<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rdf:RDF xmlns="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<channel rdf:about="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/1369">
<title>Toprak Bilimi ve  Bitki Besleme</title>
<link>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/1369</link>
<description>Soil Sciences and Plant Nutrition</description>
<items>
<rdf:Seq>
<rdf:li rdf:resource="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6290"/>
<rdf:li rdf:resource="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6288"/>
<rdf:li rdf:resource="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6224"/>
<rdf:li rdf:resource="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6203"/>
</rdf:Seq>
</items>
<dc:date>2026-09-06T00:26:19Z</dc:date>
</channel>
<item rdf:about="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6290">
<title>Spatial Analysis of Land Use and Educational Service of The Ranya City By Using Geographic İnformation Systems (GIS)</title>
<link>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6290</link>
<description>Spatial Analysis of Land Use and Educational Service of The Ranya City By Using Geographic İnformation Systems (GIS)
AMEEN AZEEZ, Hoshang Hamad
ABSTRACT:&#13;
In this study, the spatial distributions of educational institutions at various levels in Ranya city of Sulaymaniyah region, Iraq were determined by using Geographical Information Systems (GIS) and the relations between the distribution of soil and water resources and educational institutions of the region were examined. Ranya city has lands with the highest agricultural potential of the region due to fertile soil and rich water resources. The number and qualifications of educational institutions were also evaluated in terms of population growth and expansion of the city. Accessibility to educational services is an indispensable element of the society development and the increase in welfare level of a country. The distribution of educational institutions in a city should be proportional to the population of the neighborhoods. This is extremely important for individuals to benefit from the services adequately. The inadequacy of educational institutions is accepted as the standard measure of insufficient progress and underdevelopment. The study includes schools at all levels and kindergartens in the city. The number of students, teachers and buildings and their characteristics are among the data of the study. The educational institutions in Ranya city are continuously developing in terms of quality and quantity. However, conservation of soil and water resources have not been taken into consideration while establishing or choosing the location of the educational institutions. Institutions have been founded mostly on agricultural areas with high agricultural productivity potentials. The most important reason of inappropriate land use is the expanding of city towards agricultural lands. The first university of the city, founded in 2010, has been established on the first and second-class agricultural lands of 130 ha. The university is a center of attraction which will also encourage other settlements to occupy nearby agricultural lands. The educational institutions are needed for the development of the region, however the protecting and improving the agricultural lands where the food and fiber demands of current and future generations will be met is much more important. Alternative areas with low agricultural potential should be preferred for settlement and educational institutions. Therefore, public services such as educational institutions in Ranya city should be located in the north-east and north-west areas with lower agricultural qualifications. Relevant institutions and city planners and politicians have to be more sensitive in the selection of the regions where the city will further expand.; ÖZET:&#13;
Bu çalışmada, Irak’ın Süleymaniye bölgesindeki Ranya kentinde yer alan çeşitli düzeylerdeki eğitim kurumlarının alansal dağılımları Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) kullanılarak belirlenmiş ve bölgenin toprak ve su kaynakları ile eğitim kurumlarının dağılımları arasındaki ilişkiler irdelenmiştir. Verimli toprak ve zengin su kaynaklarına sahip olan Ranya şehri, bölgenin tarımsal üretim potansiyeli en yüksek arazilerine sahiptir. Eğitim kurumlarının sayısı ve nitelikleri nüfusun artışı ve şehrin genişlemesi yönünden de değerlendirilmiştir. Eğitim hizmetlerine erişilebilirlik, toplumun gelişmesi ve ülkenin refah seviyesinin artmasının vazgeçilmez bir unsurudur. Eğitim kurumların bir şehirdeki dağılımlarının, yerleşim yerlerinin nüfusu ile orantılı olması bireylerin hizmetlerden yeterince faydalanabilmesi adına son derece önemlidir. Eğitim kurumlarının yetersizliği ilerlemenin ve az gelişmişliğin standart ölçüsü olarak kabul edilmektedir. Çalışma, şehirde yer alan her düzeyden okul ve kreşleri kapsamaktadır. Öğrenci, öğretmen ve bina sayıları ve nitelikleri çalışmanın verileri arasındadır. Ranya şehrinde eğitim kurumları nitelik ve nicelik olarak sürekli gelişme göstermektedir. Ancak eğitim kurumlarının kurulacağı yerlerin tercihinde toprak ve su kaynaklarının korunması ilkesine kesinlikle dikkat edilmediği tespit edilmiştir. Kurumlar çoğunlukla tarımsal potansiyeli yüksek olan araziler üzerine kurulmuştur. Bunun en önemli nedeni ise, şehrin tarım arazilerine doğru genişliyor olmasıdır. Henüz 2010 yılında kurulan şehrin ilk üniversitesi olan Raparian 130 ha genişliğindeki birinci ve ikinci sınıf tarım arazileri üzerine kurulmuştur. Üniversitenin cazibe merkezi olması, diğer yerleşim unsurlarının da yakın zamanda çevre tarım arazilerini işgal etmeye teşvik edecektir. Eğitim kurumlarının gerekliliği bölgenin gelişmesi için ne kadar önemli ise, yaşayan ve yaşayacak nesillerin gıda ve lif gereksinimlerinin karşılanacağı tarım arazilerinin korunup, iyileştirilmesi de o kadar önemlidir. Yerleşim ve eğitim kurumları için tarımsal potansiyeli düşük olan alternatif alanlar tercih edilmelidir. Bu nedenle, başta Ranya şehrinin genişlemesinde tercih edilecek alanlar olmak üzere, eğitim kurumları gibi devlet kurumlarının tarımsal vasfı daha düşük olan kuzey-doğu ve kuzey-batıdaki arazilere doğru olması gerekmektedir. İlgili kurumlar ile şehir planlamacıları ve politikacıların şehrin genişleyeceği bölgelerin seçiminde daha duyarlı olmaları gerekmektedir. Bu konuda,
</description>
<dc:date>2019-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6288">
<title>Bingöl İli Merkez İlçe Köylerinde Uygulanan Arazi Toplulaştırma Projesi Sonrasında Yol ve Parsel Durumlarının Analizi</title>
<link>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6288</link>
<description>Bingöl İli Merkez İlçe Köylerinde Uygulanan Arazi Toplulaştırma Projesi Sonrasında Yol ve Parsel Durumlarının Analizi
DÖNER, Hüsamettin
ÖZET:&#13;
Ülkemizde tarım arazileri; tarımın işletmelerce ekonomik olarak yapılmasını engelleyecek&#13;
şekilde bozuk şekilli, yol ağından faydalanamayan, sulama ve drenaj sisteminin uygulanmasını&#13;
güçleştirici bir durumdadır. Çok parselli ve bütünlükten uzak olan arazilerle üretimin kârlı olması&#13;
ve işletmenin kâr etmesi oldukça zordur. Belirli bir düzenden ve kullanılabilirlikten uzak&#13;
arazilerin üretim, mekanizasyon, işçilik masrafları ve tarla içi geliştirme hizmetlerinden&#13;
faydalanma oranı üzerinde olumsuz etkileri vardır. Bu sorunun çözümlenmesi ise, kırsal alanda&#13;
geniş kapsamlı bir arazi düzenlemesine gidilmesini zorunlu kılmaktadır.&#13;
Bu çalışmada Bingöl İli Merkez İlçesine bağlı Ekinyolu, Sarıçiçek, Yeniköy, Dik, Gözeler, (ve&#13;
İncesu), Çeltiksuyu, Büyüktekören, Garip, Kumgeçit, Güveçli, Ormanardı, Çayağzı, Kılçadır,&#13;
Gümüşlü ve Erdemli köylerinde uygulanmış olan arazi toplulaştırma projesi sonrasında köydeki&#13;
yol ve parsel durumları önceki koşullara göre değerlendirilecektir. Proje sonrası parsel sayısında,&#13;
şeklinde, ortalama parsel alanında, parseller arasındaki yol güzergâhlarında ve güzergâh&#13;
uzunluklarında meydana gelen olan değişimler belirlenmiştir. Bu değişimlerin, kırsal alandaki&#13;
tarımsal faaliyetlere getireceği avantajlar ortaya konulmaya çalışılmıştır.&#13;
Çalışma sonunda, proje sahasının yeni mülkiyet haritası oluşturulmuş, proje sahasındaki toplam&#13;
parsel sayısı proje öncesine göre %1,20 oranında artmış olduğu, ortalama parsel büyüklüğünü&#13;
artmış ve şekli bozuk parsel sayısının azaldığı ve parsellerin tarımsal üretim için daha uygun&#13;
şekillerde düzenlendiği belirlenmiştir. Oluşturulan bütün yeni parsellerin yol ve sulama ağından&#13;
faydalanma oranı %100 olmuştur. Bunun yanı sıra, yeni oluşturulan yol ağıyla birlikte, işletmelere&#13;
ait parsellerin tamamına yakını ile işletme merkezi arasındaki mesafe kısalmıştır.&#13;
Sonuç olarak, arazi toplulaştırma çalışmalarının, kırsal alanı bir bütün olarak ele alan, çalışma ve&#13;
yaşama ortamlarını çevresiyle uyumlu biçimde yeniden planlanmasını sağlayan ve kırsal alanın&#13;
sürekli yaşanılabilir bir duruma getirilmesinde öncülük yapan bir çalışma biçiminde&#13;
uygulanmasının çiftçilere sağladığı imkân ve faydalar irdelenmiştir.; ABSTRACT:&#13;
Agricultural fields in our country are non-operative), away from road network and it is difficult&#13;
to put into practise an irrigation and drainage system because of their conditions. These conditions&#13;
prevents establishments from practising an economical agriculture. It is highly difficult to drive a&#13;
profit from the fields lost their integrity because of being divided into parcels. Being faraway from&#13;
a system and availability makes it difficult for these lands to utilize services related to production,&#13;
mechanization, labour cost, and on-farm development. It is an obligation to make a wide-ranging&#13;
regulation on rural areas to solve these problems.&#13;
In this study, land- consolidation project was carried out in Ekinyolu, Sarıçiçek, Yeniköy, Dik,&#13;
Gözeler (and İncesu), Çeltiksuyu, Büyüktekören, Garip, Kumgeçit, Güveçli, Ormanardı,&#13;
Çayağzı, Kılçadır, Gümüşlü and Erdemli villages of Bingöl. Then the conditions with regard to&#13;
roads and parcels were evaluated compared to their conditions before the project. The changes in&#13;
parcel numbers, parcel shape, average parcel size, the lengths and routes of cross-parcel roads&#13;
were determined. The advantages about agricultural activities brought by these changes were tried&#13;
to be presented.&#13;
At the end of the study, a new ownership map of project area was composed. Total number of&#13;
parcel increased 1.20 percent compared to its previous form. Average parcel size increased. The&#13;
number of non-operative parcels were decreased and it was determined that these parcels were reorganized&#13;
in a more suitable form for agricultural production. The utilization rate of new-shaped&#13;
parcels for road and irrigation was 100%. Besides, by means of re- constructed road network, the&#13;
distance between establishments and their parcels was decreased owing to this project.&#13;
This land-consolidation practise handles rural areas as a whole, re-projects the production and&#13;
living spaces, and initiates the sustainability in rural areas.&#13;
Consequently, the opportunities and advantages those are provided by land-consolidation to the&#13;
farmers have been taken up in details.
</description>
<dc:date>2019-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6224">
<title>Leonardit ve Meşe Kömürü Uygulamalarının Bingöl Guldar Domates Fidelerine Etkileri</title>
<link>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6224</link>
<description>Leonardit ve Meşe Kömürü Uygulamalarının Bingöl Guldar Domates Fidelerine Etkileri
ÖZTÜRK, Aysel
ÖZET:&#13;
Bu çalışma; Leonardit ve Meşe kömüründen elde edilen biyokömürün, Bingöl yöresine uygun Guldar domatesi (Lycopersicon esculentum L., Guldar) çeşidinde önemli tarımsal özellikler üzerine etkisini ortaya koymak amacıyla yürütülmüştür.&#13;
Deneme Bingöl Üniversitesi Ziraat Fakültesi deneme alanında saksılarda kurulmuştur. Deneme tesadüf parsellerine göre 4 tekrarlamalı olarak 14 Haziran 2021 tarihinde saksılara domates fideleri ekilmiştir. Denemede kullanılan leonardit ve meşe kömürünün üç farklı dozda (Kontrol, 2,74 g, 5,48 g ve 10,96 g) uygulanmıştır. Çalışmada elde edilen sonuçlar şu şekildedir; toprağa uygulanan biyokömür miktarının artması ile domates bitkisinin toplam ağırlıkları ve yeşil aksam ağırlıkları olumlu olarak etkilenmiştir. Araştırmada domates bitkisinde; biyokömür uygulama dozuna göre yeşil aksam boyu, çiçeklenme dönemi, yaprak sayısı ve gövde çaplarının istatiksel olarak değişiklik gösterdiği tespit edilmiştir.&#13;
Deneme çiçeklenmeye kadar sürdürülmüş ve meyve döneminde sonlandırılmıştır. Domates bitkisinin toprak altı ve toprak üstü olmak üzere yaş ve kuru ağırlıklarından elde edilen sonuçlara göre;leonardit ve meşe kömüründen elde edilen biyokömürün toprağa uygulanması ile fiziksel ve kimyasal özellikleri yönünden toprakta iyileşmeye neden olduğu tespit edilmiştir.Ayrıca test bitkisi olan domates bitkisinin gelişim parametreleri üzerinde de olumlu etkileri olduğu saptanmıştır. Bundan dolayı tercih edilebilir bir uygulama olabileceği düşünülmektedir.; ABSTRACT:&#13;
This study was conducted to reveal the effect of leonardite and biochar obtained from oak coal on important agricultural characteristics on tomato ((Lycopersicon esculentum L., Guldar variety) suitable for Bingöl region.&#13;
The trial was established in pots in the trial area of Bingöl University Faculty of Agriculture. Tomato seedlings were planted in the pots on 14 June 2021 with 4 replications according to the the experimental randomized plots. Leonardite and biochar used in the experiment were applied in three different doses (Control, 2.74 g, 5.48 g, 10.96 g). The results obtained in the study are as follows; with the increase in the amount of biochar applied to the soil, the total weight of the tomato plant and the green part weights were positively affected. In the research tomato plant; It was determined that the length of the green parts, the flowering period, the number of leaves and the stem diameters differed statistically according to the biochar application dose.&#13;
The experiment was continued until flowering and was terminated during the fruiting period. According to the results obtained from the fresh and dry weights of the tomato plant, both above and below the ground, it was determined that the biochar obtained from oak charcoal and leonardite caused improvement in the soil in terms of its physical and chemical properties. In addition, it was determined that the test plant, the tomato plant, had positive effects on the growth parameters. Therefore, it is thought to be a preferable application.
</description>
<dc:date>2022-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6203">
<title>Change Detection Analysis of Dukan Dam Surface Area From (2000-2016) in Sulaimaniyah, Iraq, Using Remote Sensing and GIS</title>
<link>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6203</link>
<description>Change Detection Analysis of Dukan Dam Surface Area From (2000-2016) in Sulaimaniyah, Iraq, Using Remote Sensing and GIS
RASHID, Safin Najib
ABSTRACT:&#13;
This research examines the changes in land use/land cover and change detection of&#13;
surface water in Dukan dam in Sulaimaniyah north of Iraq, The primary aim of this study&#13;
is to use Landsat 7 ETM and Landsat 8 OLI imagery with Remote sensing techniques to&#13;
study and investigate the change of surface water for two years periods. Two Landsat 7&#13;
ETM and 8 OLI images were obtained in Nov 2000, and Nov 2016. Land use categories&#13;
were derived using supervised classification techniques with maximum likelihood&#13;
algorithm and change detection to surface water body.&#13;
The change detection results there is a significant change in the quantity of water body&#13;
between 2000-2016, and indicate that there is a growing trend toward water in year 2016&#13;
at the expense of agricultural land, vegetation land and barren land. The quantity of water&#13;
was (92.94) km sq, with ratio (17.62%) in 2000 increased to (186.42) km sq, in ratio&#13;
(30.12%) in 2016, these because years around 2000 precipitations was low (380.4) mm&#13;
because drought happened and water body decreased. The specific reasons of increasing&#13;
water body in 2016 are the years after 2000 the rate of rainfall was high (816.8) mm.&#13;
Increasing the rate of water constantly because of feeding from other water resources and&#13;
melting snow from the mountains around Dukan dam along the years after 2000. In this&#13;
study water body and the changing, it is focused on more than the other class.&#13;
The result of the classification showed that Barren land was 214.36 km sq, with ratio&#13;
24.36% in 2000 decreased to 121.59 km sq, in ratio 13.36% in 2016. Agricultural land&#13;
was 441.76 km sq, with ratio 47.51% in 2000 decreased to 372.94 km sq, in ratio 37.59%&#13;
in 2016 because of increasing water. Built up areas are mild increased because of&#13;
increasing population and coming people from the villages to the area that was 11.22 km&#13;
sq, with ratio 0.94% in 2000 increased to 25.4 km sq, in ratio 4.13% in 2016. And there is&#13;
a mild increase in vegetation. Conclusively, remote sensing and GIS proved to be very&#13;
effective in studying and monitoring the relationship between change detection for water&#13;
body and LULCC.; ÖZET:&#13;
Bu araştırmanın amacı Irak'ın kuzeyinde Süleymaniye'deki Dukan Barajı'ndaki arazi&#13;
kullanım / arazi örtüsü ve yüzey sularının değişiminde meydana gelen değişiklikleri&#13;
incelemektedir. Bunla birlikte bu çalışma ile, Uzaktan Algılama Teknikleri ile Landsat&#13;
7ETM ve Landsat 8OLI görüntülerinin incelenmesi ve Yüzey suyunun iki yıl boyunca&#13;
değişimi araştırılmıştır. Bu bağlamda Kasım 2000 ve Kasım 2016'daki iki Landsat 7ETM&#13;
ve 8OLI görüntüsü elde edilmiştir. Çalışmada arazi kullanım kategorileri, maksimum&#13;
olasılık algoritması ve yüzey suyu kütlesine değişim algılama ile denetlenen&#13;
sınıflandırma teknikleri kullanılarak türetilmiştir.&#13;
Çalışmada belirlenen değişiklik sonuçlarına göre, 2000 ile 2016 yılları arasında su yüzel&#13;
alanı oranında önemli bir değişiklik olduğunu ve 2016 yılında tarım arazisi, vejetasyon&#13;
arazisi ve çorak arazi miktarında suya doğru artan bir eğilim olduğunu göstermiştir. Su&#13;
oranı %17,62'den %30,12'ye ve alan miktarıda 92,94 km2 den 186,42 km2’ye artmıştır.&#13;
2000 yılı civarında yağış oranındaki azalma ile bu bölgede kuraklık olmuş ve buda su&#13;
yüzey alanının azalmasının özel bir nedeni olmuştur. 2016'da su yüzey alanının&#13;
artmasının spesifik nedenleri, 2000 yılından sonraki yılların ardından, diğer su&#13;
kaynaklarından gelen suyun Dukan barajına girmesi ve dağlardan Dukan barajı&#13;
çevresindeki suyun erimesiyle birlikte sürekli olarak suyun hızını arttıran yağış oranının&#13;
yüksek olmasıdır Bu çalışmada su yüzey alanı ve değişimine, diğer sınıflardan daha fazla&#13;
odaklanmıştır. Sınıflama çalışmaları sonucu çorak arazilerin 2016 yılında çok azaldığını&#13;
göstermiştir. Bir başka ifadeyle 214,36 km2’ den 2000 121,59 km2 azalmıştır 2016.&#13;
Suyalanının artması nedeniyle tarımsal alanlar, Bir başka ifade ile tarım alanları 441.76&#13;
km2 den 372,94 km2 ye azalmıştır. Araştırma alanındaki yapılaşma alanında az bir artış&#13;
görülmüştür. Başka bir ifade ile yapılaşma alanı 11,22 km2 den 25,4 km2 ye artmıştır.&#13;
Araştırma alanındaki bitki örtüsü yüzey alanı yüzde olarak %9,12’den %13,16 oranına az&#13;
bir artış göstermiştir. Alan cinsinden ise bu değer 31,54 km2 den 85,12 km2 ye artmıştır.&#13;
Bitki örtüsü hafif artışı. Sonuç olarak, uzaktan algılama ve CBS tekniklerinin, su yüzey&#13;
alanı ve LULCC için değişim aralıkları arasındaki ilişkiyi incelemekte ve izlemekte çok&#13;
etkili olduğu kanıtlanmıştır.
</description>
<dc:date>2017-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</rdf:RDF>
