<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
<channel>
<title>Zootekni</title>
<link>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/1371</link>
<description>Animal Science</description>
<pubDate>Fri, 31 Jul 2026 16:55:29 GMT</pubDate>
<dc:date>2026-07-31T16:55:29Z</dc:date>
<item>
<title>Kapalı Sistem ve Serbest Dolaşımlı Sistemlerde Yetiştirilen Beyaz Hindilerin Besi Performansı ve Karkas Özellikleri Bakımından Karşılaştırılması</title>
<link>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6230</link>
<description>Kapalı Sistem ve Serbest Dolaşımlı Sistemlerde Yetiştirilen Beyaz Hindilerin Besi Performansı ve Karkas Özellikleri Bakımından Karşılaştırılması
KAYAOKAY, Adil
ÖZET:&#13;
Bu çalışma, kapalı ve serbest dolaşımlı sistemlerde yetiştirilen beyaz hindilerin besi performansı ve karkas özellikleri bakımından karşılaştırılması amacıyla yürütülmüştür. Denemede günlük yaşta toplam 90 adet hindi palazı 3 deneme grubuna (Kapalı sistem, %50 yem + mera ve Mera), her grupta 30’ar hayvan ve 3 tekerrürlü olacak şekilde şansa bağlı olarak dağıtılmıştır. 17 haftalık besi dönemi boyunca hindilere ait canlı ağırlıkları, yem tüketimleri, yemden yararlanma oranları ve karkas özellikleri saptanmıştır.&#13;
Kapalı sistem, %50 yem + mera ve Mera gruplarına ait hindilerin 17. hafta sonundaki canlı ağırlıkları erkek + dişi karışık olarak sırasıyla; 11100 g, 9511,08 g ve 7727,93 g olarak bulunmuştur. Muamele gruplarına ait canlı ağırlık ortalamaları (17. hafta) bakımından elde edilen ortalamalar arasındaki farklılıklar önemli (P&lt;0,01) bulunmuştur.&#13;
Yem tüketimi bakımından, kapalı sistem ve %50 yem + mera sistemindeki hindiler 17 haftanın sonunda sırasıyla; 26,15 kg ve 15,24 kg yem tüketmiştir. Mera grubunda ise ilk 8 hafta için yem tüketimi belirlenmiş olup, bu dönemde hindiler ortalama 4.35 kg yem tüketmişlerdir. Grupların yem tüketimlerine ait ortalamar arasındaki farklılıklar önemli (P&lt;0,05) bulunmuştur.&#13;
Yemden yararlanma oranları, kapalı sistem ve %50 yem + mera grupları için 0-17 haftalık dönemde sırasıyla; 2,35 ve 1,60 olarak saptanmıştır. Mera grubu için ise, 0-8 haftalık dönem dikkate alınmış ve bu dönemdeki yemden yararlanma oranı 1,39 olarak bulunmuştur. Grupların yemden yararlanma oranları arasındaki farklılıklar istatistiksel anlamda önemli (P&lt;0,05) bulunmuştur.&#13;
Muamele gruplarına ait karkas ağırlıkları, kapalı, %50 yem + mera ve mera sistemlerinde erkek + dişi karışık olarak sırasıyla; 9252,10 g, 6979,20 g ve 5953,40 g olarak bulunmuştur. Grupların karkas ağırlıklarına ait ortalamalar arasındaki farklılıklar önemli (P&lt;0,05) bulunmuştur.&#13;
Sonuç olarak, hindi yetiştiriciliğinde tamamen kapalı sistemler yerine uygun mevsim ve mera koşullarında tamamen mera şartlarında veya kısmen meraya dayalı sistemlerin uygulanmasıyla büyük oranda yem tasarrufu sağlanabileceği ve bu şekilde kapalı sistemlerde elde edilen karkas ağırlığına yakın değerlere ulaşılabildiği, özellikle %50 yem&#13;
+ mera ve mera sistemlerinin hindilerde besi performansı ve karkas özellikleri açısından düşük yem tüketimi de dikkate alındığında daha iyi sonuç verdiği söylenebilir.; ABSTRACT:&#13;
This study was performed to compare white turkeys raised in conventional and free range systems in terms of their fattening performance and carcass traits. In the experiment, a total of 90 1-day-old turkey poults were randomly distributed into three experimental groups (Conventional system, 50% feed + pasture, and Pasture) with three of replication (10 birds/each). The live weights, feed consumption, feed utilization rates and carcass traits of turkeys were detected during the 17-week fattening period.&#13;
The live weights of turkeys in the Conventional system, 50% feed + pasture, and Pasture groups at the end of the 17th week were found as 11100 g, 9511.08 g, and 7727.93 g, respectively, for both males and females. The differences between the averages obtained in respect to the live weight of the treatment groups (17th week) were significant (P&lt;0.01).&#13;
In terms of feed consumption, the turkeys in the conventional system and 50% feed + pasture system consumed 26.15 kg and 15.24 kg of feed, respectively, at the end of the 17th week of age. In the pasture group, average feed consumption for eight weeks was 4.35 kg/bird. The differences between the averages of the groups’ feed consumption were found as significant (P&lt;0.05).&#13;
The feed utilization rates of conventional and 50% feed + pasture groups were 2.35 and 1.60, respectively, during the 0-17-week period. For the pasture group, the feed utilization rate for the 0-8 week period was 1.39. The differences between the feed utilization rates of the groups were statistically significant (P&lt;0.05).&#13;
The carcass weights of the treatment groups for both males and females in the conventional, 50% feed + pasture, and pasture groups were 9252.10 g, 6979.20 g, and 5953.40 g, respectively. The differences between the averages of the groups were significant (P&lt;0.05).&#13;
In conclusion, it can be stated that feed saving can be ensured to a large extent with the implementation of the partially or total free range systems under appropriate season, by this way, carcass weight of totally or partially pasture conditions could be closer to the conventional system. Taking account of low feed consumption of the turkeys, especially in 50% feed + pasture and pasture systems, in terms of fattening performance and carcass traits, pastured system can be considered as more profitable.
</description>
<pubDate>Fri, 01 Jan 2016 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6230</guid>
<dc:date>2016-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Korelasyon Matrisinin Cayley- Hamilton Teoremi ile Çözümlenmesi: Hayvancılık Verilerinde Bazı Uygulamalar</title>
<link>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6001</link>
<description>Korelasyon Matrisinin Cayley- Hamilton Teoremi ile Çözümlenmesi: Hayvancılık Verilerinde Bazı Uygulamalar
DİNLER, Abdulmenaf
ÖZET:&#13;
Bu çalışmada, Cayley- Hamilton teoremi kullanılarak 4∗4 boyutlu A kare matrisinin farklı mertebeden kuvvetlerine ait işlemler yapılmıştır. Literatür taraması sonucunda Meksika, Colima'daki Pelibuey koyunlarının morfolojik özellikleri arasındaki ilişki için Pearson korelasyonları elde edilmiştir. Bu koyunların morfolojik özelliklerine ait değişkenler cidago yüksekliği (WIH), göğüs çevresi (CHG), göğüs genişliği (CHW) ve vücut uzunluğu (BOL)’dur. Bu değişkenler arasında hesaplanan korelasyon katsayıları 0,23−0,83 aralığında bulunmuştur. Elde edilen korelasyon matrislerinin özdeğerleri hesaplanarak matrislerin yüksek mertebenden kuvvetlerinin hesaplanması kolaylaşmıştır. Bu öz değerlere karşılık 4∗4 ‘lük korelasyon matrislerinin yüksek dereceden kuvvetleri, karekökü, küp kökü, sinüsü, kosinüsü, tanjantı, logaritması ve üstel kuvveti hesaplanarak farklı matrisler elde edilmiştir. Yüksek mertebeden işlemleri ve bulunmaları zor elde edilen farklı türden polinom ve çeşitli fonksiyonların matrisleri Cayley- Hamilton teoremiyle çözülebilmiştir.; ABSTRACT:&#13;
This work employed the Cayley-Hamilton Theorem to perform operations on various powers of a 4∗4 square matrix. Following a literature research, Pearson correlation coefficients were calculated to analyse the correlations among the morphological traits of Pelibuey sheep in Colima, Mexico. The morphological factors examined for these sheep comprise withers height (WIH), chest girth (CHG), chest width (CHW), and body length (BOL). The computed correlation coefficients between these variables ranged from 0.23 to 0.83. The calculation of higher-order powers of the resulting correlation matrices was streamlined by determining their eigenvalues. In connection to these eigenvalues, many matrices were derived by computing the higher-order powers, square roots, cube roots, sine, cosine, tangent, logarithm, and exponential functions of the 4 ∗ 4 correlation matrices. High ‒ order operations and matrices of diverse polynomials and complex functions, which are otherwise challenging to acquire, were effectively produced utilising the Cayley- Hamilton Theorem.
</description>
<pubDate>Wed, 01 Jan 2025 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6001</guid>
<dc:date>2025-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Bingöl İli ve İlçelerinde Arıcılığın Yapısal Analizi, Sorunları ve Çözüm Önerileri</title>
<link>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/5993</link>
<description>Bingöl İli ve İlçelerinde Arıcılığın Yapısal Analizi, Sorunları ve Çözüm Önerileri
ŞEN, Fatih
ÖZET:&#13;
Bu çalışma, Bingöl ili merkez ve 5 ilçesinde faaliyet gösteren arıcılık işletmelerinde görülen arı hastalıkları ve zararlılarının belirlenmesi ve bu işletmelerin arıcılık uygulamaları ile ilgili genel durumunun ortaya konulması amacıyla yürütülmüştür. Araştırmanın materyalini, 99 arıcı ile yüz yüze yapılan anketlerden elde edilen veriler oluşturmaktadır.&#13;
Araştırma bulgularına göre, arıcıların büyük bir kısmı orta yaş grubunda olup (ortalama 51,35), genellikle uzun yıllara (17,81 yıl) dayanan deneyime sahip oldukları görülmüştür. İşletme sahiplerinin eğitim durumunun %79,8 oranında lise ve ortaokul mezunu olduğu saptanmıştır. Arıcılık işletmelerinde ağırlıklı olarak Kafkas arı ırkı tercih edilmekte (%93,9), üretimde modern ahşap kovanlar yaygın şekilde (%90,9) kullanılmaktadır. Anket yapılan işletmelerin yaklaşık %59,4’ü göçer arıcılık yapmaktadır. Koloni kayıplarının genelde %10’dan daha düşük olduğu ifade edilmiştir. Kışlatma kayıpları %79,8 oranında kötü iklim koşullarına ve yetersiz beslenmeye atfedilmiştir. Ana arı değiştirme süresi bakımından, daha çok yılda 2 yılda bir değiştirme (%68,7) uygulanmaktadır. Üreticilerin&#13;
%98’i Varroa ile mücadele ettiklerini ifade etmişlerdir. Antibiyotik kullanılma oranı %22,7 olarak belirlenmiştir Arıcıların %13,3’ü teknik eleman bulmada güçlük çektiğini açıklamıştır. Kurslara katılma oranı oldukça yüksek olup, bu oran %82,8 olarak saptanmıştır.&#13;
Sonuç olarak, Bingöl ilindeki arıcılık faaliyetlerinin önemli bir potansiyele sahip olduğu ancak bazı yanlış uygulamaların değiştirilmesi, mevcut bilgi ve örgütlenme düzeyinin iyileştirilmesi gerekmektedir. Ayrıca, eğitim faaliyetlerinin yaygınlaştırılması, veteriner hizmetlerinin güçlendirilmesi, kış beslenmesindeki eksikliklerin giderilmesi, örgütlenmenin teşvik edilmesi, sürdürülebilir ve verimli bir arıcılık sektörü için gerekli görülmektedir.; ABSTRACT:&#13;
This study was carried out to determine the bee diseases and pests seen in beekeeping enterprises producing in Bingöl province and its 5 districts and to reveal the general situation of these enterprises regarding beekeeping practices. The research material consisted of data obtained from face-to-face surveys conducted with 99 beekeepers.&#13;
According to the research findings, the majority of beekeepers are middle-aged (average 51.35 years) and generally have many years of experience (17.81 years). It was determined that 79.8% of the business owners are high school or secondary school graduates. Caucasian bee breeds are predominantly preferred in beekeeping businesses (93.9%), and modern wooden hives are widely used in production (90.9%). Approximately 59.4% of the businesses surveyed practice migratory beekeeping. Colony losses were reported to be generally less than 10%. Wintering losses were attributed to adverse climatic conditions and inadequate nutrition in 79.8%. Regarding the queen replacement period, queen replacements are mostly performed every two years (68.7%). Ninety-eight percent of beekeepers reported combating Varroa mites. Antibiotic use was 22.7%, and 13.3% of beekeepers reported difficulty finding technical personnel. The course participation rate was quite high, at 82.8%.&#13;
In conclusion, beekeeping in Bingöl province has significant potential, but some inappropriate practices need to be changed and current knowledge and organizational levels improved. Furthermore, expanding educational activities, strengthening veterinary services, addressing winter nutritional deficiencies, and encouraging organizational development are essential for a sustainable and productive beekeeping sector.
</description>
<pubDate>Wed, 01 Jan 2025 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/5993</guid>
<dc:date>2025-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Bingöl ve Elazığ İllerinde Tavukçuluk İşletmelerindeki Altlık Yönetimi ve Kümes Atıklarının Değerlendirilmesi</title>
<link>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/5992</link>
<description>Bingöl ve Elazığ İllerinde Tavukçuluk İşletmelerindeki Altlık Yönetimi ve Kümes Atıklarının Değerlendirilmesi
BEYOĞLU, İzzet
ÖZET:&#13;
Bu çalışma, Bingöl ve Elâzığ illerinde faaliyet gösteren etlik piliç ve yumurta tavuğu işletmelerindeki altlık yönetimi ve kümes atıklarının değerlendirilme durumunu incelemek amacıyla yürütülmüştür. Bu amaçla, söz konusu illerde faaliyet gösteren 167 adet etçi ve 16 adet yumurtacı olmak üzere toplam 183 adet işletmenin sahipleri ile yüz yüze anket yapılmıştır. Anket yapılan yumurtacı işletmelerde ortalama arazi büyüklüğünün 43,438 da olduğu saptanmıştır. Yumurtacı işletmelerde genellikle kafes sistemi ile üretim yapıldığı (%75), serbest gezinmeli sistemin %18,8 ve altlıklı yer sisteminin ise %6,2 oranında olduğu belirlenmiştir. Yumurtacı işletmelerde tavuk kapasitesinin 5000-320000 adet arasında değiştiği ve işletme ortalamasının 103,068,75 adet olduğu saptanmıştır. İşletmelerde kümes başına tavuk sayısı 36,975 adet olarak saptanmıştır. Kafes sisteminde elde edilen saf gübrenin genellikle depolarda (%68,75) toplandığı görülmüştür. İşletme sahipleri, elde ettikleri saf gübreyi genellikle tavuk gübresi işleyen firmalara veya gübre olarak kullanmak isteyenlere sattıklarını açıklamışlardır. Etlik piliç işletmelerinde ortalama kapasite 33906.25 adet olarak belirlenmiştir. Yıllık devir sayısı genelde 6 kez (%66,4) uygulanıyor ve iki devre arasındaki süre ortalama 15,42 gündür. İşletme sahiplerinin %94,1’i altlığı besi süresi boyunda düzenli olarak kontrol etmektedirler. İşletme sahiplerinin %52,6’sı, elde ettikleri altlık materyali+gübreyi ekonomik olarak değerlendiremediklerini ifade etmişlerdir. İşletmelerin %42,1’i, altlığı birden fazla kullandıklarında dezenfekte ederken, %57,9’u antikoksidiyal kullandıkları için dezenfekte etmeden kullanmaktadırlar. Altlığı tekrar kullanan işletmelerin %53,3’ü hastalıklarda artış görüldüğünü bildirmişlerdir. Sonuç olarak, Bingöl ve Elazığ’da faaliyet gösteren tavukçuluk işletmelerinin altlık yönetimi ve kümes atıklarının değerlendirilmesi konularında bazı önemli eksiklikleri ve yanlış uygulamaları olduğu saptanmıştır.; ABSTRACT:&#13;
This study was conducted to investigate the litter management and utilization of poultry waste in broiler and layer farms operating in the provinces of Bingöl and Elazığ. For this purpose, face-to-face surveys were conducted with the owners of 183 farms, 167 of which are broilers and 16 of which are layer farms, operating in these provinces. The average land size of the surveyed layer farms was determined to be 43.438 da. It was determined that the cage system is generally used in egg-laying farms (75%), free-range systems are used in 18.8%, and floor systems with litter are used in 6.2%. It has been determined that the chicken capacity in egg-laying enterprises varies between 5000-320000 pieces and the average of the enterprise is 103.068.75 pieces. The number of chickens per coop in the farms was determined to be 36975. It was observed that the pure manure produced in the cage system is generally collected in storage (68.75%). The farm owners explained that they generally sell the pure manure to companies that process chicken manure or to those who want to use it as fertilizer. The average capacity in broiler farms was determined to be 33.906.25 chickens. The annual turnover is generally six (66.4%), and the average time between turns is 15.42 days. 94.1% of farm owners regularly check the litter throughout the fattening period. 52.6% of farm owners stated that they cannot economically utilize the litter material and manure they obtain. While 42.1% of the businesses disinfect the litter when they use it more than once, 57.9% use it without disinfecting because they use anticoccidial. 53.3% of farms that reused litter reported an increase in disease. Consequently, it was determined that poultry farms operating in Bingöl and Elazig had some significant deficiencies and incorrect practices regarding litter management and utilization of poultry waste.
</description>
<pubDate>Wed, 01 Jan 2025 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/5992</guid>
<dc:date>2025-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</channel>
</rss>
