<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
<channel>
<title>Makine  Mühendisliği</title>
<link>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/1365</link>
<description>Mechanical Engineering</description>
<pubDate>Sat, 18 Apr 2026 14:58:51 GMT</pubDate>
<dc:date>2026-04-18T14:58:51Z</dc:date>
<item>
<title>Tek Silindirli Dizel Motorda Yakıta Üre İlavesinin Motor Performans ve Emisyon Değerlerine Etkisinin Deneysel Olarak İncelenmesi</title>
<link>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/5956</link>
<description>Tek Silindirli Dizel Motorda Yakıta Üre İlavesinin Motor Performans ve Emisyon Değerlerine Etkisinin Deneysel Olarak İncelenmesi
KOZAN, Avni
ÖZET:&#13;
Günümüzde artan araç sayısı ile birlikte egzoz emisyonu çok önemli bir konu haline gelmiştir. Zorunlu olarak motorlara getirilen emisyon sınırlamaları nedeniyle motor üreticileri Ar-Ge çalışmaları yapmaktadır. Özellikle dizel motorlarda NOx emisyonunu azaltmak için Selective Catalytic Reactor ve AdBlue püskürtme sistemleri kullanılmaya başlamıştır. Bu nedenle dizel motorlarda ikinci bir enjektör ile emisyonu düşürmek için egzoz manifoldun da AdBlue püskürtülmektedir. Bu çalışmada dizel tek silindirli bir motorda emisyonları düşürmek için egzoz manifolduna AdBlue püskürtmek yerine, dizel yakıta katkı olarak ticari AdBlue, Üre ve saf su karışımı ve üre, saf su ve sitrik asit karışımları eklenmesinin egzoz emisyonu ve motor performansına etkisi incelenmiştir. 8 farklı yükte dizel ve 3 farklı yakıt katkılarının etkisinini incelenebilmesi için silindir içi basınç, egzoz gaz sıcaklığı, yakıt tüketimi, hava tüketim ve egzoz emisyonları deneysel olarak ölçülmüştür. Sonuç olarak dizele katkı olarak eklenen karışımların yanmayı kötüleştirmesine rağmen özellikle CO, HC ve NOx emisyonunda iyileşme sağlamıştır.; ABSTRACT:&#13;
Today, with the increasing number of vehicles, exhaust emissions have become a very important issue. Due to the emission limitations imposed on the engines, engine manufacturers carry out R&amp;D studies. Especially in diesel engines, Selective Catalytic Reactor and AdBlue injection systems have started to be used to reduce NOx emissions. For this reason, AdBlue is sprayed in the exhaust manifold to reduce emissions with a second injector in diesel engines. In this study, the effect of adding commercial AdBlue, urea and pure water mixture and urea, pure water, and citric acid mixtures as an additive to diesel fuel, instead of spraying AdBlue to the exhaust manifold in order to reduce emissions in a diesel single-cylinder engine, on the exhaust emission and engine performance was investigated. In order to examine the effects of diesel and 3 different fuel additives at 8 different loads, in-cylinder pressure, exhaust gas temperature, fuel consumption, air consumption and exhaust emissions were measured experimentally. As a result, although the mixtures added to the diesel as additives worsened the combustion, especially CO, HC and NOx emissions improved.
</description>
<pubDate>Sat, 01 Jan 2022 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/5956</guid>
<dc:date>2022-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Toz Metalurjisi Yöntemiyle Üretilen AlSi10Mg Alaşımının Optimum Çökelme Parametrelerinin Araştırılması</title>
<link>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/5934</link>
<description>Toz Metalurjisi Yöntemiyle Üretilen AlSi10Mg Alaşımının Optimum Çökelme Parametrelerinin Araştırılması
GÖRGÜLÜ, İlyas
ÖZET:&#13;
Bu çalışmada, AlSi10Mg alaşımları, Spark Plazma Sinterleme (SPS) yöntemi kullanılarak argon atmosferinde, 520 °C sıcaklık ve 35 MPa basınç altında, 4 dakikalık bekleme süresiyle işlenerek üretilmiştir. Üretilen AlSi10Mg alaşımlarının sinterlenmiş, çözeltiye alınmış ve yaşlandırılmış numuneleri üzerinde mikroyapı, mekanik özellikler ve yoğunluk analizleri gerçekleştirilmiştir. Mikroyapı incelemeleri; X-ışını difraksiyonu (XRD), Taramalı Elektron Mikroskobu (SEM) ve SEM/EDS analizleri ile yapılmıştır. Mekanik özelliklerin belirlenmesi amacıyla üç nokta eğilme testi ve mikrosertlik ölçümleri uygulanmıştır. Yaşlandırılmış numunelerde, her bir saatlik aralıklarla yapılan sertlik ölçümlerinde, sertlik değerlerinin doğrusal olarak arttığı gözlemlenmiştir. En yüksek mikrosertlik değeri 13. saatte elde edilmiştir. Eğilme dayanımı açısından da en yüksek değerler yaşlandırılmış numunelerde ölçülmüştür. Ayrıca, sinterlenen numunelerde %98 oranında yüksek bağıl yoğunluk değerlerine ulaşılmıştır.; ABSTRACT:&#13;
In this study, AlSi10Mg alloys were produced using the Spark Plasma Sintering (SPS) method under an argon atmosphere at a temperature of 520 °C, a pressure of 35 MPa, and a holding time of 4 minutes. Microstructural, mechanical, and density analyses were carried out on the sintered, solution-treated, and aged specimens of the produced AlSi10Mg alloys. Microstructural examinations were conducted using X-ray diffraction (XRD), Scanning Electron Microscopy (SEM), and SEM/EDS analyses. To determine the mechanical properties, three-point bending tests and microhardness measurements were performed. In the aged specimens, hardness measurements taken at one-hour intervals revealed a linear increase in hardness values, with the highest microhardness value obtained at the 13th hour. The highest bending strength values were also recorded in the aged samples. Additionally, the sintered samples achieved high relative density values of up to 98%.
</description>
<pubDate>Wed, 01 Jan 2025 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/5934</guid>
<dc:date>2025-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Termoelektrik Jeneratörü Kullanılarak Farklı Malzeme ve Boyutlarda Isı Yayıcıları ile Baca Gazlarından Elektrik Üretiminin Araştırılması</title>
<link>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/5915</link>
<description>Termoelektrik Jeneratörü Kullanılarak Farklı Malzeme ve Boyutlarda Isı Yayıcıları ile Baca Gazlarından Elektrik Üretiminin Araştırılması
TARHAN, Nihat
ÖZET:&#13;
Bu çalışmada doğalgaz kazanı baca atık ısısı kullanılarak Termo Elektrik Modüllerin farklı parametrelerdeki elektrik verileri analiz edilmiştir. Bu amaçlı olarak modüllerin soğutma kısmında farklı boyutlarda ve dizilimlerde kullanılan yayıcıların elektrik verilerine etkisi incelenmiştir. Yüksek sıcaklığa dayanıklı modüller kullanılarak oluşturulan Termo Elektrik Jeneratör sistemlerinde yayıcı etkileri araştırılmıştır. Alaşımlı alüminyum plakadan 62-240mm aralığında çeşitli boyutlarda kullanılan yayıcılar farklı X ve Y mesafelerindeki dizilim etkisi incelenmiştir.&#13;
Değiştirilen tüm parametreler için yayıcı kullanılan Termoelektrik Jeneratörlerin elektrik verilerinin yayıcı kullanılmayanlara oranla çok daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte artan yayıcı boyutu ve modüller arası artan X, Y mesafelerinde elektrik verilerinin de önemli oranlarda arttığı tespit edilmiştir. Kullanılan tüm parametrelerde genel olarak kazanın çalışma periyodunda elektrik veri farkının daha yüksek olduğu, kazanın devre dışı olduğu aralıkta ise bu veri farkının sıcaklık farkının bir sonucu olarak düştüğü tespit edilmiştir. 1,5 ve 2mm yayıcı kalınlıklarının da değerlendirildiği sonuçlara göre 2mm kalınlığındaki yayıcıların daha iyi sonuçlar sağladığı, bununla birlikte daha yüksek kalınlıklar için özellikle kazanın durma periyotlarında kalın yayıcıların dezavantajlı olduğu tespit edilmiştir.&#13;
Farklı modüllerin karşılaştırılması amaçlı olarak düşük sıcaklık aralığında çalışan, piyasada Peltiyer olarak bilinen TEC-12706 modülü ile elektrik üretim amaçlı geliştirilen yüksek sıcaklığa dayanıklı TGM-199-2,0-1,2 modülü kullanılmıştır. 76℃ gibi nispeten düşük yüzey sıcaklıklarında TEC-12706 modüllerinden alınan verilerin TGM-199-2,1-1,2 modüllere göre daha yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. Düşen sıcaklık farkı ile elektrik veri düşümlerinin TEC-12706 modülde daha hızlı olduğu tespit edilmiştir. TEC-12706 modüllerinin sıcaklık farklarının değişimine karşı daha hassas olduğu veya daha hızlı tepki verdiği sonucuna varılmıştır. Yüzey sıcaklığının 100℃’nin üzerine çıkması durumunda TEC-12706 modülünden veri alımı kesintiye uğrarken, TGM-199-2,1-1,2 modüllerinin yüksek sıcaklığa dayanımlarının sonucu olarak aktif çalışmaları devam etmiştir.; ABSTRACT:&#13;
In this study, the electrical data of Thermoelectric Modules in different parameters were analyzed using natural gas boiler flue waste heat. For this purpose, the effect of emitters used in different sizes and arrangements in the cooling section of the modules on the electrical data was investigated. Emitter effects were investigated in Thermoelectric Generator systems created using high temperature resistant modules. The arrangement effect of emitters used in various sizes from 62 to 240 mm alloyed aluminum plate at different X and Y distances was investigated.&#13;
It was determined that the electrical data of Thermoelectric Generators using emitters for all changed parameters were much higher than those without emitters. However, it was determined that the electrical data increased significantly with increasing emitter size and increasing X, Y distances between modules. It was determined that the electrical data difference was generally higher in the boiler operating period in all used parameters, and this data difference decreased as a result of the temperature difference in the interval when the boiler was off. According to the results where the 1.5 and 2 mm emitter thicknesses were also evaluated, it was determined that the 2 mm thick emitters provided better results, however, for higher thicknesses, especially during the boiler stop periods, thick emitters were disadvantageous.&#13;
For the purpose of comparing different modules, the TEC-12706 module, known as Peltier in the market, which operates in the low temperature range, and the TGM-199-2.0-1.2 module, which is developed for electricity generation purposes and is resistant to high temperatures, were used. It was concluded that the data obtained from the TEC-12706 modules were higher than the TGM-199-2.1-1.2 modules at relatively low surface temperatures such as 76℃. It was determined that the electrical data drops were faster in the TEC-12706 module with the decreasing temperature difference. It was concluded that the TEC-12706 modules were more sensitive to the change of temperature differences or reacted faster. When the surface temperature exceeds 100℃, data reception from the TEC-12706 module is interrupted, while the TGM-199-2.1-1.2 modules continue to operate actively due to their resistance to high temperatures.
</description>
<pubDate>Wed, 01 Jan 2025 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/5915</guid>
<dc:date>2025-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>AL15SN Matrisli B4C Takviyeli Kompozitlerin Toz Metalurjisi Yöntemle Üretimi ve Karekterizasyonu</title>
<link>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/5906</link>
<description>AL15SN Matrisli B4C Takviyeli Kompozitlerin Toz Metalurjisi Yöntemle Üretimi ve Karekterizasyonu
UÇAR, Yunus
ÖZET:&#13;
Yapılan çalışmada, spark plazma sinterleme (SPS) yöntemi kullanılarak farklı oranlarda B4C takviyesi ile dört farklı Al15Sn alaşım matrisli kompozit malzeme üretilmiştir. Bu kompozitler, argon gazı atmosferinde 580°C sıcaklıkta, 34 MPa basınç altında grafit kalıplar kullanılarak 4 dakika süreyle sinterlenmiştir. Üretilen bu malzemelerin mikroyapı, mekanik özellikleri ve yoğunlukları incelenmiştir. Mikroyapı incelemeleri XRD, SEM ve SEM/EDS teknikleriyle gerçekleştirilmiştir. Mekanik özellik incelemeleri ise üç nokta eğilme testi ve sertlik ölçümü ile yapılmıştır. Üretilen kompozitlerde en yüksek bağıl yoğunluk değerine %95,50 ile Al15Sn-5B4C numunesinde ulaşmıştır. B4C takviye oranının artmasıyla bağıl yoğunluk değerlerinin bir miktar düştüğü gözlemlenmiştir. Üretim sırasında yüksek argon atmosferi kullanıldığından herhangi bir oksit bileşiği oluşmamıştır. XRD ve SEM analizlerinde, üretilen kompozitlerde Al15Sn matrise takviye edilen B4C fazları belirgin bir şekilde görülmektedir. Daha önceki çalışmalarla karşılaştırıldığında, Al ve alaşımlarına kıyasla daha yüksek sertlik değerlerine ulaşılmıştır. Artan B4C takviye oranı, mukavemet değerlerini artırırken süneklikte azalmaya neden olmuştur.; ABSTRACT:&#13;
In the study, four different Al15Sn alloy matrix composite materials were produced with varying amounts of B4C reinforcement using the Spark Plasma Sintering (SPS) method. These composites were sintered for 4 minutes at a temperature of 580°C and a pressure of 34 MPa, using graphite molds under an argon gas atmosphere. The microstructure, mechanical properties, and densities of the produced materials were examined. Microstructure analyses were conducted using XRD, SEM, and SEM/EDS techniques. Mechanical property tests were performed through three-point bending and hardness measurements. The highest relative density value of 95.50% was achieved in the Al15Sn-5B4C sample. It was observed that the relative density values slightly decreased as the B4C reinforcement ratio increased. Since a high argon atmosphere was used during production, no oxide compounds were formed. In XRD and SEM analyses, the B4C phases reinforced in the Al15Sn matrix were clearly visible in the produced composites. Compared to previous studies, higher hardness values were achieved in the Al alloys. The increased B4C reinforcement ratio improved strength but led to a decrease in ductility.
</description>
<pubDate>Wed, 01 Jan 2025 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/5906</guid>
<dc:date>2025-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</channel>
</rss>
