<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
<channel>
<title>Moleküler Biyoloji  ve Genetik</title>
<link>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/1367</link>
<description>Molecular Biology and Genetics</description>
<pubDate>Sat, 20 Jun 2026 14:05:40 GMT</pubDate>
<dc:date>2026-06-20T14:05:40Z</dc:date>
<item>
<title>The Effects of Ethanol Extract Propolis on Extrinsic And Intrinsic Pathways of Apoptosis in Primary Rat Astrocyte Cell Culture</title>
<link>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6138</link>
<description>The Effects of Ethanol Extract Propolis on Extrinsic And Intrinsic Pathways of Apoptosis in Primary Rat Astrocyte Cell Culture
HIDAYAT, Aso Nadhim
ABSTRACT:&#13;
Presented study was to examine the effect of ethanol extract of propolis (EEP), dependently on their concentrations on the viability and morphology of exposition to treated EEP or its ingredients. Results about 100μg/ml ingredients of EEP were evaluated by Immumoblot. We obtained the strong decline of viability of primary astrocytes cell. The results of Immunoblot shown an increasing of GFAP expression in primary astrocyte cell culture approximately to 29% after EEP 10μg/ml, 22% after EEP 25μg/ml and 79% after EEP 100μg/ml application. Moreover, the modulation of expression markers of apoptotic ways, especially, caspase3, BAX, Bcl-2 may indicate activation of intrinsic pathway of apoptosis induced by EEP in primary astrocyte cell culture line. EEP contain high amount antioxidant known to be essential for maintaining the proper function and regulation of many biochemical and cellular reactions. However, high exposure to levels of EEP in occupational can lead to more degenerative suppression caspase-3,BAX. Related to apoptosis, according to caspase-3 content on 79%, BAX 66% (EEP+LPS). Observed results showed that primary astrocyte cell culture is valid experimental model for the study of EEP effects on switching off apoptosis pathways. Different doses of EEP have a non linear dose-depend effect on expressions of both extrinsic and intrinsic apoptotic pathways markers. After treatment with EEP primary astrocyte cell culture induce astroglial reactivity in 10–100 μg/ml range concentration. This astrocyte‟s reactivation associated with GFAP overexpression and hypertrophy of glial cells.&#13;
The involvement of the intrinsic mitochondrial pathway of apoptosis was demonstrated with modulation by EEP a level of Bcl-2 expression. In addition, our data also shown for the first time that 25μg/ml EEP induce maximum astroglial reactivity compared with 10 – 100μg/ml EEP. Taking together, these findings contribute to a deeper elucidation of the molecular signaling mechanisms underlying EEP for regulation apoptotic pathways and cell reactivation.; ÖZET:&#13;
Çalışmamızda, propolisin etanol ekstresinin (EEP) veya EEP bileşenlerinin farklı konsantrasyonlarına bağlı olarak hücre canlılığı ve morfolojisine etkisi incelemektir. EEP'nin 100μg/ml'si ile ilgili sonuçlar immumoblot yöntemiyle elde edilerek değerlendirildi. Birincil astrosit hücrelerinde canlılığının güçlü düşüşü gözlemlendi. Birincil astrosit hücrelerinde immünoblot sonuçlarına göre GFAP ekspresyonunda EEP 10 μg/ml 'den yaklaşık %29, EEP'den 25μg/ml 'den sonra %22 ve EEP 100μg/ml uygulamasından sonra %79'luk bir artış gözlendi. Üstelik birincil astrosit hücrelerinde EEP tarafından indüklenen apoptozun iç yolağında markerlerinin modülasyonunda özellikle de kaspaz3, BAX ve Bcl-2 ifadelerinin aktivasyonu gözlemlendi. EEP, birçok biyokimyasal ve hücresel reaksiyonda düzgün işleyişi ve düzenlenmeyi sağlamada gerekli olduğu bilinen yüksek miktarda antioksidan madde içerir. Bununla birlikte, fazla dozda EEP‟ye maruz kalma kaspaz-3 ve BAX ekspresyonunda daha dejeneratif baskılamaya yol açtığı görüldü. Apoptoz ile ilgili olarak EEP+LPS içeriğine göre, % 79'luk kaspaz-3 ve BAX %66 sonuçları gözlendi. Elde edilen sonuçlara göre primer astrosit hücre kültürü EEP‟nin apoptotik yolakları durdurmaya yönelik etkilerini çalışmak için iyi bir modeldir. EEP‟nin farklı dozları apoptozun iç ve dış yolaklarının markörlerinin ekspresyonları üzerinde doza bağlı lineer olmayan etki göstermiştir. EEP‟nin hücrelere eklenmesi, astroglial reaktiviteyi 10-100 μg/ml konsantrasyon aralığında arttırmıştır. GFAP ekspresyonunun fazla olması ve glial hücrelerinin fazla büyümesi reaktivitenin artmasında etkili olmuştur.&#13;
EEP‟nin apoptozun mitokondriyel iç yolağı üzerindeki modülayonu, Bcl-2 ekspresyonu üzerinden gösterilmiştir. Ek olarak, 25μg/ml EEP‟nin diğer dozlara göre maksimum astroglial reaktivite sağladığı ilk olarak bu çalışmada gösterilmiştir. Bütün veriler dikkate alındığında bulunan sonuçlar, EEP‟nin apoptotik yolaklar ve hücre reaktivasyonunu kontrol eden sinyal mekanizmaları üzerindeki etkilerini anlamaya yönelik önemli katkı sağlamıştır.
</description>
<pubDate>Sun, 01 Jan 2017 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6138</guid>
<dc:date>2017-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>The Effects of Ethanol Extract Propolis Absorbed With Nanoparticles C60 Fulleren on Astroglial Reactivity and Cytoskeleton State in Primary Rat Astrocyte Cell Culture</title>
<link>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6137</link>
<description>The Effects of Ethanol Extract Propolis Absorbed With Nanoparticles C60 Fulleren on Astroglial Reactivity and Cytoskeleton State in Primary Rat Astrocyte Cell Culture
MAHMUOOD, Raber Qader
ABSTRACT:&#13;
Astrocytes are the most abundant cell-type of the human brain and play a variety of roles in brain homeostasis and synaptic maturation, under normal conditions. In addition, astrocytes undergo dramatic pathological changes in response to brain injury, such as reactive gliosis and glial scar formation. The implementation of new public healthcare models that stimulate the use of natural products from traditional medicine, as a so-called integrated medicine, refers to an approach that uses best of both conventional medicine and traditional medicine. Propolis is a widely used natural product by different ancient cultures and known to exhibit biological activities beneficial for health. A large number of studies conducted with propolis had identified that its chemical composition varies as a function of the climate, plant difference, and bee species and plays an important role on its therapeutic characteristics. The aim of the study is the molecular disclosure mechanisms of EEP effects on astroglial reactivity and cytoskeleton state in primary rat astrocyte cell culture. In Our study observed Ethanol Extract Propolis significantly induced astrocytes activation can lead to expression GFAP, Nf-kB, and angiostatin. One approach to protecting against Dox-induced chemical insult to normal tissues is a combined use of the EEP with antioxidants of a different nature. EEP has recently been recognized as a promising agent for use in anticancer therapy.; ÖZET:&#13;
Astrositler insan beyninde en bol bulunan hücre tipidir ve normal şartlarda beyinde homeostasis ve sinaptik olgunlaşmada önemli rol oynar. Ayrıca, astrositler beyin hasarına yanıt olarak reaktif glioz gibi patolojik değişikliklerle karşılık verir. Propolis, birçok farklı kültürde kullanılan doğal bir üründür ve sağlığa faydalı birçok biyolojik aktivitesi vardır. Propolisle yapılmış birçok çalışma propolisin kimyasal yapısında bulunan birçok bileşiği ortaya çıkarmıştır ve bu çalışmalar göstermiştir ki propolisin kimyasal içeriği iklim, bitki örtüsü, bal arısı türleri gibi etkenlere bağlı olarak değişmektedir. Bu çalışmada propolisin etanol ekstraktının astroglial reaktivite ve astroglial hücre iskeleti üzerindeki etkilerinin moleküler açıdan gözlemlenmesi amaçlanmıştır. Sonuç olarak, propolisin etanol ekstraktı astrosit aktivasyonunu arttırmıştır. GFAP, Nf-kB ve anjiostatin ekspresyonunun artması da bu aktivasyonun bir göstergesidir. Normal doku ve hücreleri doksorubisin tarafından indüklenen kimyasal hasara karşı korumanın bir yolu da propolisin etanol ekstraktını başka doğal antioksidanlarla kullanmak olabilir. Son dönemde propolisin etanol ekstraktının antikanser çalışmalarında olumlu sonuç veren bir ajan olarak kullanıldığı bilinmektedir.
</description>
<pubDate>Sun, 01 Jan 2017 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6137</guid>
<dc:date>2017-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Kanser Kemoterapi Direncine Karşı Emodin ve Aloe-Emodinin Rolü</title>
<link>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6018</link>
<description>Kanser Kemoterapi Direncine Karşı Emodin ve Aloe-Emodinin Rolü
AVCI, Biritan
ÖZET:&#13;
Kanser, hücrelerin kontrolsüz çoğalması ve farklılaşma yeteneklerini kaybetmesiyle ortaya çıkan, yüksek mortalite ve morbiditeye sahip önemli bir sağlık sorunudur. Osteosarkoma, özellikle çocukluk ve ergenlik döneminde görülen, hızlı metastaz yapma eğilimi nedeniyle prognozu kötü olan bir kemik tümörüdür. Günümüzde kemoterapi ve radyoterapi temel tedavi yaklaşımları olsa da, tedaviye karşı gelişen direnç başarıyı sınırlamaktadır.&#13;
Doğal kaynaklı bileşikler antikanser potansiyelleri ile öne çıkmaktadır. Rheum ribes bitkisinden elde edilen emodin ve aloe-emodin, antiproliferatif ve pro-apoptotik etkileri ile bilinen doğal antrakinon türevleridir. Bu çalışmada, PARP inhibitörüne dirençli osteosarkoma hücre hattı (U2OS/PIR) üzerinde bu bileşiklerin etkileri incelenmiştir. WST-1 analizi, her iki bileşiğin hücre canlılığını belirgin şekilde azalttığını göstermiştir. Koloni sağkalım analizi, hücrelerin koloni oluşturma kapasitelerinin baskılandığını ortaya koymuştur. ROS ve VEGF analizleri, oksidatif stresin arttığını ve anjiyogenezin inhibe edildiğini göstermiştir. Ayrıca apoptozla ilişkili proteinlerdeki değişimler, apoptotik süreçlerin aktive olduğunu doğrulamıştır.&#13;
Sonuç olarak, emodin ve aloe-emodinin osteosarkoma hücrelerinde tek başına antikanser etki gösterdiği; PARP inhibitörleri ile kombine kullanıldığında tedavi etkinliğini artırarak ilaç direncinin kırılmasına katkı sağlayabileceği ortaya konulmuştur.; ABSTRACT:&#13;
Cancer is a major health concern characterized by uncontrolled cell proliferation and loss of differentiation, associated with high morbidity and mortality. Osteosarcoma, predominantly observed in children and adolescents, has a poor prognosis due to its rapid metastatic potential. Although chemotherapy and radiotherapy remain the primary treatment approaches, therapeutic resistance often limits their effectiveness.&#13;
Natural compounds have attracted attention due to their potential anticancer properties. Emodin and aloe-emodin, anthraquinone derivatives isolated from Rheum ribes, are known for their antiproliferative and pro-apoptotic effects. In this study, the effects of these compounds were investigated in the PARP inhibitor-resistant osteosarcoma cell line (U2OS/PIR). WST-1 assays demonstrated a significant reduction in cell viability following treatment with both compounds. Colony formation assays revealed marked inhibition of the cells’ clonogenic capacity. ROS and VEGF analyses indicated increased oxidative stress and suppressed angiogenesis, respectively. Furthermore, alterations in apoptosis-related protein levels confirmed the activation of apoptotic pathways.&#13;
In conclusion, emodin and aloe-emodin exhibited anticancer effects in osteosarcoma cells, and their combination with PARP inhibitors enhanced therapeutic efficacy, suggesting a potential strategy to overcome drug resistance.
</description>
<pubDate>Wed, 01 Jan 2025 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6018</guid>
<dc:date>2025-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Yeşil Sentez Ferulik Asit Magnezyum Nanopartikülün: Gökkuşağı Alabalıklarında (Oncorhynchus mykiss) Büyüme Hormonları ve Antioksidan Enzimlerinin Gen Ekspresyonlarının Değerlendirilmesi ve Antioksidan Enzim Aktivitelerinin ve Antibakteriyel Özelliklerinin İncelenmesi</title>
<link>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/5985</link>
<description>Yeşil Sentez Ferulik Asit Magnezyum Nanopartikülün: Gökkuşağı Alabalıklarında (Oncorhynchus mykiss) Büyüme Hormonları ve Antioksidan Enzimlerinin Gen Ekspresyonlarının Değerlendirilmesi ve Antioksidan Enzim Aktivitelerinin ve Antibakteriyel Özelliklerinin İncelenmesi
BALKİS, Esra
ÖZET:&#13;
Bu çalışmada, yeşil sentez (Green Synthesis) yaklaĢımı ile sentezlenen ferulik asit ve magnezyum nanopartikülleri (FA@MgNPs) geliştirilmiştir. Sentezlenen FA@MgNPs‘lerin, Gökkuşağı alabalıkları (Oncorhynchus mykiss) üzerindeki biyolojik etkilerinin moleküler düzeyde araştırılması amaçlanmıştır.&#13;
Deneysel çalışmalara, sentezlenen FA@MgNPs‘lerin karakterizasyonunu gerçekleştirmek amacıyla Ultraviyole/görünür ışık Spektroskopisi (Uv-vis.), Fourier Dönüşümlü Kızılötesi Spektroskopisi (FT-IR), X-Işını Kırınımı (XRD), X-IĢını Spektroskopisi (EDX), Taramalı Elektron Mikroskobu (SEM), Transmisyon Elektron Mikroskobu (TEM) ve Zeta potansiyel analizi gibi enstrümental analiz teknikleri ile başlanmıştır. Karakterizasyon işleminin ardından in-vitro ortamda; FA@MgNPs‘lerin antimikrobiyal etkinlikleri, pozitif ve negatif kontroller kullanılarak disk difüzyon metodu ile değerlendirilmiştir. İn-vivo deneyeler için yavru gökkuşağı alabalıkları (Oncorhynchus mykiss) temin edilmiştir. Aklimasyon gerçekleştirilmiş ve balıklar, deney için hazırlanmış katkılı yemlerle beslenmeye başlanmıştır. Beslenme süresi tamamlanmış ve moleküler analizlerde kullanmak üzere deneklerden; kas, karaciğer ve böbrek dokuları alınarak uygun koşullarda muhafaza edilmiştir. Alınan dokularla, büyüme hormonu (GH-I), insülin benzeri büyüme faktörü (IGF-I) ve antioksidan iliĢkili genlerin ((katalaz (CAT), süperoksit dismutaz (SOD), glutatyon peroksidaz (GPX), glutatyon redüktaz (GR), glutatyon-S-transferaz (GST)) mRNA düzeyleri, enzim aktivitesi ve yağ asidi profili analizleri gerçekleştirilmiştir.&#13;
Karakterizasyon analizleri sonucunda FA@MgNPs‘lerin, partikül boyutu yaklaĢık 10,68 nm olarak saptanmıştır. FA@MgNPs‘lerin doza bağımlı bir şekilde Escherichia coli, Aeromonas hydrophila, Yersinia ruckeri, Staphylococcus aureus bakterilere karşı etkinlik gösterdiği belirlenmiştir. Kas, karaciğer ve böbrek dokularında hedeflenen genlerin mRNA ekspresyon düzeyleri, enzim aktivite seviyeleri ve yağ asidi içerikleri değerlendirilmiş; bu parametrelerde gen ve dokuya özgü farklılıkların istatistiksel olarak anlamlı olduğu belirlenmiştir.; ABSTRACT:&#13;
In this study, ferulic acid and magnesium were combined to create a synergistic effect by adopting a green chemistry approach; in this way, it was aimed to synthesize ferulic acid magnesium nanoparticles (FA@MgNPs) and to investigate the biological effects of the synthesized FA@MgNPs on aquatic organisms at the molecular level.&#13;
Experimental studies were initiated with instrumental analysis techniques such as Ultraviolet/visible light Spectroscopy (Uv-vis.), Fourier Transform Infrared Spectroscopy (FT-IR), X-Ray Diffraction (XRD), X-Ray Spectroscopy (EDX), Scanning Electron Microscopy (SEM), Transmission Electron Microscopy (TEM) and Zeta potential analysis in order to characterize the synthesized FA@MgNPs. After the characterization process, in vitro; antimicrobial activities of FA@MgNPs were evaluated by disk diffusion method using positive and negative controls. Juvenile rainbow trout (Oncorhynchus mykiss) were provided for in vivo experiments. Acclimation was performed and the fish were started to be fed with supplemented feeds prepared for the experiment. The feeding period was completed and muscle, liver and kidney tissues were taken from the subjects to be used in molecular analyses and stored under appropriate conditions. The mRNA levels, enzyme activities and fatty acid contents of growth hormone (GH-I), insulin-like growth factor (IGF-I) and antioxidant (catalase (CAT), superoxide dismutase (SOD), glutathione peroxidase (GPX), glutathione reductase (GR), glutathione-S-transferase (GST)) genes were analyzed with the tissues taken.&#13;
As a result of characterization analysis, FA@MgNPs were found to have a size of approximately 10.68 nm. It was determined that FA@MgNPs were effective against Escherichia coli, Aeromonas hydrophila, Yersinia ruckeri, and Staphylococcus aureus bacteria in a dose-dependent manner. The mRNA expression levels, enzyme activity levels, and fatty acid contents of targeted genes in muscle, liver, and kidney tissues were evaluated; it was determined that gene- and tissue-specific differences in these parameters were statistically significant. It was observed that the relative density and hardness values increased in parallel with the increase in sintering temperature and time for the material.
</description>
<pubDate>Wed, 01 Jan 2025 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/5985</guid>
<dc:date>2025-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</channel>
</rss>
