<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<title>Tarih</title>
<link href="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/1388" rel="alternate"/>
<subtitle>History</subtitle>
<id>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/1388</id>
<updated>2026-06-10T01:14:13Z</updated>
<dc:date>2026-06-10T01:14:13Z</dc:date>
<entry>
<title>Asur Ticaret Kolonileri Dönemi’nde Asurlu Tüccarların; Ticaret ve Sömürgecilik Denkleminde Anadolu’daki Hammadde Kaynaklarına Yönelik Yaklaşımları</title>
<link href="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6153" rel="alternate"/>
<author>
<name>MİĞAL, Serdar</name>
</author>
<id>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6153</id>
<updated>2026-06-09T12:01:16Z</updated>
<published>2021-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Asur Ticaret Kolonileri Dönemi’nde Asurlu Tüccarların; Ticaret ve Sömürgecilik Denkleminde Anadolu’daki Hammadde Kaynaklarına Yönelik Yaklaşımları
MİĞAL, Serdar
ÖZET:&#13;
MÖ. XX. yüzyılda, Asur kentinden yola çıkarak Anadolu’ya ulaşan Asurlu tüccarlar sayesinde Anadolu ile Mezopotamya arasında yoğun bir ticaret ilişkisi başlamıştır. Anadolu’da çok sayıda koloninin kurulmasıyla bölgenin siyasi, ekonomik ve sosyal yapısında birtakım değişiklikler meydana gelmiştir.&#13;
Asurluların giriştiği koloni süreci bölgede güçlü bir egemen yapı olmadığı için yerel beylerle başlamıştır. Asurlu tüccarlar, Anadolu beyleri ile yaptığı birtakım sözleşmelerle uluslararası ticarete resmiyet kazandırmıştır.&#13;
Bu antlaşmalarla Anadolu beylerinin değerli maden ve kumaş ihtiyacını karşılayan Asurlu tüccarlar, bunun karşılığında ise altın, gümüş ve bakır gibi madenler elde etmiştir. Böylece önemli bir hammadde kaynağına sahip olarak bölgenin coğrafi kaynaklarından faydalanmıştır.&#13;
Karşılıklı ticari münasebete dayalı olan bu ilişki, Anadolu halkının coğrafi, iktisadi ve psikolojik sahalarına yönelik bir sömürge ideolojisi olmuştur. Burada Anadolu beyleri ile Asurlu tüccarların rolü gerekli hammaddeyi temin etmek olduğu için bu alışveriş yıllarca devam etmiştir.&#13;
Asurluların ekonomik bakımdan Anadolu’yu sömürge haline getirme sürecinde Anadolu’da ticarethaneler kurma fikri yeterli gelmiştir. Karum ve Wabartumlar sayesinde ihtiyaç duyduğu değerli madenleri Anadolu’dan sağlayan Asurlu tüccarlar, kendi mamul maddeleri için de önemli bir pazar elde etmiştir. Sonrasında ise elde ettikleri sermaye ile Anadolu halkı üzerinde ekonomik olarak önemli bir güç sahibi olmuştur. Asur Ticaret Kolonileri Çağı’nda, Anadolu ile Mezopotamya arasında yapılan ticaret, Hititlerin Anadolu’daki egemenliği ele geçirmesiyle son bulmuştur. Böylece Asurlular, Anadolu’daki koloni sayılarını arttırıp onları işleterek elde ettikleri kâr ile Anadolu’daki sömürge faaliyetlerini tamamlamıştır.; ABSTRACT:&#13;
B.C. XX. In the 19th century, an intense trade relationship started between Anatolia and Mesopotamia thanks to the Assyrian merchants who reached Anatolia from the Assyrian city. With the establishment of many colonies in Anatolia, some changes occured in the political, economic and social structure of the region.&#13;
The colony process that the Assyrians embarked on started with the local lords because there was no strong sovereign structure in the region. Assyrian merchants formalized international trade with some agreements with Anatolian lords.&#13;
With these traties, the Assyrian merchants, who met the precious metal and fabric needs of the Anatolian lords, obtained metals such as gold, silver and copper in return. Thus, it has benefited from the geographical resources of the region by having an important raw metarial resource.&#13;
This relationship, which was based on mutual commercial relations, became a colonial ideology for the geographical, economic and psychological fields of the Anatolian people. Since the role of Anatolian lords and Assyrian merchants here was to supply the necessary raw materials, this exchange continued for years.&#13;
In the process of the Assyrians making Anatolia a colony in terms of economy, the idea of establishing trade houses in Anatolia was sufficent. Thanks to the Karum and Wabartums, the Assyrian traders, who supplied the precious metals they needed from Anatolia, also obtained an important market for their own products. Afterwards, with the capital they obtained, they had an important economic power over the Anatolian people. In the Age of Assyrian Trade Colonies, the trade between Anatolia and Mesopotamia came to an end with the Hittites’ domination in Anatolia. Thus, the Assyrians completed their colonial activites in Anatolia with the profit they made by increasing the number of colonies in Anatolia and operating them.
</summary>
<dc:date>2021-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Başlangıçtan Geç Demir Çağı’na Kadar Anadolu’da Beslenme Ekonomisi</title>
<link href="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6133" rel="alternate"/>
<author>
<name>DOĞAN, Özlem</name>
</author>
<id>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6133</id>
<updated>2026-06-04T07:18:20Z</updated>
<published>2020-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Başlangıçtan Geç Demir Çağı’na Kadar Anadolu’da Beslenme Ekonomisi
DOĞAN, Özlem
ÖZET:&#13;
Günümüzden yaklaşık olarak 12 bin ile 13 bin yıl önce Son Buzul Çağı’nın sona ermesiyle iklim de birtakım değişiklikler yaşanmıştır. İklimlerin değişmesiyle, Anadolu insanı toplayıcılık ve avcılık ile geçimlerini sağlayan toplum hayvancılık, tarım, ticaret ve madencilik ile yaşama devam etmiştir. Bu dönemde avcı ve toplayıcı toplumların yerleşik yaşama geçmesiyle beraber bitki ve hayvan evcilleştirilmeye başlanılmıştır.&#13;
Paleolitik Çağ’dan Demir Çağına kadar insanoğlu birtakım evreler geçirmiştir. İnsanoğlunun ilk olarak, karnını doyurmak, korunmak için mücadele etmiştir.&#13;
İnsanoğlu Paleolitik, Mezolitik, Neolitik ve Kalkolitik Çağlarda farklı mücadeleler vererek yaşamlarını idame ettirmiştir. Düşünme yetisine sahip olan insanoğlu beslenme ve karnını doyurmayı ilk sırada tutarak bir yandan mağara ve ağaç kavuklarında yaşamlarını sürdürmüştür ve bir yandan da doğada var olan hayvan ve bitkileri tüketerek varlıklarını devam ettirmiştir.&#13;
Paleolitik Çağ’da insanlar avcılık ve toplayıcılık ile yaşamlarını sürdürmüştür. Neolitik Çağ’da süreç biraz daha değişerek farklı bir hal almıştır. İnsanlar artık toplayıcı olarak değil üretici olarak yaşamlarını idame ettirmiştir. Neolitik Çağ ile insanlar artık kendi ürünlerini kendileri üreterek yaşam standartlarını artırmıştır. Toplumların beslenme, barınma ve giyim gibi alışkanlıkları farklı şekiller almıştır. İlk Çağ toplumları ile ilgili bilgilere arkeoloji ve antropoloji gibi bilim dallarından faydalanılmıştır.&#13;
Geçim kaynaklarında yaşanan bu değişim Anadolu insanının yaşama biçimini değiştirmiştir. Bireyler arasında iş bölümü ve meslek gruplarının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Anadolu coğrafi yapısı, yeryüzü şekilleri ve iklim açısından büyük önem arz eder. İklim değişikliği meyve ve sebze tarımını yapılmasını sağlamıştır. İlk Çağ toplumları doğanın insanoğluna sunmuş olduklarından faydalanıp, bunu daha da geliştirmiştir.&#13;
İlk Çağ insanların beslenme ve tüketim de hayatın devamlılığı için birinci sırada yer alan beslenme, barınmanın dışında farklı alternatif kaynaklar da artırılmıştır. İlk Çağ toplumları yaşadıkları bölgenin coğrafi kaynaklarından faydalanmıştır.&#13;
Bu süreç sonrasında insanların hayatlarına kattıkları faklı her ürün ve yenilik tüketime artı bir değer katmasıyla beraber ticareti ve hayvancılığı da beraberinde ortaya çıkarmıştır. İnsanların yaşam tarzları beslenme ve tüketime pozitif bir katkı sağlayarak yön vermiştir. İnsanların hayatta kalma mücadelesi ile başlattıkları bu sonraki evrelerde ürün fazlalığına sebebiyet vererek toplumlar da nüfus artışı, sanat, kültür, mimari yapıya birçok etkisi bulunmuştur.&#13;
Toplumların beslenme alışkınlıkları ve bu alışkanlıkları geliştirmeleri sosyal, ekonomik, siyasi, mimari, dini yapıyı büyük oranda etkilemiştir; fakat ticaret, madencilik ve hayvancılık toplumların ekonomik yapılarını doğrudan etkilemiştir. Anadolu’nun Coğrafi şartları insanların hayatta kalma mücadelesinde büyük önem arz etmiştir.; ABSTRACT:&#13;
With the end of the Last Ice Age, approximately 12,000 to 13,000 years ago, the climate has also occurred for a number of people. With the change of climates, it continues to live with agriculture, trade and mining. These plant hunter and gatherer societies have started to settle down and domesticated plants and animals have begun.&#13;
From the Paleolithic Age to the Iron Age, human beings have undergone several phases. Mankind first struggled to feed and protect himself.&#13;
Human beings have sustained their lives by struggling in the Paleolithic, Mesolithic, Neolithic and Chalcolithic Ages. Having the ability to think, human beings kept their lives in caves and tree pots on the one hand by keeping feeding and feeding them in the first place, and on the other hand they continued their existence by consuming animals and plants that exist in nature.&#13;
In the Paleolithic Age, people continued their lives with hunting and gathering. In the Neolithic Age, the process changed a little more and became different. People have survived as producers rather than collectors. With the Neolithic Age, people have increased their living standards by producing their own products.&#13;
The habits of societies such as nutrition, shelter and clothing have taken different forms. Information related to the Era societies have been used, such as archeology and anthropology. This change in livelihoods has changed the way Anatolian people live. It led to the emergence of division of labor and professions among individuals. Anatolia is of great importance in terms of geographical structure, landforms and climate. Climate change enabled fruit and vegetable farming. Early societies have benefited from what nature has provided to human beings and further developed it.&#13;
Nutrition, which ranks first for the continuity of life in nutrition and consumption of people of the First Age, has been increased in addition to other alternative sources. Early societies benefited from the geographical resources of the region where they lived.&#13;
After this process, every product and innovation that people add to their lives add value to consumption as well as trade and animal husbandry. People's lifestyles steered by making a positive contribution to nutrition and consumption. In these later phases that people started with the struggle for survival, by causing excess product, societies also had many effects on population growth, art, culture and architectural structure.&#13;
The development of society's eating habits and habits has greatly influenced social, economic, political, architectural and religious structures; however, trade, mining and livestock directly affected the economic structures of societies. Geographical conditions of Anatolia were of great importance in the struggle for survival.
</summary>
<dc:date>2020-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Suriye’de (1957-1963) Yılları Arasında Baas Rejimi ve Türkiye Devleti-Suriye Devletiİlişkileri Çerçevesinde Önemli Sonuçları</title>
<link href="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6121" rel="alternate"/>
<author>
<name>BAKŞİ, Evrun</name>
</author>
<id>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6121</id>
<updated>2026-05-08T08:23:51Z</updated>
<published>2019-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Suriye’de (1957-1963) Yılları Arasında Baas Rejimi ve Türkiye Devleti-Suriye Devletiİlişkileri Çerçevesinde Önemli Sonuçları
BAKŞİ, Evrun
ÖZET:&#13;
Tezin amacı, Suriye bölgesinin jeopolitik konumu, zengin yer altı kaynakları dini ve kültürel dokusuyla hemen her dönemde önemini koruduğunu göstermektir. Suriye’de Arap milliyetçiliğinin ortaya çıkışı, gelişimi ve gelişimde etkili olan Nasif Yazıcı, Butrus el-Bustani, Sati el-Husri’nin ve Suriye’de etkili olan Baas partisinin kuruluşu, ideolojisi ve Baas partisinin bu coğrafyada yayılmasında etkili Mişel eflak ve Sala Bitar hakkında bilgi verilmiştir.&#13;
Tezin son bölümünde Geçmişten Günümüze Türkiye- Suriye ilişkileri ve bu ilişkilerinin&#13;
bozulmasında etkili olan Hatay sorunu, Güvenlik sorunu, Su sorunu hakkında bilgi&#13;
verildi. Çalışmam da kitap, dergi, gazete, ve Osmanlı arşiv belgelerinden faydalanmaya çalıştım.; ABSTRACT:&#13;
The purpose of this work, Syria geopolitic location, there rich under ground resources show that it is remains important in almost every period with its religious and cultural texture. Nasif Yazıcı, Butrus el-Bustanı, Sat-ı el-Husrı, Whol the foundations of that development of arab nationalsm and syrian, The establishment, ideology and Baas party, Which is effective in syria, provides information about Mişel Eflak, Salah Bitar, wich makes theBaas party come into exitence in syria. İn this study, important information about the proplem of security, Hatay proplem, security proplem, water proplem Which are effective in the deterioration of Turkey and Syrian relations have been given in my work, I tried touse boks, magazines, newspapers and Otoman archives.
</summary>
<dc:date>2019-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>829 Numaralı Erzurum Ayniyat Defterinin Transkripsiyon ve Değerlendirmesi(H.2 Muharrem 1283-17 Safer 1295, M. 17 Mayıs 1866-20 Şubat 1878)</title>
<link href="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6102" rel="alternate"/>
<author>
<name>BURULDAY, İlyas</name>
</author>
<id>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6102</id>
<updated>2026-04-30T11:16:28Z</updated>
<published>2019-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">829 Numaralı Erzurum Ayniyat Defterinin Transkripsiyon ve Değerlendirmesi(H.2 Muharrem 1283-17 Safer 1295, M. 17 Mayıs 1866-20 Şubat 1878)
BURULDAY, İlyas
ÖZET:&#13;
Osmanlı Devletinde kendinden önceki devletlerden aldığı birikimle gelen sistemli bir defter tutma geleneği vardı. Bu bilgi birikiminin tezahürü olarak milli hafıza sayılan arşivlerimiz kurulmuştur. Osmanlı Arşivinde yer alan defter serilerinden biride ayniyat defterleri olmuştur.&#13;
Bu Çalışmada 829 Numaralı Erzurum Ayniyat Defterinin transkripsiyon ve değerlendirmesi yapılmıştır. 1866-1878 yılları arasını kapsayan bu defter ekonomik, sosyal, siyasi ve hukuki birçok konuya yer vermesi bakımından çok geniş bir yelpazeye sahiptir.&#13;
Çalışmaya esas teşkil eden defterde Erzurum vilayeti ve vilayet dâhilinde bulunan birçok şehir hakkında da kıymetli bilgiler verilmesi şehir tarihçiliğimize ışık tutması açısından önem arz etmektedir.; ABSTRACT:&#13;
There was a systematic tradition of recordkeeping in Ottoman Empire which was founded by the accumulation of the former states. As an outbreak of this knowledge accumulation, our archives founded which are known as national memory. The Ayniyat register is one of book series which were present in Ottoman Archive.&#13;
In this study, the transcription and evaluation of 829 numbered Erzurum Ayniyat register is carried out. This book, which covers the years of 1866-1878, has a wide range in terms of including many topics such as social, political and legal.&#13;
In the book which creates the basic of the study, there are a lot of precious information regarding Erzurum province and cities within Erzurum province which sets light to our urban history becomes more of an issue.
</summary>
<dc:date>2019-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
</feed>
