<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
<channel>
<title>İslam İktisadı  ve Finansı</title>
<link>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/1384</link>
<description>Islamic Economics and Law</description>
<pubDate>Wed, 29 Apr 2026 08:02:02 GMT</pubDate>
<dc:date>2026-04-29T08:02:02Z</dc:date>
<item>
<title>Türkiye’de Ramazan Ayının Gıda Tüketimine Etkisi: Bingöl İli Örneği</title>
<link>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6094</link>
<description>Türkiye’de Ramazan Ayının Gıda Tüketimine Etkisi: Bingöl İli Örneği
VAROL, Arzu
ÖZET:&#13;
Bu çalışmanın amacı Ramazan ayı etkinliklerinden dolayı gıda tüketiminin etkilenip&#13;
etkilenmediği konusu araştırmak ve istatistiki analizlerle bunu ortaya koymaktır. Ayrıca bu konuda&#13;
ve kapsamda yazılmış ilke eser olması nedeniyle de bilimsel bir boşluğu doldurduğu söylenebilir. Bu&#13;
çalışma Bingöl ili kentsel alanında, anketle veri toplama yöntemiyle tüketicilerle yüz yüze&#13;
yapılmıştır. Bu kapsamda 385 adet anket yapılmıştır. Anketlerin mahallelere dağıtımında mahallerin&#13;
toplam nüfus içindeki payları dikkate alınmıştır. Verilerin analizinde çok değişkenli istatistiki analiz&#13;
tekniklerinden olan Kümeleme (Cluster), faktör analizi kullanılmıştır. Bunun yanında Ramazan ayı&#13;
öncesine göre Ramazan ayında gıda tüketiminin artıp artmadığını ekonometrik bir model olan Çift&#13;
logaritmik kalıp kullanılmıştır.&#13;
Araştırma kapsamında yapılan kümeleme analizinde tüketicileri iki gruba ayrılmıştır. Birinci&#13;
grupta yer alan tüketiciler “Gıda Tüketimi Ramazan Ayından Dolayı Etkilendi” diye tanımlanırken,&#13;
ikinci grupta yer alan tüketiciler ise “Gıda Tüketimi Ramazan Ayından Az Etkilendi” şeklinde&#13;
kümelendirilmiştir. Buna göre, hanehalkının Ramazan öncesi ve Ramazan sonrası gıda tüketim&#13;
harcamaları dikkate alındığında, birinci grupta Ramazan ayının gıda tüketimi üzerindeki etkisi&#13;
%43,2 oranında etkiliyken, ikinci grupta bu oran %38,2 olarak gerçekleşmiştir.&#13;
Gıda tüketimini etkileyen faktörlerin ortaya konulması konuya daha çok açıklığa&#13;
kavuşturacağı söylenebilir. Buna göre çalışmada belirlenen 15 değişken, faktör analizi ile üç faktöre&#13;
indirgenmiş ve tanımlanmıştır. Birinci faktör, Ramazanda tüketim kültürü, ikinci faktör Ramazan&#13;
etkinlikleri ve son faktör ise paylaşma ve yardımlaşma olarak tanımlanmıştır. Dolayısıyla yukarıda&#13;
ifade edilen gıda tüketimi artışlarını bu üç faktör çerçevesinde ele almak gerektiği söylenebilir. Bu&#13;
üç faktörün toplamı, toplam varyansın %67,08’ini açıkladığını, yine yapılan analizde KMO test&#13;
değerinin 0,896 gibi yüksek bir değerle kullanılan değişkenlerin faktör analizi için uygun olduğu&#13;
belirlenmiştir. Yapılan regresyon analizinde Ramazan öncesi 0,552 olan esneklik değeri Ramazanda&#13;
0,538’e düşmüş olması, genel olarak bütün tüketicilerin gıda maddelerine olan taleplerinde bir&#13;
katılaşma olduğunu gösterdiğini yani Ramazan ayının gıda tüketimini artırdığını ve bu anlamda&#13;
etkili olduğu söylenebilir.; ABSTRACT:&#13;
The aim of this study is to investigate whether food consumption is affected by Ramadan activities and to reveal this by statistical analysis. In addition, it can be said that it fills a scientific gap due to the fact that it is a principle work written on this subject and within this scope. This study was conducted face to face with consumers by using data collection method in the urban area of Bingöl province. In this context, 385 questionnaires were conducted. The distribution of the surveys to the neighborhoods has taken into account the shares of the neighborhoods in the total population. In the analysis of the data, one of&#13;
the multivariate statistical analysis techniques, Cluster, factor analysis was used. In addition, the double logarithmic pattern, an econometric model, was used to determine whether food consumption increased during Ramadan. In the cluster analysis conducted within the scope of the research, consumers were&#13;
divided into two groups. Consumers in the first group were defined as “Food Consumption Affected Due to Ramadan Month,, while consumers in the second group were grouped as“ Food Consumption Less Affected from Ramadan Month ”. Accordingly, when food consumption expenditures of households before and after Ramadan are taken into consideration, the effect of Ramadan month on food consumption is 43.2% in the first group and 38.2% in the second group. It can be said that revealing the factors affecting food consumption will clarify the issue more. Accordingly, 15 variables identified in the study were reduced to three factors by factor analysis and identified. The first factor was defined as consumption culture during Ramadan, the second factor was Ramadan activities and the last factor was defined as sharing and solidarity. Therefore, it can be said that the above mentioned food consumption increases should be handled within the framework of these three factors. The sum of these three factors explained 67,08% of the total variance, and it was found that the KMO test value with a high value of 0,896 was suitable for factor analysis. According to the regression analysis, the flexibility value of 0.552 before Ramadan&#13;
has decreased to 0.538 during Ramadan, which indicates that there is a solidification in the demands of all consumers in general, ie the month of Ramadan increases food consumption and is effective in this sense.
</description>
<pubDate>Tue, 01 Jan 2019 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6094</guid>
<dc:date>2019-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Gelişen Sekiz İslam Ülkesinin (D-8 Ülkelerinin) Dış Ticaretinin Finansal ve İktisadi Açıdan Yeterlilik Analizi</title>
<link>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6090</link>
<description>Gelişen Sekiz İslam Ülkesinin (D-8 Ülkelerinin) Dış Ticaretinin Finansal ve İktisadi Açıdan Yeterlilik Analizi
ALAKUŞTEKİN, Abdurrahman
ÖZET:&#13;
Gelişen Sekiz İslam Ülkesi (Developing Eight, D-8) kapsadığı coğrafi alan itibariyle bölgesel olmaktan çok küresel bir oluşum özelliğine sahip olan; kuruluşunda Türkiye’nin başrolünü üstlendiği bir “kalkınmada işbirliği” organizasyonudur. Bu organizasyonda bulunan ülkeler; İran, Pakistan, Bangladeş, Malezya, Endonezya, Mısır ve Nijerya’dan oluşmaktadır. Bu çalışmada Gelişen Sekiz İslam Ülkesi(D-8)’ne üye ülkelerin kendi aralarında yapacakları ticari işlemlerde başka bir ülkeye ihtiyaç duymadan bu işlemleri gerçekleştirip gerçekleştiremeyecekleri analiz edilmiştir. Bu amaç doğrultusunda D-8 ülkelerinin toplam ihracat rakamlarının toplam ithalat rakamlarına bölünerek elde edilen karşılama oranı ile birbirlerine yeterli olup olmadığı incelenmiştir. Bu incelemeler sonucunda: Ayakkabı ve Şapkalar, Ağaç Ürünleri, Hayvan Derileri, Hayvansal ve Bitkisel Yağlar ve Asitler, Mineral Ürünler, Sanat ve Antika, Tekstil, Çeşitli Mobilyalar ve Ev Eşyaları ürün başlıklarında karşılama oranının birden büyük veya eşit olduğu gözlemlenmiştir. Diğer yandan; Enstrümanlar, Gıda Maddeleri, Hayvansal Ürünler, Kâğıt Ürünler, Kimyasal Ürünler, Kıymetli Madenler, Madenler, Makineler, Plastik ve Kauçuk, Sebze Ürünler, Silahlar, Taş ve Cam, Taşıma gibi ürün başlıklarında karşılama oranının birden küçük olduğu ve dolayısıyla D-8 organizasyonuna üye ülkelerin bu ürün başlıklarında tek başına yeterli olmadığı gözlemlenmiştir.; ABSTRACT:&#13;
Developing Eight Islamic Countries (D-8 Countries) is an organisation of “collaboration in progress” in the leadership of Turkey, which has a characteristics of a global constitution rather than a geographical entity in terms of the geography it involves. The founding countries of the organisation are Iran, Pakistan, Bangladesh, Malaysia, Indonesia, Egypt and Nigeria. In this study, it is focused on analysing if the member countries of D-8 can carry out their commercial transactions among them without needing any country. In accordance with this purpose, if D-8 countries complement the needings of each other was analysed with respect to the coverage ratio obtained through division of summand exportation to summand importation. As a result of these analysis, it was observed that the coverage ratio is bigger than one or equal to one in the fields of shoes and hats, wood products, peltry, animal or herbal oils and acids, mineral products, art and antiques, textile, various furnitures and household goods. However, it was recognised that the coverage ratio is less than one in the fields of Instrumentation, foodstuffs, animal products, paper materials, chemical products, precious metals, metals, machines, plastic and rubber, vegetables, weaponry, stones and glass and transportation, accordingly, D-8 countries are not efficient in these fields abovementioned.
</description>
<pubDate>Tue, 01 Jan 2019 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6090</guid>
<dc:date>2019-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Tasarruf Finansman Faaliyeti ile Bauspar Sisteminin Karşılaştırmalı Analizi ve Bir Uygulama Çalışması</title>
<link>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/5832</link>
<description>Tasarruf Finansman Faaliyeti ile Bauspar Sisteminin Karşılaştırmalı Analizi ve Bir Uygulama Çalışması
ÇİFTÇİ, Rumeysa
ÖZET:&#13;
Bu araştırmanın amacı, Bauspar Sistemi ile Tasarruf Finansman Faaliyetinin benzerliklerini ve farklılıklarını ortaya koymak ve lisanslama sürecinin sektöre etkilerini incelemektir. Bu hedefler doğrultusunda nitel bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Söz konusu nitel araştırma, fenomenoloji yöntemine&#13;
dayandırılmıştır. Bulguların elde edilmesi amacıyla açık uçlu mülakat formu kullanılmıştır. Katılımcılar, tasarruf finansman sektöründe aktif olarak çalışanprofesyonellerden oluşmaktadır. Mülakatlar sonucunda elde edilen veriler, içerik analizi ile yorumlanmıştır. Araştırma bulguları, lisanslama sürecinin sektör &#13;
gelişimine olumlu yansımaları olduğunu göstermektedir. Lisanslama sürecinin tamamlanmasıyla birlikte, tasarruf sahipleri açısından tasarruf finansman sektörü; daha güvenilir, daha itibarlı ve alternatif bir finansman yöntemi olarak anılmaya başlanmıştır. Bu gelişmeyle paralel olarak, sektörde dijital dönüşüm faaliyetleri de hız kazanmıştır. Türkiye'de her 25 haneden biri, konutunu veya taşıtını Tasarruf Finansman Faaliyeti yöntemiyle edinmektedir. Almanya'daki Bauspar Sistemi, ROSCA (Rotating Savings and Credit&#13;
Associations) yöntemiyle şekillenmekte olup 100 yıllık bir geçmişe sahiptir. Sistem içerisinde 25 milyon aktif sözleşme bulunmaktadır. Her yıl ortalama 1.5 milyon yeni sözleşme eklenmektedir. Almanya’da her üç aileden biri Bauspar Sistemini tercih etmektedir. Tasarruf Finansman Faaliyeti ile Bauspar Sistemi arasında birçok benzerlik olmakla birlikte, en büyük farklılık faiz uygulamalarıdır. Bu çalışmanın, her iki sistemin gelecek projeksiyonuna olumlu katkılar sunması hedeflenmektedir.; ABSTRACT:&#13;
The aim of this research is to identify the similarities and differences between the Bauspar System and the Savings Finance Activity, as well as to examine the effects of the licensing process on the sector. In line with these objectives, a qualitative research study has been conducted. This qualitative research is based on the phenomenology method. An open-ended interview form was utilized to obtain the findings. The participants consisted of professionals actively working in the savings finance sector. The data collected from the interviews were analyzed using content analysis.The research findings indicate that the licensing process has positive impacts on the development of the sector. With the completion of the licensing process, the savings finance sector has begun to be perceived as a more reliable, reputable, and alternative financing method by savers. Alongside this development, digital transformation activities within the sector have also accelerated. In Turkey, one in every 25 households acquires their home or&#13;
vehicle through the Savings Finance method. The Bauspar system in Germany is shaped by the Rotating Savings and Credit Associations (ROSCA) method and has a history of over 100 years. The&#13;
system currently holds 25 million active contracts, with an average of 1.5 million new contracts added each year. In Germany, one in every three families chooses the Bauspar System. While there are many similarities between the Savings Finance Activity and the Bauspar System, the most significant difference lies in their approaches to interest. This study aims to provide positive contributions to the future projections of both systems.
</description>
<pubDate>Mon, 01 Jan 2024 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/5832</guid>
<dc:date>2024-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Yoksulluğa Karşı İslam Hukuku ve Türk Hukukundaki Düzenlemeler</title>
<link>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/5789</link>
<description>Yoksulluğa Karşı İslam Hukuku ve Türk Hukukundaki Düzenlemeler
TURGUTALP, Şeymanur
ÖZET:&#13;
“Yoksulluğa Karşı İslam Hukuku ve Türk Hukukundaki Düzenlemeler” adlı bu çalışmamızda öncelikli olarak geçmişten beri var olan ve birçok bilim dalının konusunu oluşturan yoksulluk problemi ve probleme dair iki farklı hukuk sistemindeki düzenlemeler çalışılmıştır. Sorunun daha iyi anlaşılabilmesi ilk bölümde yoksulluk kavramı; tanım, tür, sebepler ve sonuçlar olarak ele alınmıştır. İhtiyaçları karşılama durumundaki eksik olarak tanımlanan yoksulluk daha çok iktisat ve ekonomi bilimleri ile ilişkilendirilmektedir. Hukuk bilimi ise kurallar koyucu ve kurucu özelliği ile sistemleri kurup şekillendirmektedir. Ekonomi kuralları ve kurumları da hukuk kuralları ile inşa edilmektedir. Kısacası ekonomi ve hukuk birbirlerini şekillendiren iki alandır. Daha çok gelir eksikliği ve ekonomiyle ilişkilendirilen yoksulluk problemi hukuk sistemlerinin de konusu olmuştur. Çalışmamızda İslam hukuku ve Türk hukukunda yoksullukla ilişkilendirilen ve kişileri ekonomik olarak koruyucu ve yoksulluğa düşmelerini önleyici düzenlemeler ele alınmıştır. Bu hukuk sistemlerinin esasları, oluşumları ve kaynakları farklılık arz ettiği için iki ayrı bölüm halinde çalışılmıştır. İslam hukuku kısmı ahkâm âyetleri, hadisler ve temel İslam kaynakları esas alınmıştır. Açıklayıcı olması için düzenlemeler; ibadetler, yasaklar, aile hukuku düzenlemeleri, cezalar ve gönüllük esaslı düzenlemeler şeklinde kategorize edilmiştir. Türk hukuku kısmında ise yoksullukla bağlantılı olarak öncelikle sosyal adalet, sosyal devlet ve sosyal yardım kavramları tanımlanmıştır. Sosyal devlet ve sosyal yardımlar ise Anayasa ve farklı hukuk disiplinlerinde bulunan çeşitli kanunlarla yapılmış ekonomik düzenlemelerle izah edilmiştir. Ayrıca Türk hukukunda devletin aktif sorumluluğu çerçevesinde yoksulluk ve sosyal yardımlar alanında rol alan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından da bahsedilmiştir. Sonuç kısmında iki hukuk sistemindeki benzer düzenlemeler ve farklılıklara değinilerek önerilerde bulunulmuştur.; ABSTRACT:&#13;
In this study titled "Islamic Law Against Poverty and Regulations in Turkish Law", we examine in detail the issue of poverty, which has existed since the past and is the subject of many branches of science, and the regulations in two different legal systems regarding the problem. In order to understand the problem better, the first division situation; It is discussed as definition, type, cause and effect. Poverty, as a lack of ability to meet needs, is mostly associated with economics and economic sciences. The science of law, on the other hand, establishes and shapes systems with its basic and rule-making features. Economic rules and rules are also created by legal rules. In short, what shapes economic and legal relations is twofold. The problem of lack of income and poverty in relation to the economy has also had legal consequences. In our study of this ability, the systems that are related to poverty in Islamic law and Turkish law and that protect people economically and prevent them from falling into weakness are discussed. Since the principles, formations and sources of this legal energy are diverse, they are provided in two separate sections. Islamic law is based on decree verses, hadiths and basic Islamic sources. Edits for clarity; They are categorized as worships, prohibitions, family law regulations, penalties and volunteer-based regulations. As part of Turkish law, there are primarily the concepts of social justice, social state and social assistance as relations with poverty. The social state and social assistance are explained by economic regulations regulated by the Constitution and various laws in different legal disciplines. In addition, the Ministry of Family and Social Services, which plays a role in the field of poverty and social assistance within the framework of the active responsibility of the management in the Turkish system, was also mentioned. In the conclusion, suggestions were made by touching on the similar regulations and differences in the two legal systems.
</description>
<pubDate>Mon, 01 Jan 2024 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/5789</guid>
<dc:date>2024-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</channel>
</rss>
