<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<title>Fen Bilimleri Enstitüsü</title>
<link href="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/1357" rel="alternate"/>
<subtitle>Institute of Sciences</subtitle>
<id>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/1357</id>
<updated>2026-09-10T05:12:18Z</updated>
<dc:date>2026-09-10T05:12:18Z</dc:date>
<entry>
<title>Muş İli Buğday Üretimini Etkileyen Faktörlerin Mevcut Durumu ve Analizi</title>
<link href="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6304" rel="alternate"/>
<author>
<name>ÖZTÜRK, Feridun ÖZTÜRK</name>
</author>
<id>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6304</id>
<updated>2026-09-08T13:22:54Z</updated>
<published>2020-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Muş İli Buğday Üretimini Etkileyen Faktörlerin Mevcut Durumu ve Analizi
ÖZTÜRK, Feridun ÖZTÜRK
ÖZET:&#13;
Gerek un ve unlu mamuller ve gerekse makarna ve bulgur sektörünün gelişmesine katkı sağlayacak hammaddelerin başında buğday gelmektedir. Muş buğday üretimi için uygun iklim ve arazi şartlarına sahiptir. Bu çalışma, Muş ilinde yapılan buğday yetiştiriciliğinin mevcut durumunu belirlemek, yetiştiricilerin sorunlarını tespit ederek bu sorunlara çözüm önerileri getirmek amacıyla yapılmıştır. Çalışmada, oransal örnekleme yöntemiyle Muş ili merkez ve ilçelerinde belirlenen 200 kişi ile yüz yüze yapılan anketlerden elde edilen yatay kesit verileri kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre; incelenen işletmelerde ortalama 106,61 da alanda bitkisel üretim yapıldığı ve bu alan içerisinde de ortalama 95,6 da alanda buğday üretiminin gerçekleştirildiği belirlenmiştir. Yetiştiricilerin hem kendi ihtiyacı için hem de pazarlamak için bitkisel üretim yaptıkları sonucuna varılmıştır. İncelenen işletmelerde tarımsal alet makine varlığı, işletmelerin ortalaması olarak 3.25 adet olarak hesaplanmış ve Muş ilinin alet makine varlığı bakımından çok iyi bir konumda olmadığı görülmüştür. İncelenen işletmelerde Syrena Odeska ve Bezostaja yaygın olmak üzere toplam 12 farklı ekmeklik buğday çeşidi ekildiği belirlenmiştir. İncelenen işletmelerde buğdayın hem kışlık hem de yazlık olarak da ekildiği, kışlık ekimlerin genellikle Ekim ayında, yazlık ekimlerin ise Nisan ayında yapıldığı tespit edilmiştir. Dekara atılan tohum miktarı işletmeler ortalamasında 18,5 kg/da olarak hesaplanmıştır. İncelenen işletmelerde yetiştiricilerin büyük bir kısmının (%93,5) toprak analizi yaptırmadıkları, işletmelerde taban gübresi olarak 3 kg/da saf azot ve 8,6 kg/da saf fosfor, üst gübreleme de ise 8 kg/da saf azot attıkları, kullanılan gübre formunun ise yaygın olarak tabanda DAP (%96), üst gübrelemede ise üre (%97,5) olduğu tespit edilmiştir. Dekara buğday verimi işletme ortalamaları olarak 261,45 kg/da olarak hesaplanmıştır. Araştırma bulguları sonucunda; Muş ili için önemli bir gelir kaynağı olan buğday yetiştiriciliğinin ekolojik şartlara bağımlı geleneksel yöntemlerle yapıldığı anlaşılmıştır. Bölge şartlarına uygun buğday çeşitlerinin geliştirilmesi ile uygulamaya dönük yetiştirme tekniklerinin belirlenerek üreticilere tavsiye edilmesi, üretici birlikleri ile yetiştiriciler arasındaki ilişkilerin gözden geçirilerek sağlam, dinamik ve sürdürülebilir bir diyalog ortamı kurulmasına yönelik bir yapı oluşturulması önem arz etmektedir.; ABSTRACT:&#13;
Wheat is the primary raw material that will contribute to the development of the flour and bakery products sector. Muş province has extremely suitable climate and land conditions for wheat production. This study was carried out to determine the current status of wheat farming and by identifying the problems of farmers to suggest solutions for these problems in Muş province. The horizontal cross-section data were used which obtained from face-to-face surveys determined by proportional sampling method with 200 people in Muş province in the study. According to these search findings; The amount of area where vegetation production was made in approximately 106.61 da, and in this field wheat production was made 95.6 da in analyzed businesses. It is concluded that farmers produce vegetation products both for their own needs and for marketing. The existence of agricultural tools and machinery was calculated in the average of the enterprises in the examined enterprises ( analyzed businesses) as 3.25 and it was concluded that in terms of the presence of tools and machines of Muş province is not in a very good position. It was found out that twelve different wheat cultivars were planted in the analyzed businesses which are widely grown in Syrena Odeska and Bezostaja While it is determined that wheat is planted both in winter and summer in the examined enterprises, it is determined that winter planting is generally in October and summer planting is in April. The amount of seed per decare has been calculated as 18.5 kg in the average of the enterprises. It has been determined that most of the farmers (93.5%) do not make soil analysis. It was determined that the amount of DAP (Diammonium Phosphate) discarded as a base fertilizer enterprises is 3 kg/da pure nitrogenand 8.6 kg / da pure phosphorusand 8 kg/da pure urea as top fertilizer. Wheat yield per decare has been calculated as 261.45 kg in the enterprise average. As a result of these search findings; it was concluded that wheat cultivation, which is an important source of income for the Muş province, is dependent on ecological conditions, has a limited marketing opportunity and production is generally done by traditional methods. It is extremely important to make a structure in which a solid, dynamic and sustainable dialogue environment is established where the problems are identified and suggested between the producers' association sand the farmers in Muş province.
</summary>
<dc:date>2020-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Rize İlinde Geleneksel ve Organik Çay Tarımı Yapılan Alanlarda Toprak ve Çay (Camellia Sinensis) Örneklerinde Bazı Mineral Madde ve Ağır Metal İçeriklerinin Belirlenmesi</title>
<link href="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6301" rel="alternate"/>
<author>
<name>ÖZKAN, Fatih</name>
</author>
<id>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6301</id>
<updated>2026-09-08T12:31:49Z</updated>
<published>2021-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Rize İlinde Geleneksel ve Organik Çay Tarımı Yapılan Alanlarda Toprak ve Çay (Camellia Sinensis) Örneklerinde Bazı Mineral Madde ve Ağır Metal İçeriklerinin Belirlenmesi
ÖZKAN, Fatih
ÖZET:&#13;
Bu araştırmada; Rize ili Derepazarı ilçesinde yapılan geleneksel çay tarımı yapılan bahçelerdeki toprak ve bitki örnekleri ile Hemşin ilçesinde yapılan organik çay tarımı bahçelerinde toprak ve bitki örneklerinin bazı mineral madde ve ağır metal içerikleri belirlenmiştir. Araştırma kapsamında; geleneksel ve organik çay tarımının yapıldığı alanlar ağır metal birikimi (demir, çinko, bakır, mangan, kobalt, kurşun, nikel ve kadmiyum) bazı mineral madde (azot, fosfor ve potasyum) içeriği bakımından karşılaştırılmıştır. Bunun yanında her iki tarım uygulamasında toprakların ve bitkilerin element içeriği istatistiksel olarak analiz edilerek etki ve ilişki derecesi tespit edilmiştir. Ayrıca geleneksel ve organik çay tarımının yapıldığı alanlar toprak verimliliği bakımından karşılaştırılmıştır. Bu amaçla, Rize ili Derepazarı ilçesindeki köy ve mahallelerinden 15 bahçeye ait örnek ve Rize ili Hemşin ilçesindeki köy ve mahallelerinden 15 bahçeye ait örnek Temmuz ortası – Ağustos başı (2. Sürgün), dönemde yaprak örnekleri ve aynı bahçelerden 0 – 30 cm derinlikten toprak örnekleri alınmıştır. Çalışmada elde edilen sonuçlara göre, organik tarım alanları topraklarının azot ve fosfor içeriği organik tarım alanlarına göre anlamlı (p&lt;0.05) olarak yüksek bulunmuştur. Diğer yandan her iki alana ait topraklar azot ve fosfor içeriği bakımından fakir olarak belirlenmiştir. Geleneksel tarım alanlarına ait toprakların ağır metal içerikler genel olarak organik tarım alanı topraklarına göre daha yüksek bulunmuştur. Ancak sadece demir ve kurşun miktarı istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulunmuştur. Geleneksel tarım uygulamalarının yapıldığı çay bahçelerindeki bitkilerin kobalt, nikel ve çinko konsantrasyonları organik bahçelerdeki bitkilere göre anlamlı bir şekilde yüksek bulunmuştur. Diğer ağır elementlerde ise böyle bir ilişki bulunmamıştır.; ABSTRACT:&#13;
In this study; Some mineral matter and heavy metal contents of soil and plant samples in organic tea farming gardens in Hemşin district and soil and plant samples in traditional tea cultivation gardens in Derepazarı district of Rize province were determined. In the scope of the research; The areas where traditional and organic tea cultivation are carried out were compared in terms of heavy metal accumulation (iron, zinc, copper, manganese, cobalt, lead, nickel and cadmium) and some mineral substances (nitrogen, phosphorus and potassium) content. The element content was statistically analyzed and the degree of effect and relationship was determined. In addition, the areas where traditional and organic tea cultivation were made were compared in terms of soil fertility. For this purpose, 15 garden samples from the villages and neighborhoods of the Derepazarı district of Rize and 15 samples from the villages and neighborhoods of the Hemşin district of the Rize province were collected in the mid-July – early August (2nd Exile), leaf samples and soil samples from the same gardens from 0 – 30 cm depth. taken. According to the results obtained in the study, the nitrogen and phosphorus content of the soils of organic farming areas were found to be significantly higher (p&lt;0.05) than organic farming areas. On the other hand, the soils of both areas were determined to be poor in terms of nitrogen and phosphorus content. The heavy metal contents of the soils belonging to the traditional agricultural areas were generally higher than the soils of the organic agricultural areas. However, only the amount of iron and lead was found to be statistically significantly higher. Cobalt, nickel and zinc concentrations of the plants in the tea gardens where traditional agricultural practices were made were found to be significantly higher than the plants in the organic gardens. No such relationship was found for other heavy elements.
</summary>
<dc:date>2021-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Menekşe Bitkisinin Tuzluluğa Dayanımının Belirlenmesi</title>
<link href="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6300" rel="alternate"/>
<author>
<name>DEMİR, Gülcan</name>
</author>
<id>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6300</id>
<updated>2026-09-08T06:56:47Z</updated>
<published>2019-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Menekşe Bitkisinin Tuzluluğa Dayanımının Belirlenmesi
DEMİR, Gülcan
ÖZET:&#13;
Tuzluluk, her yıl çok önemli oranda ürün kayıplarına sebep olmaktadır. Aşırı tuzluluk&#13;
bitkinin beslenme ve metabolizmasına ters etki yaparak bitkiyi olumsuz etkilemektedir.&#13;
Bu denemede menekşe bitkisi kullanılmış olup, 1.5 kg lık saksılarda deneme&#13;
kurulmuştur. Sodyum klorürden hazırlanan farklı tuzluluk koşulları içeren sular (S1=&#13;
(normal sulama suyu, kontrol), S2=2.0 dSm-1, S3= 4.0 dSm-1, S4=6.0 dSm-1, S5=8.0&#13;
dSm-1 ve S6=10.0 dSm-1) sulamada kullanılmıştır. Denemede araştırılan konular şunlar&#13;
olmuştur: Bitkinin gelişmelerini incelemek amacıyla (2 ay sonra); bitki boyu, yaş&#13;
ağırlık, kuru ağırlık, bitki P, K, Ca, Mg, Na, Fe, Cu, Zn, Mn içeriklerinin değişimi.&#13;
Uygulamaların mikro elementlerin artşına neden olduğu, makro elementlerden de&#13;
sodyum ve kalsiyum elementinin artışına neden olduğu tespit edilmiştir.; ABSTRACT:&#13;
Salinity causes significant loss of product every year. Excessive salinity adversely&#13;
affects the plant's nutritional and metabolism and adversely affects the plant. In this&#13;
experiment violet plant was used and in 1.5 kg pots were tested. Water containing&#13;
different salinity conditions prepared from sodium chloride (S1 = (normal irrigation&#13;
water, control), S2 = 2.0 dSm-ı, S3 = 4.0 dSm-1, S4 = 6.0 dSm-1, S5 = 8.0 dSm-l and S6 =&#13;
10.0 dSm-1) was used in irrigation. Research topics in the following, In order to examine&#13;
the development of the plant (after 2 months); plant height, wet weight, dry weight,&#13;
plant P, K, Ca, Mg, Na, Fe, Cu, Zn, Mn contents of the change. It was determined that&#13;
the applications caused the increase of micro elements and the increase of sodium and&#13;
calcium element from the macro elements.
</summary>
<dc:date>2019-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Bingöl İlinden Toplanan Hydrophilidae (Coleoptera) Familyasının (Helochares ve Coelostoma) Cins ve Türler Arası Toplam Lipit ve Yağ Asiti Bileşenlerinin Araştırılması</title>
<link href="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6299" rel="alternate"/>
<author>
<name>YILDIZ, Günay</name>
</author>
<id>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6299</id>
<updated>2026-09-08T06:47:33Z</updated>
<published>2018-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Bingöl İlinden Toplanan Hydrophilidae (Coleoptera) Familyasının (Helochares ve Coelostoma) Cins ve Türler Arası Toplam Lipit ve Yağ Asiti Bileşenlerinin Araştırılması
YILDIZ, Günay
ÖZET&#13;
Bu çalışmada Bingöl İlinden toplanan Hydrophilidae (Coleoptera) familyasının (Helochares ve Coelostoma) cins ve türler arası toplam lipit ve yağ asiti bileşenleri belirlenmiştir. Örnekler, Mayıs- Haziran 2015 tarihleri arasında çesitli akarsu, kaynak, dere, birikinti ve sıcak su gözelerinin sığ kesimlerindeki bitki ve yosunlar arasından elek yardımıyla toplanmıştır. Böceklerin yağ asiti kompozisyonu gaz kromotografisi (GC-MS) ile belirlenmiştir. Bu çalışmanın sonucunda ΣDYA (Doymuş Yağ Asitleri), ΣTDYA&#13;
(Tekli Doymamış Yağ Asitleri) ve ΣÇDYA (Çoklu Doymamış Yağ Asitleri) düzeylerinin&#13;
cinsler ve türler arasında değişim oranları belirlenmiştir. Ayrıca, türlerin eşeye göre&#13;
toplam lipit miktarı (%) tespit edilmiştir. İncelenen örneklerin hepsinde, ΣDYA %23,87 -&#13;
%40,79, ΣTDYA, %21,6 - %53,20 ve ΣÇDYA, %14,29 - %27,35 düzeyinin aralıklarında&#13;
olduğu bulunmuştur. Gaz kromotografisi sonuçlarına göre,temel yağ asitleri doymuş yağ&#13;
asitlerinden; miristik asit (14:0), pentadekanoik asit (15:0), palmitik asit (16:0) ve&#13;
heptadekanoik asit (17:0), tekli doymamış yağ asitlerinden; palmitoleik asit (16:1n-9) ve&#13;
oleik asit (18:1n-9), çoklu doymamış yağ asitlerinden ise; linoleik asit (18:2n-6), linolenik&#13;
asit (18:3n-3), araşidonik asit (20:4n-6) ve eikosapentaenoik asit (20:5n-3) olarak tespit&#13;
edilmiştir.; ABSTRACT:&#13;
In this study, total lipids and fatty acids components was determined among genera and&#13;
species of the Hydrophilidae (Coleoptera) family (Helochares and Coelostoma) collected&#13;
in Bingöl. The specimens have been collected from shallow areas of the various running&#13;
water, springs, streams, ponds and hot springs, between May-June 2015 with the aid of&#13;
sieve. Fatty acid components of insects was determined by gas chromatography (GCMS).&#13;
It was determined as a result of this study the ratio of changes of the levels of&#13;
ΣSFAs (Saturated Fatty Acids), ΣMUFAs (Monounsaturated fatty acids) and ΣPUFAs&#13;
(Polyunsaturated Fatty Acids) among genus and species. Also, the total amount (%) of&#13;
lipid species were identified according to gender. All of the analyzed sample was found to&#13;
be in the range of the level of, ΣSFAs 23.87% - 40.79%, ΣMUFAs 21.6% - 53.20%&#13;
and ΣPUFAs 14.29% - 27.35%. According to the gas chromatography results; it was&#13;
determined that the main fatty acidswere myristic acid (14:0), pentadecanoic acid (15:0)&#13;
palmitic acid (16:0), heptadecanoic acid (17:0) are in saturated fatty acids, palmitoleic&#13;
acid (16:1n-7), oleic acid (18:1n-9) in monounsaturated fatty acids and linoleic acid&#13;
(18:2n-6), linolenic acid (18:3n-3), arachidonic acid (20:4n-6), eicosapentaenoic acid&#13;
(20:5n-3) in polyunsaturated fatty acids.
</summary>
<dc:date>2018-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
</feed>
