<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<title>Fen Bilimleri Enstitüsü</title>
<link href="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/1357" rel="alternate"/>
<subtitle>Institute of Sciences</subtitle>
<id>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/1357</id>
<updated>2026-09-29T19:56:35Z</updated>
<dc:date>2026-09-29T19:56:35Z</dc:date>
<entry>
<title>Bingöl İli Köy Tavukçuluğunun Yapısı</title>
<link href="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6386" rel="alternate"/>
<author>
<name>BURAL, Recep</name>
</author>
<id>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6386</id>
<updated>2026-09-29T13:26:31Z</updated>
<published>2015-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Bingöl İli Köy Tavukçuluğunun Yapısı
BURAL, Recep
ÖZET:&#13;
Köy tavukçuluğu bütün dünyada çok eski dönemlerden itibaren uygulanan bir üretim biçimidir. Gelişmekte olan ve gelişmemiş ülkelerde yaygın olup, kırsal kesimdeki çoğu aileler için hayati öneme sahiptir. Bu araştırmada, örnek populâsyonunu temsil edecek şekilde basit tesadüfî örnekleme yöntemiyle seçilen köylerde üreticilerle yüz yüze yapılan anketler aracılığı ile Bingöl ili köy tavukçuluğunun yapısı incelenmiştir. Üreticilere uygulanan anketlerde üreticilerin sosyo-ekonomik durumları, barınak yapıları, bakım bilgileri ve üretici sorunlarının ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Üreticilerin % 75,7'si erkek, %24,3'ü ise bayandır. Yetiştiricilerin yaş ortalaması 45,2 olarak hesaplanmıştır. Barınak yapımının üreticiler (erkekler) tarafından gerçekleştirildiği (%90), diğer işlerin ise kadınlar tarafından yapıldığı belirlenmiştir. Hastalıklar daha çok Eylül- Kasım aylarında görülmekte (%40,4) ve %53,2'sinde hastalık görülmekte ve hayvanların neredeyse tamamına yakını ölmektedir. Üretilen yumurta ve etin genellikle aile tarafından tüketildiği ve bir kısmının da hediye olarak verildiği tespit edilmiştir. Üreticilerin %14'ü bir tarımsal örgüte kayıtlıdır. Çiftçilerin kayıtlı olduğu örgütlerin %95'ini kooperatifler oluşturmaktadır. Kümes hayvanlarının beslenmesinde konsantre yemin hemen hemen hiç kullanılmadığı tespit edilmiştir. Beslemede daha çok artıklar (%91), otlatma (%59) ve dane yemin (%28,2) kullanıldığı saptanmıştır. Bingöl ilindeki köy tavukçuluğu dünyada uygulanan geleneksel köy tavukçuluğu ile paralellik göstermektedir. Bingöl'de bu konuda yapılmış bir çalışma olmadığından, bu araştırmanın Bingöl ilinin köy tavukçuluğunun yapısını ortaya koyması açısından ve bundan sonra yapılacak olan çalışmalara kaynak teşkil etmesi bakımından büyük önem taşıdığı söylenebilir.; ABSTRACT:&#13;
Village poultry farming is a family production system known from ancient time in the world. It can be found in all developing and non-developed countries and play a vital role in many poor rural households. In this research sample populations to represent the villages selected by simple random sampling method with producer through face to face surveys of structures backyard poultry were examined in the province of Bingol. In this surveys that applied to the producers aimed to figure out their socio-economic conditions, shelter structures, care knowledge and manufacturer problems. 75.7% of growers were male, while 24.3% were female. The average ages of farmers are calculated as 45.2. The poultry-houses have been built by producers (men 90%) and the other labor has been done by women. Bird diseases seen more in September and November (40.4%) and birds were dead after seeing disease (53.2%). The produced eggs and meat are generally consumed by the family and some of them were given as gift. 14% of farmers are registered in an agricultural organization. 95% of these organizations are cooperatives. It was found out that concentrate feed was almost never used in raising poultry in the villages. It was confirmed that mostly feed by product and / or leftover (%91) pasturage (%59) and grain feed (%28.2) were used in feeding poultry. Village poultry production in Bingol province of Turkey has similarities with traditional village poultry practiced throughout the World. It can be said that this work is utmost importance. Because of the revealing the structure of Bingol village poultry farming and then serving as a resource for studies will be conducted in terms.
</summary>
<dc:date>2015-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Bingöl Merkezden Toplanan Bazı Arı Polenlerinin Botanik Orjinlerinin ve Farklı Çözücülerde Elde Edilen Ekstraktların Antioksidan Kapasitelerinin Belirlenmesi</title>
<link href="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6384" rel="alternate"/>
<author>
<name>DÜZDABAN, Piroz</name>
</author>
<id>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6384</id>
<updated>2026-09-25T12:46:34Z</updated>
<published>2022-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Bingöl Merkezden Toplanan Bazı Arı Polenlerinin Botanik Orjinlerinin ve Farklı Çözücülerde Elde Edilen Ekstraktların Antioksidan Kapasitelerinin Belirlenmesi
DÜZDABAN, Piroz
ÖZET:&#13;
Arı poleni, içeriğinde bazı biyoaktif primer ve sekonder bileşenler bulunması dolayısıyla gıda ve sağlık alanında kullanılabilme potansiyeli yüksek doğal bir arıcılık ürünüdür. Arı poleni, elde edildiği bölge ve botanik çeşitliliğine göre farklı özellikler göstermektedir. Bu çalışmada, Bingöl Merkez’den aralarında belirli bir mesafe bulunan arılıklardan toplanan 5 arı poleninin; I) mikroskobik analizleri gerçekleştirildi, II) farklı çözücü ve konsantrasyonları kullanılarak, ultrasonik destekli ekstraksiyon yöntemiyle ekstrakte edildi, III) elde edilen ekstrakların, verimliliği, IV) toplam fenolik asit ve flavonoid miktarları, V) ve antioksidan kapasite değerleri hesaplandı. Elde edilen veriler ışığında; I) her bir arı poleni örneğinde farklı oranlarda bulunmak üzere Asteraceae, Fabaceae, Rosaceae familyaları ve Plantago lanceolata, Trifolium sp., Salix sp., Ranunculus sp., Achillea sp., Hypericum sp., Rumex sp., Sanguisorba sp., Pyrus sp., Juglans regia ve Carex sp. taksonlarının yoğunlukta olduğu, II) Arı polenleri ile kullanılan çözücüler ve çözücü konsantrasyonları arasında ortalama en yüksek miktarda ekstrakt eldesi %25 EtOH ile ekstraksiyonda, en düşük miktarlarda ekstrakt eldesi %100 EtOH ile ekstraksiyonda, III) ortalama en yüksek miktarda fenolik eldesi %50 EtOH ile ekstraksiyonda, en düşük miktarda fenolik asit eldesi dH2O ile ekstraksiyonda, ortalama en yüksek miktarda flavonoid eldesi %100 MeOH ile ekstraksiyonda, en düşük miktarda flavonoid eldesi dH2O ile ekstraksiyonda, IV) ortalama en yüksek DPPH antioksidan kapasite değeri %100 MeOH ile ekstraksiyonda, en düşük DPPH antioksidan kapasite değeri dH2O ile ekstraksiyonda, en yüksek ABTS antioksidan kapasite değeri %50 EtOH ile ekstraksiyonda, en düşük ABTS antioksidan kapasite değeri %100 EtOH ile ekstraksiyonda elde edilmiştir. Sonuç olarak, aynı bölge içerisinde görece farklı uzaklıklarda bulunan arı polenlerinin farklı botanik çeşitliğe sahip olduğu tespit edilmiş ve bu çeşitlilik fenolik asit ve flavonoid miktarı ile antioksidan kapasite değerlerini etkilediğini göstermiştir.; ABSTRACT:&#13;
Bee pollen is a natural beekeeping product with a high potential to be used in the field of food and health, as it contains some bioactive primary and secondary components. Bee pollen shows different characteristics according to the region where it is obtained and its botanical diversity. In this study, 5 bee pollen obtained from apiaries with a certain distance between them in the Central District of Bingöl; I) microscopic analyzes were carried out, II) was extracted by ultrasonic assisted extraction method using different solvents and concentrations, III) extract efficiency was calculated, IV) total phenolic acid and flavonoid amounts, V) and antioxidant capacity values were calculated. In the light of the data obtained; I) to be present in different proportions in each bee pollen sample; (Asteraceae, Fabaceae, Rosaceae families and Plantago lanceolata, Trifolium sp., Salix sp., Ranunculus sp., Achillea sp., Hypericum sp., Rumex sp., Sanguisorba sp., Pyrus sp., Juglans regia and Carex sp.) taxa are concentrated, II) Among the solvent and solvent concentrations used with bee pollen, the average highest amount of extract is obtained in the extraction with 25% EtOH, the lowest amount of extract is obtained in the extraction with 100% EtOH, III) the highest average amount of phenolic acid is obtained in extraction with 50% EtOH, the lowest amount of phenolic is obtained in extraction with dH2O, the average highest amount of flavonoid is obtained in extraction with 100% MeOH, the lowest amount of flavonoid is in extraction with dH2O, IV) The average highest DPPH antioxidant capacity value was obtained in extraction with 100% MeOH, the lowest DPPH antioxidant capacity value was obtained in extraction with dH2O, the highest ABTS antioxidant capacity value was obtained in extraction with 50% EtOH, and the lowest ABTS antioxidant capacity value was obtained in extraction with 100% EtOH. As a result, it was determined that bee pollen at relatively different distances in the same region had different botanical diversity, and this diversity showed that phenolic acid and flavonoid content and antioxidant capacity values were affected.
</summary>
<dc:date>2022-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Piyasadan Temin Edilen Kaya Tuzlarının Mineral İçeriklerinin ICP-MS, FT-IR Ve SEM-EDX Teknikleri ile Tespit Edilmesi</title>
<link href="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6383" rel="alternate"/>
<author>
<name>ÜSTEK, Muhammed Abdullah</name>
</author>
<id>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6383</id>
<updated>2026-09-25T12:37:35Z</updated>
<published>2019-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Piyasadan Temin Edilen Kaya Tuzlarının Mineral İçeriklerinin ICP-MS, FT-IR Ve SEM-EDX Teknikleri ile Tespit Edilmesi
ÜSTEK, Muhammed Abdullah
ÖZET:&#13;
Temel besin maddesi olarak kullanılan ve hemen her besine eklenen tuz, kimyasal formülü NaCl (Sodyum klorür) olan, kokusuz, suda iyi çözünen, besinleri koruma, saklama ve tatlandırmada kullanılan billursu maddedir. Bu çalışmada piyasada paketlenerek satılmakta olan 6 farklı kaya tuzu markasından elde edilen tuz numunelerinde ağır metal analizleri yapılmıştır. Alınan tuz numuneleri JEOL JSM-6510 Scanning Electron Microscope cihazında 50 μm, 250 μm, 500 μm ve 1000 μm’lik ölçülere büyütülerek fotoğrafları çekilmiş, element analizlerinin yapılması için tuz numunelerinin her birine ilk önce CEM marka Mars 6 One Touch (USA) model mikrodalga cihazı kullanılarak numune yakma ve analiz işlemi uygulanmış, daha sonra da element analizleri çeşitli standart çözeltiler kullanılarak kuarz nebulizer gazlaştırıcı, cyclonic spray chember ve entegre bir auto-sampler bulunduran ICP-MS NexION® 2000 (PerkinElmer® Inc., USA) cihazı ile yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda kaya tuzu numunelerinde sodyum ve klor elementlerinin yanında çeşitli miktarlarda 7Li, 9Be, 11B, 23Na, 24Mg, 27Al, 39K, 43Ca, 51V, 52Cr, 55Mn, 57Fe, 59Co, 60Ni, 63Cu, 66Zn, 69Ga, 45Sc, 82Se, 85Rb, 88Sr, 107Ag, 111Cd, 115In, 133Cs, 138Ba, 89Y, 202Hg, 205Tl, 208Pb, 209Bi, 238U, 209Bi-1, elementlerinden de bulunduğu tespit edilmiştir.; ABSTRACT:&#13;
Salt which is used as basic nutrition matterand added to all kinds of meal is formulated as NaCI (Sodium cloride), unscented and a matter that is used to keep, save and give flavour and crystalloid matter. In this study we made the analysis of heavy metal existance in the salt examples of 6 different salt trade marks in the industry. The salt examples photos were taken as 50 μm 250 μm 500 μm and 1000 μm in extended scales with the JEOL JSM-6510 Scanning Electron Microscope ench of the salt examples were burnt and analysed by using the CEM Mars 6 One Touch (USA) microwave device, then the element analysis were applied using ICP-MS NexION® 2000 (PerkinElmer® Inc., USA) which has quartz nebuliser volatilizer, cyclonic spray chemer and integrated auto sampler. At the end of these analysis results, apart from Sodium and Chloride elements, there are 7Li, 9Be, 11B, 23Na, 24Mg, 27Al, 39K, 43Ca, 51V, 52Cr, 55Mn, 57Fe, 59Co, 60Ni, 63Cu, 66Zn, 69Ga, 45Sc, 82Se, 85Rb, 88Sr, 107Ag, 111Cd, 115In, 133Cs, 138Ba, 89Y, 202Hg, 205Tl, 208Pb, 209Bi, 238U, 209Bi-1.
</summary>
<dc:date>2019-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Yeşilköy Mikrohavza Topraklarının Bazı Fiziksel ve Kimyasal Özelikleri ile Havza Karekteristiklerinin Belirlenmesi</title>
<link href="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6382" rel="alternate"/>
<author>
<name>ÇAKIR, Mehmet Emin</name>
</author>
<id>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6382</id>
<updated>2026-09-25T12:30:00Z</updated>
<published>2017-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Yeşilköy Mikrohavza Topraklarının Bazı Fiziksel ve Kimyasal Özelikleri ile Havza Karekteristiklerinin Belirlenmesi
ÇAKIR, Mehmet Emin
ÖZET:&#13;
Bu çalışma; Bingöl ili Yeşilköy mikrohavzası topraklarının bazı fiziksel ve kimyasal özelikleri ile havza karakteristiklerinin belirlenmesi için Aşağı Akpınar, Yukarı Akpınar, Güveçli, Küçük Tekören, Akdurmuş, Yeşilköy, Ormanardı, Ardıçtepe, Altınışık, Çiçekyayla ve Çayağzı Köylerini kapsayan toplam 6525,65 ha lık alanda yapılmıştır. Mikrohavzanın genel olarak jeolojik yapısı Metamorfik anakayadan oluşmaktadır. Bu anakayalar üzerinde gelişen toprakların ise genel olarak derin profile sahip, kumlu silt ve kumlu kil tekstüre sahip drenaj probleminin olmadığı, tuzsuz, çoğunun kireçsiz, organik maddenin orta düzeyde, pH‟nın nötre yakın bir özelliğe sahip olduğu belirlenmiştir. Bitki yetiştiriciliği açısından herhangi bir kısıtlayıcı sıkıntının olmadığı gözlemlenmiştir. Çalışmada daha önce belirlenen 49 adet toprak profilinde 0-30, 30-60, 60-90, ve 90-120 cm derinliklerinden elektriksel iletkenlik (EC), kireç (CaCO3), organik madde toprak bünyesi (kil,silt,kum ,%) analizleri yapılmış ve bu toprak profillerinin 0-30 ve 30-60 cm derinliklerinden mikro element (Cu, Mn, Zn ve Fe) analizleri yapılmıştır. Çalışma alanında güncel arazi kullanımı; Bozuk orman 2234,55 ha - %34,24; kumluk alan 56,08-%0,86; nehir 7,70 ha - %0,12; orman toprağı 3513,55 ha - %53,84; verimli orman 771,95 ha - %5,70; yerleşim 151,91- %2,33 ve ziraat 189,91 - %2,91 alan kaplamaktadır.; ABSTRACT:&#13;
This survey was conducted to determine some physical and chemical characteristics and basin characteristics of Yeşilköy micro watershed soils of Bingöl in 6525.65 ha area which includ Aşağı Akpınar, Yukarı Akpınar, Güveçli, Küçük Tekören, Akdurmuş, Yeşilköy, Ormanardı, Ardıçtepe, Altınışık and Çiçekyayla villages. Geological structure of watershed is composed of metamorphic bedrock in general. It is determined that soil forming on this bedrock has typical deep profile development with sandy, sandy-silt and sandy-clay textures. Furthermore there are no drainage and salinity problems in the study area and the soils have medium organic matter and pH . It is observed that in terms of plant growing, there are no restricting problems. In this survey, total of 49 soil profiles which were previously identified were investigated for electrical conductivity (EC), calcium carbonate equivalent (CaCO3), organic matter, textural fractions (clay , silt , sand (%) ) at depth of 0-30 cm, 30-60 cm, 60-90 cm, 90-120 cm. The available microelements were only determined for 0-30 and 30-60 cm depths Current land use types in the study are: Degraded forest lands 2234.55 ha – 34.24%, sand dunes 56.08 ha – 0.86%, river beds 7.70 ha- 0. 12%, forest 3513.55 ha – 53,84%, fertile forest 771.95 ha- 5.70%, settlement 151.91 - 2.33% and agricultural land 189.91 ha- 2.91%.
</summary>
<dc:date>2017-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
</feed>
