<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<title>Fen Bilimleri Enstitüsü</title>
<link href="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/1357" rel="alternate"/>
<subtitle>Institute of Sciences</subtitle>
<id>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/1357</id>
<updated>2026-09-22T15:01:21Z</updated>
<dc:date>2026-09-22T15:01:21Z</dc:date>
<entry>
<title>Bingöl Ovası Meralarında Verim, Kalite ve Botanik Kompozisyonun Belirlenmesi</title>
<link href="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6353" rel="alternate"/>
<author>
<name>YILDIZ, Muhammed</name>
</author>
<id>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6353</id>
<updated>2026-09-22T11:50:52Z</updated>
<published>2022-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Bingöl Ovası Meralarında Verim, Kalite ve Botanik Kompozisyonun Belirlenmesi
YILDIZ, Muhammed
ÖZET:&#13;
Bu çalışma, Bingöl ovasında bulunan yedi köy merasının verim, kalite, botanik kompozisyon ve otlatma kapasitesinin belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Çalışmada, Bingöl ovasında yer alan yedi köy merasının bitki ile kaplı alan, botanik kompozisyon, frekans, bitki boyu, yeşil ot verimi, kuru ot verimi, ham protein oranı (HP), asit deterjanda çözünmeyen lif (ADF), nötr deterjanda çözünmeyen lif (NDF), kalsiyum (Ca), magnezyum (Mg), fosfor (P) ve potasyum (K) oranları ile meraların otlatma kapasiteleri, mera durumu ve sağlığı ele alınmıştır.&#13;
Çalışmada, 33 bitki türü tespit edilmiştir. Bu türlerin 29’u istilacı, 2’si azalıcı ve 2 tanesi de çoğalıcı tür olduğu belirlenmiştir. Merada en yaygın türlerin Trifolium repens, Eremopoa persica ve Poa bulbosa olduğu görülmüştür. Meraların bitki ile kaplı alan oranı %97,4, botanik kompozisyonda baklagillerin oranı %32,7, buğdaygillerin oranı %50,0 ve diğer familya bitkilerinin oranı ise %17,3 olarak belirlenmiştir. Baklagillerin frekans değeri %9,2, buğdaygillerin frekans değeri %17,7 ve diğer familya bitkilerinin frekans değeri de %9,8 olarak tespit edilmiştir. Meraların ortalama; bitki boyu 24,2 cm, yeşil ot verimi 582 kg/da, kuru ot verimi 129 kg/da, HP oranı %19,5, ADF oranı %29,1, NDF oranı %44,4, Ca oranı %1,30, Mg oranı %0,34, P oranı %0,37 ve K oranı %2,55 olarak tespit edilmiştir. Meraların otlatma kapasitesi 3,3-88,5 hayvan birimi (HB) arasında değişim gösterdiği ve ortalama 32,2 HB olduğu tespit edilmiştir. Meraların durum değerlendirmesinde ise 4 merada “orta-sağlıklı” geriye kalan 3 meranın ise “iyi-sağlıklı” mera sınıfında yer aldığı görülmüştür.&#13;
Sonuç olarak, Bingöl ovası meralarında uygun otlatma sistemlerinin uygulanmasının gerektiği ve gübreleme ile mevcut verim ve kalitesinin artırılabileceği sonucuna varılmıştır.; ABSTRACT:&#13;
This study was carried out to determine the yield, quality, botanical composition and grazing capacity of seven village pastures in the Bingöl plain. In the study, the covered area, botanical composition, frequency, plant height, green forage yield, dry matter yield, crude protein ratio (CP), acid detergent fiber (ADF), neutral detergent fiber (NDF), calcium (Ca), magnesium (Mg), phosphorus (P), potassium (K) ratios and grazing capacity, range status and health of seven village pastures in the Bingöl plain were discussed.&#13;
In the study, 33 plant species were identified. It has been determined that 29 of these species are invader, 2 are increaser and 2 are decreaser. The most common species in pasture were Trifolium repens, Eremopoa persica and Poa bulbosa. The rate of plant covered area of the pastures was determined as 97.4%, the rate of legumes in the botanical composition was 32.7%, the rate of grasses was 50.0% and the rate of other family plants was determined as 17.3%. The frequency value of legumes was determined as %9.2, the frequency value of grasses %17.7 and the frequency value of other family plants as %9.8. Average of pastures; plant height 24.2 cm, green forage yield 582 kg/ha, dry matter yield 129 kg/ha, crude protein ratio 19.5%, ADF ratio 29.1%, NDF ratio 44.4%, Ca ratio 1.30% , Mg ratio 0.34%, P ratio 0.37% and K ratio was determined 2.55%. It has been determined that the grazing capacity of the pastures varies between 3.3-88.5 animal units (AU), with an average of 32.2 AU. In the evaluation of the situation of the pastures, it was seen that 4 pastures were in the "medium-healthy" range and the remaining 3 pastures were in the "good-healthy" range.&#13;
As a result, it has been concluded that appropriate grazing systems should be applied in Bingöl plain pastures and the current yield and quality can be increased with fertilization.
</summary>
<dc:date>2022-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Biyokömür ve Poliakrilamidin Donma ve Çözünme Döngüsünde Toprakların Agregat Stabilitesi ve Su Tutma Kapasitesi Özellikleri Üzerine Etkisi</title>
<link href="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6352" rel="alternate"/>
<author>
<name>GÖÇÜK, Muhittin</name>
</author>
<id>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6352</id>
<updated>2026-09-22T11:08:24Z</updated>
<published>2021-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Biyokömür ve Poliakrilamidin Donma ve Çözünme Döngüsünde Toprakların Agregat Stabilitesi ve Su Tutma Kapasitesi Özellikleri Üzerine Etkisi
GÖÇÜK, Muhittin
ÖZET:&#13;
Toprakların oluşum ve karakterizasyonu üzerine iklimin önemli bir etkisi vardır. Yağış, nem, kar ve don gibi iklim olayları toprakların birçok fiziksel, kimyasal ve fiziksel özellikleri üzerine doğrudan ya da dolaylı olarak etki yapmaktadır. Gerek iklim gerekse yanlış tarım uygulamaları neticesinde bozulan toprak özelliklerini iyileştirmek için günümüzde bazı organik ve inorganik toprak katkı maddeleri kullanılmaktadır. Son zamanlarda toprakların fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerini korumak veya iyileştirmek için biyokömür (Bc) ve poliakrilamid (PAM) maddeleri kullanılmaktadır. Bu çalışmanın amacı, artan dozlarda toprağa karıştırılan Bc ve PAM maddelerinin donma ve çözünme (DÇ) döngüsünde toprakların agregat stabilitesi (AS), hacim ağırlığı (Db), tarla kapasitesi (TK), solma noktası (SN) ve yarayışlı su (YS) özellikleri üzerine olan etkisini belirlemektir. Bu amaçla 0 (kontrol), 2 gr.kg-1, 4 gr.kg-1 ve 8 gr.kg-1 dozlarında hazırlanan toprak-Bc ve toprak-PAM karışımları inkübasyon süreci sonrasında 5, 10 ve 15 defa DÇ döngüsüne maruz bırakılmıştır. Çalışma sonucunda yapılan analizlerde Bc ve PAM katkılı topraklarda DÇ döngüsü arttıkça TK, YS ve AS nin azaldığı tespit edilmiştir (p&lt;0,05). Bununla birlikte PAM katkılı topraklarda, doz miktarı arttıkça TK, YS ve AS’nin arttığı belirlenmiştir (p&lt;0,05). Toprakların Db ve SN özellikleri ise uygulamalardan istatistiksel olarak etkilenmemiştir. DÇ nin TK, YS ve AS üzerine olan olumsuz etkisini, uygulanan her iki toprak katkı maddesinin de önlemediği saptanmıştır.; ABSTRACT:&#13;
Climate has an important effect on the formation and characterization of soils. Climatic events such as precipitation, humidity, snow and frost directly or indirectly affect many physical, chemical and physical properties of soils. Todays, some organic and inorganic soil additives are used to improve soil properties that deteriorate as a result of climate and improper agricultural practices. Recently, biochar (Bc) and polyacrylamide (PAM) materials have been used to protect or improve the physical, chemical and biological properties of soils. The aim of this study is to determine the Aggregate Stability (AS), bulk weight (Db), field capacity (TK), wilting point (SN) and available water (YS) properties of soils during the freeze and thaw (DO) cycle of Bc and PAM substances mixed with increasing doses of soil. to determine its effect on For this purpose, soil-Bc and soil-PAM mixtures prepared at doses of 0 (control), 2 gr.kg-1, 4 gr.kg-1 and 8 gr.kg-1 were exposed to 5, 10 and 15 times OD cycles after the incubation period. As a result of the analysis, it was determined that TK, YS and AS decreased as the DI cycle increased in Bc and PAM added soils (p&lt;0.05). On the other hand, it was determined that TK, YS and AS increased as the dose amount increased in PAM added soils (p&lt;0.05). The Db and SN properties of the soils were not statistically affected by the treatments. It was determined that both applied soil additives did not prevent the negative effects of DS on TK, YS and AS.
</summary>
<dc:date>2021-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Si Tabanlı Ru(II) Kompleks Yapısına Alq3 Organik Bileşiğinin Elektriksel ve Fotovoltaik Özelliklerini Arttırmadaki Etkisi</title>
<link href="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6350" rel="alternate"/>
<author>
<name>ŞAHİNKAYA, Mehmet Akif</name>
</author>
<id>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6350</id>
<updated>2026-09-22T10:32:22Z</updated>
<published>2020-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Si Tabanlı Ru(II) Kompleks Yapısına Alq3 Organik Bileşiğinin Elektriksel ve Fotovoltaik Özelliklerini Arttırmadaki Etkisi
ŞAHİNKAYA, Mehmet Akif
ÖZET:&#13;
Kompleks yapıların diyot üzerinde karakterizasyonlarını anlayabilmek amacıyla Ru(II) ve Alq3 kompleks-organik molekülleri döndürerek kaplama/spin coating ve termal buharlaştırma teknikleri kullanılarak yarıiletken malzeme olan p-tipi-Si alttaş üzerine shottky diyot fabrikasyonu yapıldı. Kompleks moleküllerin diyot akım iletimine etkisi incelenirken bir adet referans olarak arayüzeysiz Al/p-Si/Al üç adet arayüzey madde miktarları değişen Al/Ru(II)+Alq3/p-Si/Al shottky diyot fabrikasyonu gerçekleştirildi. Arayüzey solisyonlarının optik özellikleri UV-Absorbasyon’da analiz edilerek bant aralığı 2.23 eV, 2.31 eV, 2.33 eV olarak hesaplanıldı. Spin coating cihazı ile p-Si parlak yüzeyine komplekslerimiz ince film şeklinde kaplandı. SEM ve AFM cihazları kullanılarak yüzey morfolojisi incelendi. Fotovoltaik performansını anlayabilmek için karanlık ve güneş simülatörü altında 30-100 mW/cm2 arasında farklı ışık şiddetleri altında açık devre voltajı Voc, kısa devre akımı Isc, doluluk faktörü FF, güneş enerji verimliliği η gibi fotovoltaik parametreleri incelendi. Organik arayüzeye sahip fotodiyotların, arayüzeysiz referans diyota nazaran ışık şiddetinin artması ile ters beslem bölgesinde akımın nisbeten daha fazla arttığı gözlemlenildi. Karanlık ortamda alınan ölçümlerin TE teorisi ile referans ve organik madde miktarındaki artan oranlarla engel yüksekliği 0,78 eV/ 0,79 eV/ 0,76 eV/ 0,79 eV ve idealite faktörleri 1,82 / 4,73 / 3,65 / 4,29 olarak hesaplanıldı. Bir diğer diyot karakteristiği analiz yöntemi olarak sıcaklığa bağlı diyot parametreleri incelendi. 60-320 K aralığında sıcaklık değişiminde yapılan ölçümlerde yarı logaritmik akım-gerilim eğrileri TE, Norde ve Cheung fonksiyonları yardımıyla Io sızıntı akımı, n idealite, Φb bariyer yüksekliği ve Rs seri direnç diyot parametreleri hesaplanıldı. Frekansa bağlı diyot parametrelerini incelemek üzere 100-2000 kHz aralığında kapasite, iletkenlik, seri direnç diyot parametreleri incelendi.; ABSTRACT:&#13;
In order to understand the characterization of complex structures on the diode, the shottky diode fabrication was performed on p-type-Si substones, semiconductor material, by using Ru (II) and Alq3 complex-organic molecules by using spin coating and thermal evaporation techniques. While the effect of complex molecules on diode current conduction was examined, Al / Ru (II) + Alq3 / p-Si / Al shottky diode fabrication was performed as a reference. The optical properties of the interfacial solutions were analyzed by UV-Absorption and the band gap was calculated as 2.23 eV, 2.31 eV, 2.33 eV. Our complexes were coated with thin coating on the p-Si wafer surface with spin coating device. Surface morphology was examined using SEM and AFM instruments. In order to understand photovoltaic performance, photovoltaic parameters such as open circuit voltage Voc, short circuit current Isc, fullness factor FF, solar energy efficiency η, under dark and solar simulator under different light intensities between 30-100 mW/cm2 were examined. It was observed that the photodiodes with organic interface increased the current in the reverse feed region relatively with the increase in light intensity compared to the reference diode without interface. Barrier height 0.78 eV / 0.79 eV / 0.76 eV / 0.79 eV and ideality factors 1.82 / 4.73 / 3.65 / 4.29. Temperature-dependent diode parameters were analyzed as another diode characteristic analysis method. In the measurements carried out in the temperature range of 60-320 K, semi-logarithmic current-voltage curves were calculated by using TE, Norde and Cheung functions, I0 leakage current, n ideality, Φb barrier height and Rs series resistance diode parameters. In order to examine frequency dependent diode parameters, capacitance, conductivity, series resistance diode parameters in 100-2000 kHz range were examined.
</summary>
<dc:date>2020-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Güneş Enerjisi Destekli Evsel Elektrik İhtiyacının Matematiksel Modellenmesi-Sistemin Performans Analizi</title>
<link href="https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6347" rel="alternate"/>
<author>
<name>GÜLSEVER, Muhammed</name>
</author>
<id>https://acikerisim.bingol.edu.tr/handle/20.500.12898/6347</id>
<updated>2026-09-21T11:56:03Z</updated>
<published>2020-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Güneş Enerjisi Destekli Evsel Elektrik İhtiyacının Matematiksel Modellenmesi-Sistemin Performans Analizi
GÜLSEVER, Muhammed
ÖZET:&#13;
Türkiye’de son yıllarda elektrik üretiminde kullanılan kaynakların rezervlerinin sınırlı olması, kaynakların çoğunun fosil kaynak ve ithal olması ve çevreye verdiği zararlar nedeniyle yenilenebilir enerji kaynaklarının önemi ortaya çıkmıştır. Yenilenebilir enerji kaynakları içerisinde olan güneş enerjisi hem çevre dostudur hem de Türkiye’nin elektrik ihtiyacını karşılayabilecek potansiyele sahiptir. 2018 yılı itibari ile Türkiye’nin elektrik enerjisinin %2,56 oranında fotovoltaik sistem ile üretildiği görülmektedir. 2018 yılında Türkiye’nin yenilenebilir enerji kaynakları arasında fotovoltaik sistem ile elektrik üretim oranı (%7,79) oldukça düşüktür. Elektrik enerjisi ihtiyacının karşılanmasında güneş enerjisinin payının artırılması önem arz etmektedir. Bu çalışmada Türkiye’nin güneş enerjisi potansiyeli, güneş enerjisi, güneş pilleri çeşitleri ve fotovoltaik sistem ile elektrik üretiminin karşılanması gibi bazı konular genel olarak ele alınmıştır. Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan iklim verileri kullanılarak Bingöl ilinde eğimli panel yüzeyine gelen ışınım değerleri matlab bilgisayar programı ile hesaplanmıştır. Böylece binanın elektrik ihtiyacının fotovoltaik sistem ile sağlanmasının matematiksel modeli oluşturulmuştur. Bingöl’deki bir mahallenin veya bir hanenin evsel elektrik ihtiyacının belli bir kısmının güneş panellerinden sağlanması, güneş panelinin ve sayısının belirlenmesi ve sistem tasarımının yapılması, sistemin kendini geri ödemesi ve sistemin olabilirliği belirlenmiştir.; ABSTRACT:&#13;
In recent years, there is an increasing demand on renewable energy sources has been increased in Turkey due to the use of the limited reserves resources and most resources are fossil sources and imported for electricity production and also potential harm to the environmental. Solar enregy in renewable energy sources both is eco-friendly and possess potential to supply the electricity needs of Turkey. A rate of 2,56 % of Turkey’s electricity is appeared to be produced by the ptotovoltaic system since 2018. Turkey's renewable energy sources in electricity production rate of photovoltaic systems in 2018 (7.79%) is rather low. Enhancing the portion of solar energy is important in encountering the electricity demand. In this study, some issues such as the solar energy potential of Turkey, solar energy, the variety of solar cells and the supply of electricity via photovoltaic system are generally addressed. The radiation values coming to the inclined panel surface in Bingöl province were calculated with the matlab computer program by using the climate data which is obtained from The General Directorate of Meteorology. Thus, the mathematical model of the electricity supply of the building by photovoltaic system was constituted. Providing to some extent of the electricity needs of neighborhood or a household in Bingöl province from solar panels, the determination of the solar panels and their numbers, the design of system, self-repayment of the system and the possibility of the system were determined.
</summary>
<dc:date>2020-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
</feed>
