<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rdf:RDF xmlns="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<channel rdf:about="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/1386">
<title>Siyaset Bilimi ve  Kamu Yönetimi</title>
<link>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/1386</link>
<description>Political Science and Public Administration</description>
<items>
<rdf:Seq>
<rdf:li rdf:resource="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6059"/>
<rdf:li rdf:resource="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/5859"/>
<rdf:li rdf:resource="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/5852"/>
<rdf:li rdf:resource="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/5833"/>
</rdf:Seq>
</items>
<dc:date>2026-04-07T13:52:20Z</dc:date>
</channel>
<item rdf:about="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6059">
<title>Ruhani Dönemi İran Ortadoğu Politikası ve Suriye ile İlişkiler</title>
<link>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6059</link>
<description>Ruhani Dönemi İran Ortadoğu Politikası ve Suriye ile İlişkiler
SEKİN, Şemsettin
ÖZET:&#13;
Bu çalışmada İran‟ın dış politika yapım süreci, Orta Doğu dış politika stratejisi ve Hasan Ruhani döneminde İran‟ın Ortadoğu ülkeleriyle olan ilişkileri üzerinden Suriye politikası ele alınmıştır. Orta Doğu‟nun güç merkezlerinden biri olmayı başaran İran, izlediği dış politika stratejileriyle bölgeyi etkilemeyi başarmıştır. Özelikle 1979 İran İslam Devrimi‟nden sonraki ideoloji temelli dış politika stratejileri, onu hem bölgede hem de uluslararası sistemde yalnızlaştırmıştır. Bu sert radikal politikalar İran‟ı ekonomik olarak güçsüzleştirmiş ve bölgede marjinalleştirmiştir. Bölgede birçok devlet tarafından tehdit olarak algılanan İran, izlediği ılımlı dış politika stratejileriyle bu algıyı kırmaya çalışmıştır. Özellikle 2013 yılında İran Cumhurbaşkanı olarak seçilen Hasan Ruhani‟nin itidalli dış politika tutumu, İran‟ın bölge ülkeleriyle olan ilişkilerinde yeni bir sayfa açacağı izlenimi oluşturmuştu. Ruhani‟nin uzlaşmacı ve diyalog kanalları açık dış politika anlayışı, İran‟ın Batı‟yla iyi ilşkiler geliştirmesini sağlamıştır. Ama aynı dış politika tutumu bölgede istenilen düzeyde gerçekleşmemiştir. İran‟da rejimin bölgedeki güvenlik temelli dış politika stratejisi, Ruhani‟nin itidalli dış politika anlayışına baskın gelmiştir. Bundan dolayı Ruhani döneminde İran‟ın bölge politikasında beklenen değişim istenilen düzeyde olmamıştır.İran‟ın bölgede güç ve güvenlik merkezli dış politika stratejisinden vazgeçememesi, bölge ülkelerinin İran merkezli tehdit algısının değişmemesine neden olmuştur. 2011 yılında Suriye‟de başlayan iç savaş sürecinde, İran‟ın Esad rejimini destekleyen politikalar yürütmesi, Orta Doğu‟da yeni güç mücadelelerinin yaşandığı bir ortam yaratmıştır. Bu vekâlet savaşlarını yaşandığı süreçte İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, ılımlı dış politikalarıyla bölgedeki gergin ortamı yumuşatmaya çalışmıştır. Bu çalışmanın temel amacı, İran İslam Devrimi sonrası İran‟ın değişen dış politika stratejisi çerçevesinde Hasan Ruhani‟nin dış politika anlayışının bölge ülkeleriyle ve Suriye‟yle olan ilişkilere etkisi incelenecektir.; ABSTRACT:&#13;
In this study, Iran‟s foreign policy making process, Middle East foreign policy strategy and Syria policy through Iran‟s relations with Middle Eastern countries during the presidency of Hassan Rouhani have been discussed. Iran, which has managed to become one of the power centers of the Middle East, has succeeded in influencing the region with the foreign policy strategies it has followed. Ideology-based foreign policy strategies, specifically after the 1979 Iranian Islamic Revolution, have isolated the country both in the region and in the international system. These harsh radical policies have weakened Iran in an economical sense and marginalised it in the region, as well. Perceived as a threat by many states in the region, Iran has tried to overcome this perception with its moderate foreign policy strategies. Especially the moderate foreign policy attitude of Hassan Rouhani, who was elected as the President of Iran in 2013, led to the impression that Iran would open a new page in its relations with the countries in the region. Rouhani‟s understanding of foreign policy with conciliatory and open dialogue channels allowed Iran to develop good relations with the West. However, the same foreign policy attitude has not been realised in the region at the desired level. The security-based foreign policy strategy of Iran‟s established order in the region dominated Rouhani‟s moderate foreign policy understanding. Therefore, the anticipated change in Iran‟s regional policy during the presidency of Rouhani was not at the desired level. Iran‟s inability to abandon its power and security-centered foreign policy strategy in the region has caused the Iran-centered threat perception of the countries in the region to remain unchanged. During the civil war, which started in Syria in 2011, Iran‟s policies supporting the Assad regime created an environment, in which new power struggles emerged in the Middle East. During these proxy wars, Iranian President Hassan Rouhani tried to soften the tense atmosphere in the region with his moderate foreign policies. The main purpose of this study is to examine the effect of Hasan Rouhani‟s foreign policy understanding on relations with the countries in the region and Syria within the framework of Iran‟s changing foreign policy strategy after the Iranian Islamic Revolution.
</description>
<dc:date>2021-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/5859">
<title>Hakimiyet Teorilerinin Tarihsel Gelişimi ve Dünya Siyasetine Etkisi (19 20.YY)</title>
<link>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/5859</link>
<description>Hakimiyet Teorilerinin Tarihsel Gelişimi ve Dünya Siyasetine Etkisi (19 20.YY)
ALVEROĞLU, Fırat
ÖZET:&#13;
Egemenlik, bilinen tarihinin tamamında toplumlar arasında bir çatışma&#13;
konusu olarak yer bulmuştur. Kabilelerden devletlere kadar süregelen güç&#13;
mücadelesi toplulukların birbirlerine üstün gelme çabasının göstergesidir. Yaşanan&#13;
güç mücadeleleri, politikacıla rın ve düşünürlerin de dikkatini farklı zaman&#13;
dilimlerinde çekmiştir. Bu bağlamda, geliştirilen çok fazla teori mevcuttur. Bu&#13;
çalışmada, Kara, Deniz ve Hava Hakimiyet Teorileri odaklı bir inceleme&#13;
yapılacaktır . Hakimiyet Teorileri olarak isimlendirilen bu teoriler, günümüz&#13;
dünyasını şekillendirmekteler. Bu sebeple hem savaş alanlarına hem de politikaya&#13;
etkilerini detaylı olarak incelemeye çalışılacaktır&#13;
Ayrıca Yapay Zeka alanındaki gelişmeler göz önüne alındığında, Yapay Zeka&#13;
temelli yeni teorilerin geliştirilme olasılığı ve muktedir devletler açısından&#13;
sağlayacağı faydalar da incelenecektir. Yapay zekanın varlığında siyaset ve&#13;
hakimiyet gibi kavramların geçirebileceği dönüşümler de ele alınacaktır.&#13;
Son olarak, Hakimiyet teorilerinin etkilerinin dışında kullanım şekilleri de&#13;
incelenecektir. Savaş stratejilerinden aldatma hilesi olarak kullanılmalarına kadar&#13;
birçok alanda farklı şekillerde etkiler yaratmışlardır. Heartland teorisinin 2. Dünya&#13;
Savaşı’nd a bir aldatmaca olarak kullanılmış olabileceğine dair düşüncelere de&#13;
değinilecektir . Bu çalışmada, toplumların güç savaşlarında kullandığı sayısız&#13;
materyal ve düşünceden ari şekilde değerlendirerek, hakimiyet teorilerinin&#13;
doğrudan etkileri üzerinde durulup varsa günümüz e yansımaları incelenecektir; ABSTRACT:&#13;
Sovereignty has consistently been a subject of conflict among societies throughout&#13;
recorded history. The ongoing struggle for power, spanning from tribes to states, reflects&#13;
the efforts of communities to assert dominance over one another. These power struggles&#13;
have captured the attention of politicians and thinkers across various historical periods,&#13;
resulting in the development of numerous theories. This study will focus on an analysis&#13;
centered around the Theories of Land, Sea, and Air Dominance. These theories,&#13;
c ollectively known as Dominance Theories, play a significant role in shap ing the modern&#13;
world. Therefore, their impacts on both battlefields and politics will be examined in detail&#13;
In addition, considering advancements in Artificial Intelligence, the potential&#13;
development of Artificial Intelligence based dominance theories and their advantages for&#13;
dominant states will be meticulously explored. The transformations that concepts like&#13;
politics and sovereignty might undergo in the presence of artificial intelligence will also&#13;
be examined.&#13;
Lastly, the study will evaluate not only the impacts of dominance theories but also&#13;
their diverse applications. These theories have influenced various domains, ranging from&#13;
military strategies to tools of deception. Speculations regarding the possible use of the&#13;
Heartland Theory as a deception during World War II will also be addressed . This research&#13;
aims to evaluate the direct effects of dominance theories while refra ining from the&#13;
countless materials and ideas employed societies’ power struggles and if ap plicable, to&#13;
analyze their refletctions in the present day.
</description>
<dc:date>2024-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/5852">
<title>Kamu Güvenliği ve Kalabalık Yönetimi</title>
<link>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/5852</link>
<description>Kamu Güvenliği ve Kalabalık Yönetimi
KARA, Burak
ÖZET:&#13;
Kalabalık yönetimi, kalabalıkların kontrol altında tutulması, ortaya çıkabilecek olası olumsuz sonuçların öngörülerek gerekli tedbirlerin alınması ve istenmeyen kalabalıkların tekrar oluşmaması için gerekli yönetsel çalışmaların yapılması sürecidir. Başarılı bir şekilde gerçekleştirilmiş bir kalabalık yönetimi, insanların huzurlu bir hayat sürmelerinin temel şartıdır. Çünkü başarılı bir kalabalık yönetimi başta insanların güvenlik ihtiyacı olmak üzere diğer tüm ihtiyaçlarının karşılanmasında doğrudan etkilidir.&#13;
Kalabalık yönetimi, insanların güvenli bir ortamda hayatlarını sürdürmeleri için bir gerekliliktir. Her kalabalığın olaya dönüşmesi veya insanların hayatlarını tehdit etmesi beklenemez. Ancak kalabalık içerisinde insanların kamu düzenini bozan eylemler sergilemeleri ve diğer insanların güvenliklerini tehlikeye atmaları daha kolaydır. Çünkü kalabalık içerisinde gerçekleşebilecek küçük bir olay, kısa süre içerisinde diğer insanların güvenliklerini tehdit edici bir seviyeye ulaşabilir. Bu durum kalabalık yönetiminin kamu güvenliği açısından bir gereklilik olduğunu ifade etmektedir.&#13;
Kalabalık yönetimi ve kamu güvenliği ilişkisinin konu edinildiği bu çalışmanın temel amacı, kamu güvenliğinin sağlanması hususunda kalabalık yönetiminin etkisinin ortaya konmasıdır. Bu amaç doğrultusunda etkili bir kalabalık yönetiminin kamu güvenliğinin sağlanmasındaki rolü tartışılmıştır. Bu doğrultuda yapılan bu çalışmanın birinci bölümünde, güvenlik ve kamu güvenliği kavramlarının neyi ifade ettiği, nitelikleri ve unsurlarının neler olduğu açıklanmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde, kalabalık ve grup kavramları, kalabalık ve grupların özellikleri, kalabalık ve grup arasındaki ilişkilerin neler olduğu üzerinde durulmuştur. Çalışmanın üçüncü bölümünde, kamu güvenliği ve kalabalık yönetimi ekseninde kamu güvenliğini bozan durumlar, olay ve toplumsal olay olguları ve olayın kamu güvenliğine dönüşmesi konuları ele alınmıştır. Çalışmanın son bölümünde ise kamu güvenliği açısından etkin bir kalabalık yönetiminin gerçekleştirilmesi için nelerin yapılması gerektiği ortaya konmuştur.; ABSTRACT:&#13;
management is the process of keeping crowds under control, taking necessary precautions by foreseeing possible negative consequences that may arise, and carrying out necessary administrative work to prevent unwanted crowds from reoccurring. Successfully implemented crowd management is the basic condition for people to live a peaceful life. Because successful crowd management is directly effective in meeting all other needs, especially people's need for security.&#13;
Crowd management is a necessity for people to continue their lives in a safe environment. It is not expected for every crowd to turn into an incident or threaten people's lives. However, it is easier for people to exhibit actions that disrupt public order and endanger the safety of other people in a crowd. Because a small incident that may occur in a crowd can reach a level that threatens the safety of other people in a short time. This situation indicates that crowd management is a necessity in terms of public safety.&#13;
The main purpose of this study, which examines the relationship between crowd management and public safety, is to reveal the effect of crowd management on ensuring public safety. For this purpose, the role of effective crowd management in ensuring public safety has been discussed. In this context, the first part of this study has explained what the concepts of security and public safety mean, what their characteristics and elements are. In the second part of the study, the concepts of crowd and group, the characteristics of crowd and groups, and the relationships between crowd and group have been emphasized. In the third part of the study, the situations that disrupt public safety, incidents and social incidents and the transformation of the incident into public safety have been discussed in terms of public safety and crowd management. In the last part of the study, what needs to be done to achieve effective crowd management in terms of public safety has been presented.
</description>
<dc:date>2024-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/5833">
<title>Türk Siyasetinde Politik Aktör Olarak Necmettin Erbakan’ın, Siyonizm’e Yaklaşımı ve Irkçı Emperyalizm Söylemi</title>
<link>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/5833</link>
<description>Türk Siyasetinde Politik Aktör Olarak Necmettin Erbakan’ın, Siyonizm’e Yaklaşımı ve Irkçı Emperyalizm Söylemi
ÇATKIN, Ömer
ÖZET:&#13;
Türk siyasi hayatının en mühim aktörlerinden biri olan Necmettin Erbakan Siyonizme karşı muhalefeti ile bilinmektedir. Erbakan ve Millî Görüş hareketi, diğer siyasi aktörlere ve rejime doğrudan karşı gelmeden, tüm sorunların temel kaynağı olarak Siyonizmi konumlandırarak, kendilerini sistem baskılarından muaf tutmayı başarmışlardır. Erbakan'ın Siyonizme karşı tutumu, İslam dünyasında geniş yankılar uyandırmış ve İslam toplumlarında Siyonizme karşı gelişen eleştirilerin ve direniş hareketlerinin teorik temellerini oluşturmuştur. Erbakan'a göre, Siyonizm, yalnızca İsrail Devleti'nin kurulması ve genişletilmesi ile sınırlı bir ideoloji değil, küresel düzeydeki ekonomik, siyasi ve kültürel hakimiyet arayışının bir parçasıdır ve bu söylemiyle İslam dünyasında entelektüel bir liderlik rolü üstlenmiş ve geniş bir etki alanı oluşturmuştur. Irkçı emperyalizm söylemi ise Erbakan'ın Siyonizm’i eleştirirken kullandığı temel kavramlardan biridir. Erbakan, Siyonist hareketin yalnızca Yahudilerin üstünlüğünü savunan bir yapı olmadığını, aynı zamanda küresel ekonomik düzeni kontrol etmeye yönelik bir amaç taşıdığını savunmuştur. Bu bağlamda Siyonizmi, dünya çapında bir azınlık elit grubun kendi çıkarlarını korumak adına diğer halkları baskı altına aldığı bir sistem olarak tanımlamış ve bu durumu ırkçı emperyalizm olarak adlandırmıştır.&#13;
Bu tez çalışmasında Necmettin Erbakan'ın söylemlerinde Siyonizm kavramını incelemeyi ve söylemleri aracılığıyla Siyonizm'e yaklaşımını ve ırkçı emperyalizm hakkındaki düşüncelerinin içerik analizi yöntemi ile incelenmesi amaçlanmış ve çalışma kendi içerisinde üç bölüme ayrılmıştır. İlk bölümde Necmettin Erbakan’’ın hayatı ve milli görüş hareketine, ikinci bölümde Siyonizme, üçüncü bölümde ise Erbakan’ın söylemlerinde Siyonizme yer verilmmiştir. Sonuç olarak, Necmettin Erbakan'ın Siyonizme karşı geliştirdiği retorik ve teorik tutum, onun siyasi kariyerinin ve Millî Görüş hareketinin merkezinde yer almıştır. Bu tutum, Erbakan ve hareketine, Türk siyaseti ve İslam dünyasında benzersiz bir konum kazandırmıştır. Erbakan'ın bu yaklaşımı, sadece bir siyasi eleştiri değil, aynı zamanda İslami bir duruşun ifadesi olarak değerlendirilmelidir. Bu nedenle, Erbakan'ın Siyonizme karşı tutumu, onun siyasi kariyerine ve Millî Görüş hareketinin ideolojik temellerine derin bir etki yapmıştır.; ABSTRACT:&#13;
One of the most important actors in Turkish political life, Necmettin Erbakan, is known for his opposition to Zionism. Erbakan and the National Vision movement have managed to exempt themselves from systemic pressures by positioning Zionism as the main source of all problems without directly opposing other political actors and the regime. Erbakan’s stance against Zionism has had wide repercussions in the Islamic world and has formed the theoretical basis for criticisms and resistance movements against Zionism in Islamic societies. According to Erbakan, Zionism is not an ideology limited to the establishment and expansion of the State of Israel, but is part of the quest for global economic, political and cultural dominance, and with this discourse, it has assumed an intellectual leadership role in the Islamic world and has established a wide sphere of influence. The discourse of racist imperialism is one of the basic concepts Erbakan uses in his criticism of Zionism. Erbakan argued that the Zionist movement is not only a structure that defends the superiority of Jews, but also aims to control the global economic order. In this context, he defined Zionism as a system in which a minority elite group around the world oppresses other peoples in order to protect their own interests, and he called this situation racist imperialism.&#13;
This thesis aims to examine the concept of Zionism in Necmettin Erbakan’s discourses and to examine his approach to Zionism and his thoughts on racist imperialism through his discourses using the content analysis method, and the study is divided into three sections. The first section covers Necmettin Erbakan’s life and the National Vision movement, the second section covers Zionism, and the third section covers Zionism in Erbakan’s discourses. As a result, the rhetorical and theoretical stance that Necmettin Erbakan developed against Zionism has been at the center of his political career and the National Vision movement. This stance has given Erbakan and his movement a unique position in Turkish politics and the Islamic world. Erbakan’s approach should be evaluated not only as a political criticism but also as an expression of an Islamic stance. Therefore, Erbakan’s stance against Zionism has had a profound impact on his political career and the ideological foundations of the National Vision movement.
</description>
<dc:date>2024-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</rdf:RDF>
