muş ecological conditions.
</description>
<pubDate>Fri, 01 Jan 2021 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6400</guid>
<dc:date>2021-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Hydrophilinae (Coleoptera: Hydrophilidae) Alt Familyasına Ait Bazı Böcek Türlerinden Elde Edilecek Protein Ekstraktlarının Anti Kanser Özelliklerinin Belirlenmesi</title>
<link>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6399</link>
<description>Hydrophilinae (Coleoptera: Hydrophilidae) Alt Familyasına Ait Bazı Böcek Türlerinden Elde Edilecek Protein Ekstraktlarının Anti Kanser Özelliklerinin Belirlenmesi
ÖZCAN, Seher
ÖZET&#13;
Bu çalışmada hydrophilinae (Coleoptera: Hydrophilidae) Alt Familyasının Hydrochara dichroma ve Hydrophilus piceus türlerinin protein özütlerinin elde edilmesi yolunda hareket edilmiştir. Elde edilen Protein miktarları Bradford yöntemi ile hesaplanmış ve Hydrochara dichroma türünün absorbans değeri 0,4144 mg iken, Hydrophilus piceus türünün ise absorbans değeri 0,3411mg. olarak belirlenmiştir. Hazırlanan bu örnekler hücre kültürüne alınarak prostat kanser hattı hücrelerinde (PC3) WST-1 ile hücre canlılık testi yapılmıştır. Test sonucu incelendiğinde çalışılan iki tür içinde protein ekstrelerinin hücre inhibisyonun’da düşmeye sebebiyet verdiği gözlemlenmiştir. En yüksek hücre inhibisyonu 1000 mg/ml böcek protein ekstraktı eklenmiş örneklerde gözlemlenmiştir. Daha sonra etkin doz bulunmuş olup western blot tekniği ile protein ürünlerine bakılmıştır. Bu çalışmanın sonucu olarak diyebiliriz ki western blot tekniğinde böcek proteinlerinin hücre ölümünü sağlayacak olan proteinlerin üretimini desteklediği görülmüştür.; ABSTRACT:&#13;
In this study, we aimed to obtain protein extracts of Hydrochara dichroma and Hydrophilus piceus from HYDROPHİLİNAE (COLEOPTERA: Hydrophilidae). The amount of protein obtained was calculated by Bradford method and the absorbance value of Hydrochara dichroma was 0.4144 mg, while the absorbance value of Hydrophilus piceus was 0.3411mg. as determined. Cell viability test was performed with WST-1 in prostate cancer line cells (PC3). When the test result was examined, it was observed that protein extracts caused decrease in cell inhibition in the two species studied. The highest cell inhibition was observed in samples with 1000 mg / ml insect protein extract added. Then the effective dose was found and protein products were examined by western blot technique. As a result of this study, we can say that the western blot technique has been shown to support the production of insect proteins that will enable cell death.
</description>
<pubDate>Tue, 01 Jan 2019 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6399</guid>
<dc:date>2019-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Bazı Kuru Fasulye (Phaseolus vulgaris L.) Genotiplerinin Bingöl Koşullarındaki Verim ve Verim Özelliklerinin Belirlenmesi</title>
<link>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6398</link>
<description>Bazı Kuru Fasulye (Phaseolus vulgaris L.) Genotiplerinin Bingöl Koşullarındaki Verim ve Verim Özelliklerinin Belirlenmesi
SERENGÜL, Serhat
ÖZET:&#13;
Bu çalışma bazı kuru fasulye (Phaseolus vulgaris L.) genotiplerinin Bingöl koşullarında verim ve verim özeliklerini belirlemek amacıyla, 2017 yılı yetiştirme döneminde Bingöl ili Genç ilçesi Çevirme Köyü’nde yürütülmüştür. Denemede 10 adet kuru fasulye genotipi (6 adet çeşit ve 4 adet yerel populasyon) ile tesadüf blokları deneme desenine göre dört tekerrürlü olarak kurulmuştur.&#13;
Araştırmada kullanılan kuru fasulye genotiplerine ait metrekarede bitki sayısı, bitki boyu, ilk bakla yüksekliği, ana dal sayısı, bitkide bakla sayısı, bitkide tane sayısı, bitkide tane verimi, 100 tane ağırlığı, biyolojik verim, tane verimi, hasat indeksi, çıkış süresi, çiçeklenme süresi ve vejetasyon süresi değerlerine ait gözlem ve ölçümler yapılmıştır.&#13;
Çalışmamızda metrekarede bitki sayısı 10,88-15,00 adet, bitki boyu 43,52-95,07 cm, ilk bakla yüksekliği 8,62-16,45 cm, ana dal sayısı 1,82-2,05 adet, bitkide bakla sayısı 13,97-26,52 adet, bitkide tane sayısı 42,00-100,30 adet, bitkide tane verimi 20,50-32,65 g, 100 tane ağırlığı 28,17-49,48 g, biyolojik verim 459,85-612,10 kg/da, tane verimi 183,68-326,33 kg/da, hasat indeksi %27,75- %47,68, çıkış süresi 10,25-12,75 gün, çiçeklenme süresi 34,00-37,50 gün ve vejetasyon süresi 81,00-95,50 gün arasında değişim göstermişlerdir.&#13;
Sonuç olarak; 326,33 kg/da ile araştırmada kullanılan bütün genotipler arasında en yüksek verimli çeşit olarak belirlenen Kantar-05 çeşidi, 14,88 adet m2‘de bitki sayısına, 86,55 cm bitki boyuna, 8,62 cm ile ilk bakla yüksekliğine, 1,82 adet ana dal sayısına, 17,90 adet bitkide bakla sayısına, 79,70 adet bitkide tane sayısına, 32,65 g bitkide tane verimine, 40,28 g 100 tane ağırlığına, 607,05 kg/da biyolojik verime, 326,33 kg/da tane verimine, %47,68 hasat indeksine, 10,25 gün çıkış süresine, 34,00 gün çiçeklenme süresine ve 82,25 gün vejetasyon süresine sahip olmuştur.; ABSTRACT:&#13;
This study was conducted in order to determinate some yield and yield components of some common bean (Phaseolus vulgaris L.) genotypes under Çevirme village of Genç town of Bingöl city in 2017 growing season. The experiment was arranged in randomized complete block design with three replications with 10 common bean genotypes (6 commercial cultivars and 4 local populations).&#13;
Data were collected on some agronomic and morphological characteristics such as, number of plant in square meters, plant height, number of main brunch, number of pod in a plant, number of grain in a plant, grain yield in a plant, 100 grain weight, biological yield, harvest index, time of emergence, time of flowering and vegetation period.&#13;
The characteristics observed in our study varied among 10.88-15.00 number in plant density, 43.52-95.07 cm in plant height, 8.62-16.45 cm in first pod height, 1.82-2.05 number in number of main brunch, 13.97-26.52 number in pod number in a plant, 42.00-100.30 number in grain number in a plant, 20.50-32.65 g in grain yield per a plant, 28.17-49.48 g in 100 grain weight, 459.85-612.10 kg/da in biological yield, 183.68-326.33 kg/da in grain yield, 27.75-47.68 % in harvest index, 10.25-12.75 days in time of emergence, 34.00-37.50 days in time of flowering and 81.00-95.50 days in vegetation period.&#13;
As a result; the highest yielding cultivar Kantar-05 with yield of 326.33 kg/da among the genotypes used in the study had 14.88 number of plant in a square meters, 86.55 cm of plant height, 8.62 cm of first pod height, 1.82 number of main brunch, 17.90 number of pod per plant, 79.70 number of grain in a plant, 32.65 g of plant yield, 40.28 g of 100 grain weight, 607.05 kg/da of biological yield, 326.33 kg/da of grain yield, 47.68 % of harvest index, 10.25 days of emergence time, 34.00 days of flowering time and 82.25 days of vegetation period.
</description>
<pubDate>Tue, 01 Jan 2019 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6398</guid>
<dc:date>2019-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</channel>
</rss>
